İçeriğe geç

Taşımada Hasar İhbarı, Zamanaşımı ve Yetkili Mahkeme

Yayın 14 dk okuma
Özet

Eşya taşımasında zıya veya hasarın süresinde bildirilmemesi, eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği yönünde taşıyıcı lehine bir karine doğurur; istemler kural olarak bir yılda, kast veya pervasız davranışta üç yılda zamanaşımına uğrar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin aktarılan kararlarında bildirim eksikliği, dava hakkını kaldıran değil taşıyıcı lehine karine doğuran bir durum olarak ele alınmıştır. Yazıda bildirim, zamanaşımı ve yetkili mahkeme kuralları anlatılmaktadır.

1. Giriş

Taşıma uyuşmazlıklarında hasarın teslimde bildirilmemesi, talebin bir yıllık süre geçtikten sonra ileri sürülmesi ya da davanın yetkili olmayan bir yerde açılması, esasa girilmeden talebi zayıflatabilir. Türk Ticaret Kanunu (TTK) bu konuları m. 889 (bildirim), m. 855 (zamanaşımı) ve m. 890 (yetkili mahkeme) ile düzenler. Uluslararası karayolu taşımalarında ise CMR Konvansiyonunun 30, 31 ve 32. maddeleri uygulanır.

Bildirim, zamanaşımı ve yetki kuralları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarıyla birlikte sırasıyla değerlendirilmiştir. Taşıyıcının sorumluluğunun kapsamı seride ayrıca Taşıyıcının Zıya, Hasar ve Gecikmeden Sorumluluğu başlığı altında ele alınmıştır.

2. Hasar ve Gecikme Bildirimi

2.1. TTK m. 889

TTK m. 889 Bildirim

(1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. (3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. …

Zıya ve hasarda bildirimin yapılmaması karine doğururken, gecikmede yirmi bir günlük sürenin kaçırılması hakların sona ermesi sonucunu doğurur. TTK m. 889/4 teslimden sonraki bildirimin yazılı olmasını şart koşmakla birlikte, bildirenin kimliği anlaşılıyorsa imza aramaz ve bildirimin zamanında gönderilmesini yeterli sayar. Teslim sırasındaki bildirimin eşyayı teslim edene, örneğin sürücüye yapılması yeterlidir (TTK m. 889/5).

2.2. Bildirim yapılmamasının sonucu: karine

Zıya ve hasar bakımından bildirimin yapılmaması, talep hakkını sona erdiren bir sonuç olarak değil, bir karine olarak düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.01.2022 tarihli kararı, kargo ile gönderilen bir kahve makinesinin kırık teslim edildiği iddiasına ilişkindir. Tüketici mahkemesi, fotoğraf ve tanık beyanlarına dayanarak taşıyıcının sorumlu olduğunu kabul etmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4712, K. 2022/331, T. 17.01.2022

Buna göre gönderen veya gönderilenin, ziya veya hasar halinde taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için emtia teslim alınırken ihtirazi kayıt koyması, kanunda belirtilen süreler içinde ve kanunda belirtilen şekilde bildirimde bulunması gereklidir. … TTK'nın 889. maddesine uygun şekilde hasar ihbarında bulunulmadığı takdirde, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği yönünde taşıyıcı lehine bir karine oluşur. Karinenin, aksini ispat külfeti bu durumda alıcıya düşer.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Daire, kendi yerleşik içtihatlarına atıf yapmış ve yerel mahkemenin fotoğraf ve tanık beyanlarının karinenin aksini ispata yeterli olup olmadığını değerlendirmediğini belirterek kararı, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur. Kararda bildirim eksikliği, alıcının delil sunma imkanını kaldıran değil, taşıyıcı lehine karine doğuran ve bu karinenin aksini ispatı alıcıya bırakan bir durum olarak ele alınmıştır.

2.3. CMR m. 30

Uluslararası karayolu taşımalarında bildirim CMR m. 30'a tabidir:

CMR m. 30
  1. Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır.
  2. Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolun sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir. Ancak bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi gereklidir.
  3. Yük alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durum yazılı olarak taşımacıya bildirilmemiş ise, teslimdeki gecikmeler için tazminat ödenmez.

CMR'deki yedi günlük süre, TTK'dan farklı olarak pazar günleri ve resmi tatiller hariç hesaplanır; m. 30/4 uyarınca teslim, kontrol veya yükün alıcıya verildiği gün de süreye dahil edilmez.

2.4. Teslim tutanağı ve ispat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarihli kararı, 2015 yılında CMR kapsamında taşınan ve ıslanarak hasar gören emtiaya ilişkin bir rücu davasıdır. Tarafların teslim tarihine ilişkin farklı tutanaklara dayandığı olayda yerel mahkeme, hasarın açıkça görülebilir nitelikte olduğunu ve süresinde bildirim yapılmadığını kabul ederek davayı reddetmişti. Daire kararı şu gerekçeyle bozmuştur:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5208, K. 2023/5676, T. 09.10.2023

Bu hükme göre, kayıp veya hasar nedeniyle ihbarın hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez. Taşıyıcıya çekince bildirilmemesinin somut etkisi, gönderilen eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu biçimde teslim aldığı yolunda taşıyıcı lehine karinenin doğmasına neden olup, bu karinenin ortadan kaldırılması dolayısıyla ve taşıyıcının sorumlu olduğunun ileri sürülerek taşıyıcıya karşı dava açılması mümkündür. Böyle bir davada ispat yükü davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen kaybının ya da hasarının, taşıyıcının malları teslim aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür. … dava konusu emtiaların alıcıya teslimi sırasında hasarlı ya da eksik olduğuna ilişkin tutanağın davalı aracının sürücüsü tarafından da imzalanmış olması durumunda CMR'nin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre davacının süresinde hasar ihbarında bulunma zorunluluğunu yerine getirdiğinin kabulü gerekir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Daire, önceki kararlarına atıfla, teslim sırasında eşyanın hasarlı veya eksik olduğuna ilişkin tutanağın taşıyıcının sürücüsü tarafından da imzalanmış olması halinde süresinde bildirim yapıldığının kabul edileceği ilkesini koymuştur. Somut olayda ise tutanağın bu nitelikte olup olmadığına kendisi karar vermemiş; davacının dayandığı tutanak hakkında her iki tarafın beyanının alınmasını ve bu beyanların dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesini istemiş, eksik inceleme gerekçesiyle kararı bozmuştur. Gerekçeye göre ispat yükü, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın davacıdadır: Bildirimin yapılmaması yükü yer değiştirmez, taşıyıcı lehine bir karine doğurur ve davacı, zararın taşıyıcının sorumluluk döneminde meydana geldiğini ispat ederek bu karinenin aksini ortaya koyar. İki düzenlemenin bildirim kuralları aşağıdaki tabloda karşılaştırılmıştır.

KonuTTKCMR
Açıkça görülen zıya veya hasarEn geç teslim anında (m. 889/1)Teslim anında (m. 30/1)
Açıkça görülmeyen zıya veya hasarTeslimden sonra yedi gün (m. 889/2)Teslimden sonra yedi gün, pazar ve resmi tatiller hariç (m. 30/1)
GecikmeTeslimden itibaren yirmi bir gün; aksi halde haklar sona erer (m. 889/3)Yükün alıcının kullanımına verilmesinden sonra 21 gün; aksi halde tazminat ödenmez (m. 30/3)
ŞekilTeslimden sonraki bildirim yazılı; telekomünikasyon araçlarıyla da yapılabilir (m. 889/4)Açıkça görülmeyen hasarda yazılı (m. 30/1)
Bildirimin yapılmamasının sonucuSözleşmeye uygun teslim karinesiSevk mektubundaki gibi teslim alındığına kanıt

3. Zamanaşımı

3.1. TTK m. 855

TTK m. 855 Zamanaşımı

(1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. … (5) Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar.

Eşya taşımasında süre kural olarak bir yıldır ve teslimle, tam zıyada teslim edilmesi gereken tarihte başlar; kast veya pervasız davranışta üç yıldır. Maddenin diğer fıkralarına göre rücu haklarında süre, rücu alacaklısının zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde bildirimde bulunmuş olması şartıyla, aleyhine verilen kararın kesinleştiği veya borcu ifa ettiği tarihten başlar (m. 855/3). Gönderen veya gönderilen, bir yıl içinde TTK m. 18/3'e uygun şekilde (noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta) istemde bulunmuşsa haklarını def'i olarak her zaman ileri sürebilir (m. 855/4). Karayolları Trafik Kanunundaki zamanaşımı hükümleri saklıdır (m. 855/6).

3.2. Üç yıllık süre ve pervasız davranış

Üç yıllık sürenin uygulanması, kast veya pervasız davranışın ileri sürülmesine ve ispatına bağlıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli kararında yerel mahkeme, davacının zararın kast veya pervasız davranıştan doğduğunu ileri sürmediğini kabul ederek davayı bir yıllık zamanaşımı nedeniyle reddetmişti. Davacı ise eşyanın otogarda otobüslerin iniş ve kalkış yaptığı alana gelişigüzel indirildiğini ve manevra yapan başka bir otobüsün çarpmasıyla hasarlandığını ileri sürmüştü. Daire kararı bozmuştur:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3164, K. 2019/4721, T. 24.06.2019

Maddi olguya ilişkin iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşünün, davalı taşıyıcının pervasızca hareket etmesi nedeniyle hasarın oluştuğuna ilişkin olduğunda duraksanmamalıdır. … Şu halde, davalı taşıyıcının uhdesinde olduğu anlaşılan yükün indirilmesi esnasında, emtiayı, otogar gibi pek çok aracın giriş-çıkış ve manevra yaptığı bir yere bırakması fiili, emtianın zarar görme ihtimalini umursamayan, pervasız bir davranış olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle, dava, yukarda anılan yasa maddesinde belirtilen 3 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davanın bu süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Daire, davacının "pervasız" kelimesini kullanmasını aramamış, ileri sürülen maddi olgulara bakmıştır. Pervasız davranışın unsurları ve sınırsız sorumluluk bakımından sonuçları seride ayrıca Kast ve Pervasız Davranış: Taşıyıcının Sınırsız Sorumluluğu başlığı altında ele alınmıştır.

3.3. CMR m. 32

CMR m. 32
  1. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar: a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60'ncı günde, c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin aktedildiği tarihden sonraki üç aylık dönemin sonunda. … 2. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişik belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez.

TTK ile karşılaştırıldığında, başlangıç tarihinin zararın türüne göre ayrıntılı düzenlenmesi yanında iki fark öne çıkar. Birincisi, CMR m. 32/2 taşımacıya yapılan yazılı istemin, taşımacı bunu yazılı olarak reddedip belgeleri iade edinceye kadar süreyi durdurduğunu düzenler; TTK m. 855'te bu nitelikte bir hüküm yer almaz. İkincisi, CMR m. 32/4 uyarınca zamanaşımına uğramış dava hakkı karşı istek veya takas yoluyla da kullanılamaz; TTK m. 855/4 ise bir yıl içinde usulüne uygun istemde bulunulmuşsa def'i olarak ileri sürmeye imkan tanır. Durma ve kesilmenin m. 32/2 dışındaki halleri bakımından CMR m. 32/3, davaya bakan mahkemenin kararlarına yollama yapar.

3.4. Yazılı istemle sürenin durması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2022 tarihli kararı, 2017 yılında Türkmenistan'dan Gürcistan'a karayoluyla taşınan bir vincin aracın devrilmesi sonucu hasarlanmasına ilişkindir. Alıcı, taşıyıcının sorumluluk sigortacısına karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş; itiraz hakem heyeti, alıcının sigortacıya başvurusunun teslimden bir yıl geçtikten sonra yapıldığını belirterek talebi zamanaşımı nedeniyle reddetmişti. Daire kararı bozmuştur:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2335, K. 2022/5783, T. 13.09.2022

CMR'nin 32/2 maddesi uyarınca taşıyıcıya böyle bir talep yapıldığında kural olarak taşıyıcı cevap verene kadar zamanaşımı durur. … davacının taşımacıdan kaynaklanan hasarın giderilmesine ilişkin olarak davalının sigortalısı taşıyıcıya vaki talebinin 01/03/2017 tarihinde ve teslim tarihine nazaran bir yıllık süre içinde olduğu gözden kaçırılarak davacının başvurusunun reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Karara göre sürenin hesabında, sorumluluk sigortacısına başvuru tarihinden önce, taşıyıcıya bir yıl içinde yapılan talebin ve bu talebin süreyi durdurucu etkisinin gözetilmesi beklenmiştir; kararda talebin şekline ilişkin bir açıklama yer almamaktadır. CMR m. 32/2 metni yazılı istemi esas alır ve istemin alındığını ve cevap verildiğini ispat yükünü bu olgulara dayanan tarafa yükler; bu nedenle istemin yazılı yapılması ve tebliğinin belgelenmesi sonuca etki edebilir.

3.5. Rücu talepleri ve sigortacı

Yurt içi taşımalarda TTK m. 855/3 rücu haklarına özgü bir başlangıç kuralı öngörür; bu kuralın üç aylık bildirim şartına bağlandığı dikkate alınır. Emtia sigortacısının sigortalısına ödeme yaptıktan sonra halefiyet yoluyla taşıyıcıya başvurmasında hangi sürenin ve hangi başlangıç tarihinin esas alınacağı ayrıca değerlendirilir; bu konu seride Emtia (Nakliyat) Sigortacısının Taşıyıcıya Rücuu başlığı altında ele alınmıştır. Sigortalının kendi sigortacısına karşı istemlerinde ve sigortacının rücu taleplerinde uygulanan zamanaşımı kuralları ise Sigorta Hukukunda Zamanaşımı başlıklı yazıda açıklanmıştır.

4. Yetkili Mahkeme

4.1. TTK m. 890

TTK m. 890/1'e göre Kanunun taşıma işlerine ilişkin birinci ve ikinci kısım hükümlerine tabi taşımalardan doğan uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir. Hükümdeki "de" ifadesi, bu yetkinin genel yetki kurallarına ek olarak tanındığına işaret etmektedir. TTK m. 890/2 ayrıca fiili taşıyıcıya karşı davanın asıl taşıyıcının, asıl taşıyıcıya karşı davanın da fiili taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini düzenler.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.12.2021 tarihli kararı, taşıyıcının taşıma ücretinin tahsili için başlattığı icra takibinde icra dairesinin yetkisine ilişkindir. Yerel mahkeme takibi yapan icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davayı usulden reddetmişti. Daire kararı bozmuştur:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/6953, K. 2021/7103, T. 13.12.2021

6102 sayılı TTK'nın 890. maddesine göre, taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi yetkilidir. … Davacı alacaklının, davanın dayanağı takibi Antalya'da başlattığı gözetilerek davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Olayda taşıyıcı, malı Antalya'dan alıp yine Antalya'da teslim ettiğini ileri sürmüştür. Karar, TTK m. 890'daki yetki kuralının yalnızca hasar davalarında değil, taşıma ücretinin tahsiline yönelik takip ve davalarda da uygulanabildiğini göstermektedir.

4.2. CMR m. 31

CMR m. 31
  1. Bu Sözleşmeye göre yapılan taşımalardan ortaya çıkan davalarda davacı taraflar arasında anlaşma ile belirlenmiş, Akit Taraf mahkemelerinde dava açılabilir. Ayrıca şu ülke mahkemelerinde de dava açılabilir. a) Davalının mutaden ikamet ettiği veya taşıma mukavelesinin aktedildiği esas iş yerinin, veya şubesinin veyahutta acentesinin bulunduğu yerlerde, b) Taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerde, ve başka mahkemelerde dava açılamaz.

CMR m. 31/1 uluslararası yetkiyi düzenler ve sayılan ülkeler dışındaki mahkemelerde dava açılamayacağını belirtir. Hüküm ülkeyi belirler; o ülke içinde hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu ise kural olarak iç hukuka göre belirlenir. Türkiye'de açılan bir CMR davasında iç hukuktaki yer bakımından TTK m. 890 ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun genel hükümlerinin gündeme gelmesi değerlendirilebilir.

Maddenin devamı, aynı uyuşmazlıkta yeniden dava açılamamasını (m. 31/2), kararların diğer akit devletlerde yerine getirilmesini (m. 31/3) ve teminat istenmemesini (m. 31/5) düzenler.

5. Sonuç

TTK m. 889 ve CMR m. 30 uyarınca açıkça görülen zıya veya hasar teslim anında, açıkça görülmeyen zıya veya hasar teslimden sonraki yedi gün içinde bildirilir; CMR'de bu süreye pazar ve resmi tatiller dahil edilmez. Bildirimin yapılmaması, aktarılan 11. Hukuk Dairesi kararlarında dava hakkını ortadan kaldıran değil, taşıyıcı lehine karine doğuran ve davacının bu karinenin aksini ispat etmesini gerektiren bir durum olarak değerlendirilmiştir. Gecikmede ise yirmi bir günlük sürenin kaçırılması hakları sona erdirir.

Taşıma istemleri kural olarak bir yılda zamanaşımına uğrar; kast, pervasız davranış veya bilerek kötü harekete eşdeğer kusur halinde süre üç yıldır. CMR m. 32/2, taşımacıya yapılan yazılı istemin süreyi durdurmasını düzenler; TTK m. 855'te bu nitelikte bir hüküm yer almaz. Yetki bakımından TTK m. 890 malın teslim alındığı veya teslim edileceği yer mahkemesine de yetki tanır; CMR m. 31 ise davanın açılabileceği ülkeleri sınırlı olarak sayar.

Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.