This article is published in Turkish.
CMR'nin Uygulama Alanı ve Taşımacının Sorumluluğu
CMR Konvansiyonu, yükleme ve teslim yerlerinin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede bulunduğu ücretli karayolu eşya taşımalarına uygulanır; taşımacı yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar sorumludur. Taşımacı Konvansiyonda sayılan sebepleri ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir; Hukuk Genel Kurulu tazminatı kilogram başına 8,33 hesap birimiyle sınırlamıştır. Yazıda uygulama alanı, kurtuluş halleri, ispat yükü, tazminat ve TTK ile ilişki anlatılmaktadır.
1. Giriş
Türkiye'den Avrupa'ya, Orta Asya'ya veya Orta Doğu'ya tır ile gönderilen bir yükte hasar ya da kayıp ortaya çıktığında, uyuşmazlığa hangi kuralların uygulanacağı ilk sorulardan biridir. Uluslararası karayolu eşya taşımasında bu soruya verilen cevap, kural olarak CMR Konvansiyonudur. Türkiye, Konvansiyona katılmayı 3939 sayılı Kanunla uygun bulmuş; 94/6322 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanan katılım metni 04.01.1995 tarihli ve 22161 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) eşya taşımasında CMR'ye yakın bir sistem benimsemiştir; buna rağmen iki düzenleme arasında, tazminatın tutarını etkileyebilecek farklar bulunur.
CMR'nin uygulama alanı, karma taşımalardaki durum da dahil olmak üzere açıklandıktan sonra, taşımacının sorumluluğu, sorumluluktan kurtulma halleri, ispat yükü ve tazminatın hesabı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Sorumluluk sınırının kalktığı haller seride ayrıca Kast ve Pervasız Davranış: Taşıyıcının Sınırsız Sorumluluğu başlığı altında ele alınmıştır.
2. CMR'nin Uygulama Alanı
2.1. Temel şartlar
Konvansiyonun uygulama alanı birinci maddede düzenlenmiştir. Resmi Gazete'de yayımlanan Türkçe metinde Konvansiyon "Sözleşme", taşıyıcı ise çoğu yerde "taşımacı" olarak anılır.
- Bu Sözleşme, Sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. … 4. Bu Sözleşme aşağıdaki durumlarda uygulanmayacaktır. a) Uluslararası posta anlaşmaları gereğince yapılan taşımalarda, b) Cenaze taşımalarında, c) Ev eşyası taşımalarında,
Buna göre ücretli bir taşıma sözleşmesi, yükün motorlu taşıt, römork veya yarı römork gibi bir taşıtla (m. 1/2) karadan taşınması ve sözleşmede gösterilen yükleme ile teslim yerlerinin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede bulunması aranır. Tarafların ikametgahı ve milliyeti önemli değildir; taşımanın devlet veya kamu kurumlarınca yapılması da uygulamayı engellemez (m. 1/3).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.03.2019 tarihli kararında Türkiye'den Irak'a yapılan bir karayolu taşımasında, taşıma sırasında meydana gelen kaza nedeniyle ödenen tazminat için açılan rücu davasında CMR hükümlerine göre değerlendirme yapılmadan verilen kararı bozmuştur. Olay 2006 yılında meydana gelmiştir:
Birleşen dava, Türkiye'den Irak'a yapılan kara yolu ile eşya taşıması ile ilgili bulunduğuna göre, uyuşmazlığın Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyon (CMR) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. … Buna göre, uyuşmazlıkta uygulama alanı bulan CMR hükümleri doğrultusunda tarafların sorumluluğunun değerlendirilmesi ve tazminat hesabının yapılması gerekirken bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın … karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Kararda CMR'nin uygulanması, uyuşmazlığın niteliğinden çıkan bir sonuç olarak görülmüştür. Aşağıdaki Hukuk Genel Kurulu kararında da yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin doğrudan uygulanacağı belirtilmiştir.
2.2. Karma (multimodal) taşıma
CMR m. 2'ye göre mal yüklü taşıt, yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşınırsa Konvansiyon taşımanın tümüne uygulanır. Zarar, karayolu taşımacısının fiil veya ihmalinden doğmayıp diğer taşıt üzerindeki taşıma sırasında ve bu taşıma nedeniyle oluşmuşsa, karayolu taşımacısının sorumluluğu o taşıma türüne özgü kurallara göre belirlenir. Tırın ro-ro gemisine yüklenerek denizden geçirilmesi bu hükmün kapsamına girebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.05.2025 tarihli kararında, Macaristan'dan Türkmenistan'daki bir proje sahasına tek bir sözleşmeyle üstlenilen ve deniz ile kara kesimlerinden oluşan bir taşımayı incelemiştir. Yük, Türkmenbaşı Limanında gemiden tıra yüklenmiş ve kara kesiminde meydana gelen kazada hasar görmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi TTK'yı uygulamış ve sözleşmedeki tam tazmin kaydına dayanmıştı. Karar, Bölge Adliye Mahkemesinin Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararı üzerine verilmiş; bu uyuşmazlık noktasında direnme kararı oy çokluğuyla, değişik gerekçeyle bozulmuştur:
6102 sayılı TTK hükümleri 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) anlamında içinde yabancılık unsuru bulunmayan hâllerde uygulanacaktır. Buna karşılık, yabancılık unsuru bulunan uyuşmazlıklarda ise öncelikle Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri doğrudan tatbik edilecek; ayrıca MÖHUK hükümlerine göre tarafların yapmış oldukları hukuk seçimleri de dikkate alınacaktır. … Buna göre multimodal nitelikli taşımalarda da maddede belirlenen koşullar dahilinde taşımanın tümüne CMR hükümlerinin uygulanması mümkündür. … Buradan hareketle CMR hükümleri kapsamında taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldıran sözleşme hükümlerinin geçerliliği, yine CMR'nin 23/5 maddesinde işaret edilen 24 ve 26. maddeleri gereğince belirlenecek ücretin tayini ile mümkün olup böyle beyan ve ücret ödemesi kararlaştırılmaksızın salt taşımacının sorumluluğunu ağırlaştıran sözleşme hükümleri, CMR'nin 41. maddesi gereğince geçersiz olacaktır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Kurul çoğunluğu, TTK m. 902'nin (d) bendindeki uluslararası sözleşmelere ilişkin istisnadan ve CMR m. 2'den hareketle uyuşmazlığın CMR'ye göre çözülmesini istemiş; sözleşmedeki zararın tam olarak tazmin edileceği yönündeki kaydı, değer veya özel menfaat beyanı yapılıp ek ücret kararlaştırılmadığı için CMR m. 41 uyarınca geçersiz saymıştır. Karşı oyda ise yükün tek bir taşıtta kalmadan konteyner olarak farklı araçlara aktarıldığı, bu nedenle CMR m. 2'deki koşulların oluşmadığı; hasarın Türkmenistan içindeki kara kesiminde doğduğu, TTK m. 903 uyarınca bu kesim için ayrı sözleşme yapılmış sayılsa bile bunun aynı ülke içinde kalan bir taşıma olacağı ve CMR'nin uygulanamayacağı görüşü savunulmuştur.
3. Taşımacının Sorumluluğu
3.1. Sorumluluk dönemi ve genel kurtuluş sebepleri
- Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, … yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
İkinci fıkra, taşımacıyı sorumluluktan kurtaran genel sebepleri sayar: hak sahibinin hatası veya ihmali, hak sahibinin talimatı, yükün kendine özgü kusuru ve taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlar. Üçüncü fıkraya göre taşımacı, kullandığı taşıtın kusurlu olmasına veya taşıtı kiraladığı kişinin ya da onun çalışanlarının hatasına dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.
Bu sebeplerin varlığını ispat yükü taşımacıdadır (m. 18/1). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 19.10.2023 tarihli kararında, Sakarya'dan İtalya'ya taşınacak fındık yüklü dorsenin gümrük sahasında çekiciden ayrılarak bırakıldığı ve başka bir çekici tarafından götürüldüğü olayı incelemiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi taşıyıcı bakımından kaçınılmazlık bulunduğunu kabul etmişti; Daire bu kararı bozmuştur:
Yerleşik İçtihatlarımızda da belirttiğimiz gibi taşıyıcı basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni yerine getirmediği durumda kusurlu sayılacak, CMR'nin 17 nci maddesine göre de kendi kusursuzluğunu kanıtladığı taktirde taşıma sırasında oluşan zarardaki sorumluluğundan kurtulabilecektir. Somut olayda, davalı taşıyıcının taşımanın başından sonuna kadar dava konusu emtianın güvenliğini sağlamakla mükellef olduğu; dorsenin bırakıldığı yerin güvenlik zaafiyetlerini tahlili, bu tahlil sonucunda nöbetçi yardımcı yahut dorsenin çekiciden ayrılmaması gibi önlemleri alma yükümlülüğü üstlendiği … Bu durumda davalı taşıyıcının yukarıda belirtilen ilkeler ışığında sorumlu olduğu kabulü ile hüküm kurulması gerekirken CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak sorumsuzluğuna karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Kararda gümrük sahasının denetim altında bulunması, taşımacıyı yükün güvenliğine ilişkin kendi önlemlerini almaktan kurtaran bir durum olarak görülmemiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin aynı olgulardan kaçınılmazlık sonucuna ulaşmış olması karşısında, kararın denetimli alanlarda gerçekleşen hırsızlıklar bakımından yerleşik bir yaklaşımı yansıtıp yansıtmadığı somut olayın ayrıntılarıyla birlikte değerlendirilebilir.
3.2. İspat yükü: kurtuluş sebebinin kanıtlanması
Kurtuluş sebebinin ileri sürülmesi yanında olayın bu şekilde gerçekleştiğinin kanıtlanması da beklenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 09.10.2025 tarihli kararında, İtalya'daki teslim adresine giden araçtaki yükün silahlı kişilerce gasp edildiği savunmasını incelemiştir. Olay 2016 yılında meydana gelmiştir. İlk derece mahkemesi taşıyıcının CMR m. 17/2 uyarınca sorumlu olmadığını kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti; Daire kararı bozmuştur:
zararın gasp nedeniyle oluştuğu hususunu doğrulayıcı yeterli bir delilin dosyada bulunmadığı, sadece davalı şirketin araç sürücüsünün İtalya’da kolluk görevlilerine verdiği beyandan hareketle gaspın gerçekleştiğinin kabul edilmesinin yerinde olmadığı, dosya içerisinde yer alan ekspertiz raporunda araçta takip veya panik butonu, GPS cihazı bulunmadığının belirtildiği … davalı taşıma şirketinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı dikkate alınarak davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Aktarılan iki kararda kurtuluş sebebi, olayın gerçekleşme biçimi ve taşımacının aldığı önlemlerle birlikte değerlendirilmiştir.
3.3. Özel riskler ve kolaylaştırılmış ispat
CMR m. 17/4, belirli özel risklerden doğan kayıp veya hasarda taşımacının sorumlu tutulamayacağını düzenler:
| Bent | Özel risk |
|---|---|
| a | Kararlaştırılmış ve sevk mektubunda belirtilmiş açık taşıt kullanılması |
| b | Ambalajsız veya hatalı ambalajlı mal |
| c | Yükleme, istif veya boşaltmanın gönderici, alıcı veya onlar adına hareket edenlerce yapılması |
| d | Kırılma, paslanma, çürüme, normal fire gibi malın kendi özelliği |
| e | Marka veya numaraların yetersiz ya da hatalı olması |
| f | Canlı hayvan nakli |
Bu hallerin önemi, ispat yüküne ilişkin kuralda ortaya çıkar:
- Kayıp hasar ve gecikmenin madde 17 paragraf 2 de öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. 2. Taşımacı, durumun koşulları bakımından kayıp veya hasarın Madde 17 paragraf 4 de öngörülen özel risklerin bir veya daha fazlasına atfedilebildiğini belirlediğinde, bunların bu nedenlerden ileri geldiği kabul edilir. Hak iddia eden kimse, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahiptir.
Genel kurtuluş sebeplerinde taşımacı, zararın o sebepten doğduğunu kanıtlar. Özel risklerde ise zararın bu risklerden birine atfedilebildiğinin gösterilmesi yeterlidir; aksini kanıtlamak hak sahibine düşer. Anormal bir eksiklik veya paket kaybında üstü açık taşıt karinesi uygulanmaz (m. 18/3). Sıcak, soğuk ve neme karşı donatılmış (örneğin frigorifik) bir taşıtla yapılan taşımada taşımacı, donanımın seçimi ve kullanımıyla ilgili önlemleri aldığını ve özel talimata uyduğunu kanıtlamadıkça malın kendi özelliğine dayanamaz (m. 18/4). Canlı hayvan taşımasında da benzer bir kural vardır (m. 18/5).
Zararın bir kısmı taşımacının sorumlu olduğu, bir kısmı sorumlu olmadığı sebeplerden doğmuşsa taşımacı, sorumlu olduğu etkenlerin zarara katkısı oranında sorumlu olur (m. 17/5).
4. Tazminatın Hesabı
4.1. Yükün değeri ve sorumluluk sınırı
- Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. 2. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tesbit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tesbit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. 3. Tazminat, noksan olan brüt ağırlığın beher kilogramı için 25 frangı geçemez. Frank bir gramın 10/31'i ağırlığında safiyeti binde 900 olan altın franktır.
Tazminatın esası, yükün teslim alındığı yer ve zamandaki değeridir. Hasarda bu değerin azalan kısmı ödenir (m. 25).
Resmi Gazete'de yayımlanan metinde sorumluluk sınırı altın frank cinsinden gösterilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise aktarılan iki kararında sınırı, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 hesap birimi (Özel Çekme Hakkı) olarak ifade etmiştir. Aşağıdaki karar, Alaşehir'den Almanya'ya taşınmak üzere 2007 yılında teslim alınan kiraz yükünün aynı gün Türkiye'de meydana gelen kazada tamamen zayi olmasına ilişkindir. Karar, yerel mahkemenin direnme kararı üzerine ve oy çokluğuyla verilmiştir:
CMR’nin 23/1. maddesi gereğince; taşıyıcı tarafından ödenecek tazminatın hesaplanmasında ilk olarak emtianın teslim alındığı yer ve zamandaki değerinin belirlenmesi gerekmektedir. CMR’nin 23/2. maddesine göre de; bu değer emtianın borsa fiyatına, böyle bir fiyatın yokluğu hâlinde piyasa fiyatına, onun da olmadığı durumlarda ise aynı tür ve nitelikteki emtianın mutad (objektif) değerine göre tespit edilir. Bununla birlikte CMR’nin 23/3. maddesinde; ödenecek tazminatın her hâlde, eksik brüt ağırlığın (zıyaa uğrayan emtianın brüt ağırlığının) beher kilogramı başına 8,33 hesap birimini (Özel Çekme Hakkı) aşmayacağı düzenlenmiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Kurul direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur. Çoğunluk, davacının itiraz etmediği bilirkişi raporlarında belirlenen ve ticaret borsası beyannamesiyle örtüşen kilogram fiyatının esas alınmasını, yeni bilirkişi incelemesine gerek olmadığını ve hesaplanan tazminatın sınırın çok altında kaldığının gözetilmesini istemiştir. Karşı oyda ise fatura değerinin kesin kanıt sayılamayacağı, CMR m. 23/2'ye uygun olarak ihraç edilen kirazın cins ve kalitesine göre uzman bilirkişi raporu alınması gerektiği ve Özel Dairenin bozma gerekçesinin yerinde olduğu görüşü savunulmuştur.
Tazminata, yazılı ödeme isteğinin taşımacıya gönderildiği tarihten, böyle bir istek yoksa dava tarihinden itibaren yıllık yüzde 5 faiz istenebilir; tutar ödeme günü ve yerindeki kur üzerinden çevrilir (m. 27).
4.2. Diğer kalemler ve gecikme
Yükün değerine ek olarak taşıma ücreti, gümrük resimleri ve taşıma dolayısıyla yapılan diğer ödemeler, tam kayıpta tamamen, kısmi kayıpta zarar oranında geri ödenir; bunlar dışında başka tazminat ödenmez (m. 23/4). Gecikme halinde hak sahibi zararın gecikmeden doğduğunu kanıtlarsa, taşımacı taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder (m. 23/5). Malın değeri veya teslimdeki özel menfaat m. 24 ve 26 uyarınca beyan edilmişse daha yüksek tazminat istenebilir (m. 23/6).
4.3. Sorumluluğu ağırlaştıran kayıtlar
2023/502 E. sayılı Hukuk Genel Kurulu kararına göre TTK'da taşıyıcının sorumluluğunu ağırlaştıran sözleşme hükümlerini yasaklayan emredici bir düzenleme yoktur. CMR m. 41 ise Konvansiyona doğrudan veya dolaylı olarak aykırı kayıtları hükümsüz sayar; Kurul çoğunluğu, sınırı kaldıran bir kaydın geçerliliğini m. 24 ve 26 uyarınca beyan yapılması ve ek ücret kararlaştırılmasına bağlamıştır (bkz. 2.2).
5. TTK ile Karşılaştırma
| Konu | CMR | TTK |
|---|---|---|
| Uygulama alanı | İki ayrı ülke arasında, en az biri akit ülke (m. 1) | Yabancılık unsuru taşımayan taşımalar (HGK 2023/502 E.) |
| Sorumluluk dönemi | Teslim almadan teslime kadar (m. 17/1) | Teslim almadan teslime kadar (m. 875/1) |
| Genel kurtuluş | Önlenmesine olanak bulunmayan durumlar ve diğer sebepler (m. 17/2) | En yüksek özene rağmen kaçınılamayan sebepler (m. 876) |
| Özel haller | m. 17/4 ve m. 18/2 | m. 878 |
| Ağırlık sınırı | RG metninde 25 altın frank; HGK kararlarında 8,33 hesap birimi | 8,33 Özel Çekme Hakkı (m. 882/1) |
| Gecikme sınırı | Taşıma ücreti (m. 23/5) | Taşıma ücretinin üç katı (m. 882/3) |
| Sorumluluğu ağırlaştıran kayıt | Beyan ve ek ücret yoksa geçersiz (m. 41; HGK 2023/502 E.) | Emredici yasak yok (HGK 2023/502 E.) |
| Sınırın kalkması | Kötü hareket veya eşdeğer kusur (m. 29) | Kast veya pervasız davranış (m. 886) |
Hasar ihbarı (CMR m. 30, TTK m. 889), zamanaşımı (CMR m. 32, TTK m. 855) ve yetkili mahkeme (CMR m. 31) konularındaki farklar seride ayrıca Taşımada Hasar İhbarı, Zamanaşımı ve Yetkili Mahkeme başlığı altında anlatılmıştır.
6. Sonuç
CMR, yükleme ve teslim yerlerinin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede bulunduğu ücretli karayolu eşya taşımalarına uygulanır. Karma taşımalarda CMR m. 2'deki koşulların oluşup oluşmadığı, 2023/502 E. sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında çoğunluk ve karşı oy arasında farklı değerlendirilmiştir.
Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar sorumludur ve kurtuluş sebeplerini ispat yükü kendisindedir. Aktarılan kararlarda gümrük sahasında bırakılan dorsenin götürülmesi ve yalnızca sürücü beyanına dayanan gasp savunması, kurtuluş sebebi olarak kabul edilmemiştir. Özel risklerde CMR m. 18/2 taşımacıya ispat kolaylığı tanır.
Tazminat, yükün teslim alındığı yer ve zamandaki değeri üzerinden hesaplanır ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında kilogram başına 8,33 hesap birimi olarak ifade edilen sınırla karşılaştırılır. Sorumluluğu ağırlaştıran sözleşme kayıtlarının geçerliliği, TTK ve CMR bakımından farklı değerlendirilmektedir.
Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.