This article is published in Turkish.
Güvence Hesabı: Sorumluluk, Başvuru ve Rücu
Güvence Hesabı, sigortasız ya da tespit edilemeyen araçların ve çalınmış araçların yol açtığı kazalarda zarar görenlerin bedensel zararlarını, kaza tarihindeki zorunlu sigorta limitleri içinde karşılar. Hesabın bugünkü dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14'tür; KTK m. 108 yürürlükten kaldırılmıştır. Yazıda Hesaba hangi hallerde başvurulabileceği, sorumluluğun sınırları, başvuru usulü ve Hesabın ödemeden sonra kimlere rücu edebileceği anlatılmaktadır.
1. Giriş
Zorunlu trafik sigortasının amacı, motorlu araç kazalarında zarar gören üçüncü kişilerin, sorumlu işletenin ödeme gücünden bağımsız olarak tazminata kavuşmasını sağlamaktır. Ancak bu sistem bazı hallerde işlemez: Kazaya karışan aracın sigortası yaptırılmamış olabilir, araç kaçmış ve plakası tespit edilememiş olabilir, araç çalınmış olabilir ya da sigorta şirketi faaliyetini sürdüremez hale gelmiş olabilir. Güvence Hesabı, bu boşlukları doldurmak üzere kurulmuştur.
Güvence Hesabı uzun süre Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m.108'de düzenlenmişti. Bu madde 3.6.2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 45. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır; bugün Hesabın dayanağı 5684 sayılı Kanunun 14. maddesidir. Eski tarihli karar ve kaynaklarda KTK m.108'e yapılan atıfların bugün 5684 sayılı Kanun m.14 ile birlikte okunması bu nedenle yararlı olur.
Aşağıda sırasıyla Hesaba başvurulabilecek haller, sorumluluğun hukuki niteliği ve kapsamı, teminat dışı haller, başvuru ve tahkim yolu ile Hesabın ödediği tazminatı rücu etmesi incelenmektedir.
2. Hukuki Dayanak: 5684 Sayılı Kanun m.14
2.1. Kuruluş amacı ve başvuru halleri
(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulur. (2) Hesaba; a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için, d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabilir.
Maddenin ikinci fıkrasının devamında Cumhurbaşkanına, gerekli görülen hallerde eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Hesabın gelirleri, zorunlu sigorta primleri üzerinden sigorta şirketlerince ve sigorta ettirenlerden tahsil edilen katılma paylarından oluşur; işleyişine ilişkin ayrıntılar yönetmelikle düzenlenmektedir.
2.2. Başvuru hallerinin özeti
| Hal | 5684 m.14/2 | Karşılanan zarar |
|---|---|---|
| Kazaya karışan aracın (sigortalının) tespit edilememesi | (a) | Bedensel zararlar |
| Kaza tarihinde geçerli zorunlu sigortanın bulunmaması | (b) | Bedensel zararlar |
| Sigorta şirketinin ruhsatlarının sürekli iptali veya iflası | (c) | Maddi ve bedensel zararlar |
| Çalınmış veya gasp edilmiş aracın karıştığı kaza (işleten sorumlu değilse) | (ç) | Bedensel zararlar |
| Yeşil Kart uygulamaları kapsamındaki ödemeler | (d) | Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun ödemeleri |
Tablodan görüleceği üzere, (c) bendi dışında Hesaptan karşılanan zararlar bedensel zararlarla sınırlıdır. Sigortasız ya da kaçan bir aracın çarptığı otomobilin onarım bedeli veya değer kaybı kural olarak Hesaptan talep edilememekte; bu zararlar için sorumlu işleten ve sürücüye karşı genel hükümlere göre başvurulabilir.
3. Sorumluluğun Hukuki Niteliği ve Kapsamı
3.1. İşletenin sorumluluğuna bağlılık
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Güvence Hesabının sorumluluğunu işletenin sorumluluğuna dayanan bir güvence olarak nitelendirmiş ve bu sorumluluğu tehlike sorumluluğu kapsamında değerlendirmiştir. Daire, destekten yoksun kalma tazminatının Hesabın sorumluluğu kapsamında olup olmadığına ilişkin bir uyuşmazlıkta şu tespitlerde bulunmuştur:
Hemen belirtmelidir ki, hem işletenin hem de Güvence Hesabının sorumluluğu, hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. … rizikonun meydana geldiği tarihte zorunlu sigortasını yaptırmamış olanların sebep oldukları bedensel zararların veya çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu tutulamadığı hallerde kişiye gelen bedensel zararların karşılanması için ise Güvence Hesabının kurulduğu, yani Güvence Hesabının sorumluluğunun temelinde işletenin hukuki sorumluluğunun yattığı ve esasen üçüncü kişilerin haklarının zarar görmesini engellemek amacıyla Güvence Hesabının kurulduğu, bu durumda destekten yoksun kalma tazminatının da Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen bedensel zarar kavramı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, aksi kabulün Güvence Hesabının kuruluş amacına da aykırı olacağı
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Kararda "bedensel zarar" kavramı dar yorumlanmamış; ölüm halinde hak sahiplerinin uğradığı destekten yoksun kalma zararı da Hesabın sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. Daire ayrıca Hesabın sorumluluğunun işletenin hukuki sorumluluğuna dayandığını belirtmiştir. Bu nitelendirmenin doğal sonucu olarak, işletenin ileri sürebileceği savunmaların (kusur dağılımı, müterafik kusur, hatır taşıması gibi indirim sebepleri) Hesap tarafından da ileri sürülebileceği düşünülebilir; kararda bu konu ayrıca ele alınmamıştır. Dairenin, aynı gerekçeye dayanan ve Hesap yönünden hatır ile müterafik kusur indirimi de uygulayan bir ilk derece mahkemesi kararını, bu konularda ayrı bir gerekçe geliştirmeksizin ve yalnız faiz başlangıcını düzelterek onadığı bir kararı da bulunmaktadır.
3.2. Teminat limiti ve kaza tarihi
Hesap, zararları ilgili zorunlu sigortalarla saptanan "geçerli teminat miktarlarına kadar" karşılar. Bu nedenle sorumluluğun üst sınırı, kaza tarihinde yürürlükte olan zorunlu trafik sigortası teminat limitleridir. Limitler her yıl değiştiğinden, kanundaki "rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli" ibaresi uyarınca kazanın meydana geldiği tarihteki limit esas alınır. Örneğin Güvence Hesabının yayımladığı teminat limitlerine göre 01.01.2026 ile 31.12.2026 arasındaki dönem için otomobil ve motosiklet sınıfında sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, kaza başına 10.800.000 TL olarak belirlenmiştir; farklı araç türlerinde ve farklı yıllarda bu tutarlar değişmektedir.
3.3. Sigortasızlığın kaza tarihine göre belirlenmesi
- Hukuk Dairesi, Hesaba (b) bendi uyarınca husumet yöneltilebilmesi için aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu sigortasının bulunmamasını aramaktadır. Bu ölçüte göre kazadan sonra yapılan bir poliçenin Hesabın sorumluluğunu etkilemeyeceği değerlendirilebilir; kaza tarihini kapsayan bir poliçe varsa ise talebin kural olarak ilgili sigorta şirketine yöneltilmesi gündeme gelir.
Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu kararda, davalı tarafın temyiz aşamasında motosikletin kaza tarihini kapsayan bir poliçesinin bulunduğunu bildirmesi üzerine, bu bilginin Tramer kayıtlarından araştırılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Başvurudan önce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarından aracın kaza tarihindeki poliçe durumunun kontrol edilmesi, yanlış muhataba başvurulmasının önüne geçebilir.
4. Tespit Edilemeyen Araç ve Çalınmış Araç
4.1. Plakası tespit edilemeyen araç
(a) bendi, kazaya karışan araç ve dolayısıyla sigortalı tespit edilemediğinde uygulanır. Kaçan araç olaylarında zarar görenin ispat yükü burada önem kazanır. 4. Hukuk Dairesi, Hesabın sorumluluğu için zararın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında meydana gelen bir trafik kazasından kaynaklandığının somut olarak ortaya konmasını aramıştır:
Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-a maddesi gereğince Güvence Hesabına başvurulabilmesi için plakası belirlenemeyen bir aracın kazaya neden olduğunun somut olarak kanıtlanması gerekmektedir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu kararda kaza tespit tutanağının davacının beyanı esas alınarak düzenlendiği, olayı gören kimseye ulaşılamadığı ve çarpan aracın motorlu bir araç mı yoksa şarjlı bir bisiklet mi olduğunun belirlenemediği gözetilmiştir. Daire, motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin sorumluluğunun KTK m.103 uyarınca genel hükümlere tabi olduğunu hatırlatarak, olayın motorlu araç kazası olduğunun yeterli somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle talebin reddedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kaçan araç olaylarında olayın hemen ardından kolluğa bildirim yapılması, tanık bilgilerinin ve kamera kayıtlarının erken aşamada toplanması bu nedenle önemlidir. Dairenin aynı ölçütü uyguladığı başka kararları bulunduğu gibi, adli muayene raporu, ambulans kaydı ve kolluk başvurusunun birlikte değerlendirilmesiyle ispatın yeterli görüldüğü kararları da vardır.
Buna karşılık yayaya çarpıp kaçan aracın plakası yalnızca kısmen alınabilmiş ve bu nedenle plakası o rakamlarla başlayan araçların sigortacılarına karşı da dava açılmışsa, aracın tespit edilememesi gerekçesiyle sigortacılar yönünden davanın reddedilmesi halinde Hesabın sorumluluğunun da değerlendirilmesi gündeme gelir. 4. Hukuk Dairesinin 2021/15777 E., 2021/3612 K. sayılı kararında, Dairenin aynı dosyada daha önce verdiği bozma kararı şöyle aktarılmaktadır:
Dairemizin 24.12.2018 gün ve 2016/11924 E. 2018/12656 K. sayılı ilamı ile dava konusu kazaya sebebiyet veren aracın plakasının tespit edilemediği somut olayda, plakanın tespit edilemediği gerekçesi ile davalı ... şirketleri yönünden davanın reddine karar verilirken, aynı gerekçe ile Güvence Hesabının sorumluluğunun göz önüne alınması değerlendirilmeksizin yazılı olduğu şekilde ret kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bozmaya uyularak Hesap yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; Daire bu kararı, davası reddedilen sigortacılar lehine nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünden düzelterek onamıştır.
4.2. Çalınmış veya gasp edilmiş araç
(ç) bendi, çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada işletenin KTK uyarınca sorumlu tutulmadığı haller için Hesaba başvurulmasını sağlar. Ancak aracı çalan veya gasp eden kişilerin ve aracın çalındığını ya da gasp edildiğini bilerek binen kişilerin talepleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında teminat dışında sayılmaktadır:
Aşağıdaki haller sigorta teminatı dışındadır: … h) Çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin talepleri
- Hukuk Dairesi, yukarıda alıntılanan 2021/4160 E. sayılı bozma kararından sonra aynı uyuşmazlıkta verilen İtiraz Hakem Heyeti kararını 2024/2887 E., 2024/4585 K. sayılı kararıyla yeniden incelemiştir. Daire bu kez, ceza dosyasındaki ifadeler ve olay yeri inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde desteğin aracın çalıntı olduğunu bilerek araca bindiğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle talebin Genel Şartların A.6 maddesinin (h) bendi uyarınca teminat dışı olduğunu belirterek başvurunun reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur:
Bu düzenlemelerden çalınmış veya gasp edilmiş araçlara, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek taleplerin teminat dışı olduğu anlaşılmaktadır. … bu hali ile desteğin aracın çalıntı olduğunu bilerek araca bindiğinin kabulü gerektiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6 ncı maddesinin (h) bendine göre talebin teminat dışı olduğu gözetilerek başvurunun tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu iki karar birlikte okunduğunda, destekten yoksun kalma tazminatının ilke olarak Hesabın sorumluluğuna girdiği, ancak somut olayda teminat dışı hallerin ayrıca incelendiği görülmektedir.
5. Başvuru ve Uyuşmazlık Çözüm Yolları
5.1. Hesaba başvuru
Zarar görenler dava veya tahkim yoluna gitmeden önce Güvence Hesabına yazılı başvuruda bulunabilir; başvuruya kaza tespit tutanağı, kusur durumunu gösteren belgeler, maluliyet raporu, ölüm halinde veraset ve nüfus kayıtları ile gelir belgelerinin eklenmesi yararlı olur. Zorunlu trafik sigortası bakımından KTK m.97'de öngörülen başvuru şartı ve bunun sonuçları seride Trafik Sigortasında Başvuru Şartı başlıklı yazıda ayrıca ele alınmaktadır. Hesaba yapılan başvurunun içeriği ve tarihi, ileride temerrüt tarihinin belirlenmesinde ve tahkim başvurusunda önem taşıyabileceğinden başvurunun belgelendirilebilir biçimde yapılması yerinde olur.
5.2. Sigorta Tahkim Komisyonu
Hesapla ilgili uyuşmazlıklar mahkemede görülebileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonunda da çözülebilir. 5684 sayılı Kanun m.30, Komisyonun görev alanını tanımlarken Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasındaki uyuşmazlıkları açıkça saymaktadır.
(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.
Yukarıda aktarılan Yargıtay kararlarının bir kısmı da Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararlarının temyizi üzerine verilmiştir. Tahkim yargılamasının işleyişi, itiraz ve temyiz yolları ile yıllara göre değişen parasal sınırlar seride Sigorta Tahkim Komisyonu başlıklı yazıda incelenmektedir.
Birden fazla aracın karıştığı kazalarda zarar gören hem sigortalı aracın sigortacısına hem de Hesaba başvurabilir. 4. Hukuk Dairesi, 2023/6664 E., 2023/12580 K. sayılı kararında, aralarında bağlantı bulunması halinde sigorta şirketi ve Güvence Hesabı aleyhine birlikte tahkim başvurusu yapılabileceğinin kabul edilebileceğini, ancak ayrı ayrı karara bağlanmış başvuru dosyalarının itiraz aşamasında birleştirilmesinin usule aykırı olduğunu belirtmiştir:
Her ne kadar aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması halinde davacı tarafından davalı ... ve Güvence Hesabı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na birlikte başvuru yapılabileceği kabul edilse bile … ayrı ayrı karar verilen dosyaların itiraz aşamasında birleştirilmesi, her iki dosya yönünden de taraf vekillerinin itirazı varmış gibi hüküm tesis edilmesi … usul ve yasaya uygun değildir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
6. Hesabın Rücu Hakkı
Hesap, ödediği tazminatı zararın asıl sorumlularına rücu edebilir. 5684 sayılı Kanun m.14/7, Hesaptan yapılacak ödemelere ve ilgililere yapılacak rücuların esaslarının yönetmelikle düzenleneceğini öngörmektedir. 4. Hukuk Dairesi, 2021/16455 E., 2023/1600 K. sayılı kararında, zorunlu sigortası bulunmayan aracın işleteni ve sürücüsü olan kişinin asli kusuruyla neden olduğu kazada hak sahiplerine ödeme yapan Hesabın, ödediği tazminatı sürücünün mirasçılarına rücu edebileceğini kabul etmiştir. Olayda tazminatı alan hak sahipleri, aynı zamanda sürücünün mirasçılarıdır:
Somut olayda; davaya konu kazada araç işleteni/sürücüsü ...'nın eşi ve çocuğu olan davalılar, zarar gören 3. kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda ölenin mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçludurlar. … Zararı talep etme ve sorumlu olma hususları ayrı hukuki olgulara dayanmaktadır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
- Hukuk Dairesi, Hesabın mirasçılara rücu edebileceğini başka bir kararında da kabul etmiştir. Kapatılan 17. Hukuk Dairesi ise aynı yöndeki kararlarında, mirasın reddi veya terekenin borca batık olduğu savunmasının, terekenin aktif ve pasifi araştırılarak ayrıca incelenmesini istemiştir. Rücu hakkı, sigortasız araç kullanmanın ekonomik sonucunun kural olarak sorumlu işletene ve sürücüye yansımasını sağlar. Zarar gören bakımından Hesap ödeme güvencesi sağlarken, sigortasız araç işleteninin ödeme yükümlülüğü sürmekte, alacaklı ise Hesap olmaktadır.
7. Sonuç
Güvence Hesabı, zorunlu trafik sigortası sisteminin işlemediği hallerde zarar görenlerin bedensel zararlarının karşılanmasını sağlayan bir güvence mekanizmasıdır. Dayanağı bugün 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesidir; KTK m.108 ise 5684 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.
Hesaba; sigortalının tespit edilemediği, aracın kaza tarihinde sigortasız olduğu, sigorta şirketinin ruhsatlarının sürekli iptal edildiği veya iflas ettiği, çalınmış ya da gasp edilmiş aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu olmadığı hallerde ve Yeşil Kart uygulamaları kapsamında başvurulabilir. Şirketin ruhsat iptali veya iflası hali dışında karşılanan zararlar bedensel zararlarla sınırlıdır ve sorumluluk kaza tarihindeki zorunlu sigorta teminat limitleriyle sınırlıdır.
- Hukuk Dairesinin 2021/4160 E. sayılı kararında Hesabın sorumluluğu işletenin tehlike sorumluluğuna bağlı olarak değerlendirilmiş, destekten yoksun kalma tazminatı da bedensel zarar kavramı içinde kabul edilmiştir. Daire, kaçan araç olaylarında zararın motorlu araç kazasından doğduğunun somut delillerle ispatını aramış; aracın çalıntı olduğunu bilerek binen kişilerin taleplerini ise Genel Şartların A.6 maddesinin (h) bendi uyarınca teminat dışı saymıştır. Hesaba karşı uyuşmazlıklar mahkemede görülebileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonuna da götürülebilmektedir.
Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.