Sigorta Tahkim Komisyonu: Başvuru, İtiraz ve Temyiz
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigortalı ve hak sahipleri için gönüllü, sisteme üye sigorta kuruluşları için zorunlu bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Başvuru için önce sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin reddedilmiş ya da kanunda öngörülen süre içinde cevaplanmamış olması gerekir. Yazıda hakem kararlarına itiraz, itiraz hakem heyeti kararlarına karşı istinaf yolunun kapalı olması, doğrudan Yargıtay'a temyiz ve her yıl güncellenen parasal sınırlar anlatılmaktadır.
1. Giriş
Sigorta uyuşmazlıkları mahkemelerin yanı sıra Sigorta Tahkim Komisyonunda da çözülebilmektedir. Trafik kazasından doğan maluliyet ve destekten yoksun kalma talepleri, kasko hasar uyuşmazlıkları ve Güvence Hesabına karşı ileri sürülen talepler, Komisyon nezdinde görevlendirilen sigorta hakemleri tarafından karara bağlanmakta; bu kararlara karşı önce Komisyon içinde itiraz, ardından belirli parasal sınırı aşan uyuşmazlıklarda Yargıtay'a temyiz yoluna gidilebilmektedir.
Sigorta tahkimi, 3.6.2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30. maddesiyle düzenlenmiştir. Madde zaman içinde 6327, 6456 ve 7251 sayılı Kanunlarla değiştirilmiş, işleyişe ilişkin ayrıntılar ise Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve parasal sınırları belirleyen tebliğlerle düzenlenmiştir. Aşağıda sırasıyla Komisyonun niteliği, başvuru şartları, yargılamanın işleyişi, itiraz ve temyiz yolları ile yıllara göre değişen parasal sınırlar incelenmektedir.
2. Sigorta Tahkiminin Niteliği
2.1. Görev alanı ve üyelik
(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. … İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir.
Hüküm, sigorta tahkimini klasik tahkimden ayıran temel özelliği ortaya koymaktadır: Taraflar arasında bir tahkim sözleşmesi aranmaz. Sistemine üye olan sigorta kuruluşuyla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede bir hüküm bulunmasa da Komisyona başvurabilir. Zorunlu sigortalarda (örneğin zorunlu trafik sigortasında) ise kuruluş sisteme üye olmasa bile hak sahipleri tahkim yoluna gidebilir. Komisyonun görev alanı Güvence Hesabı ile Hesaptan yararlanacak kişiler arasındaki uyuşmazlıkları da kapsar; bu konu seride Güvence Hesabı başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.
2.2. Gönüllülük ve zorunluluk dengesi
Hukuk Genel Kurulu, sigorta tahkiminin kendine özgü yapısını şöyle açıklamaktadır:
Sigorta tahkim sisteminin kendine özgü kalıcı ve kurumsal bir yapısı bulunmaktadır. Sigorta tahkimi, zorunlu sigortalar dışında, sigorta kuruluşlarının iradi katılımı esasına dayanmaktadır. … Eş söyleyişle Sigortacılık Kanununda yer alan tahkim, sisteme üye olan şirketler bakımından zorunluluk, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanlar bakımından gönüllülük esasına dayanmaktadır
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Buna göre sigortalı veya zarar gören, uyuşmazlığını mahkemeye götürmek ile Komisyona başvurmak arasında seçim yapabilir. Sisteme üye sigorta şirketi ise hak sahibinin tahkim tercihine katlanmak durumundadır. Aynı kararda Kurul, sigorta tahkiminde hakemlerin Komisyon tarafından listeden seçildiğini, tarafların hakemleri serbestçe belirleyemediğini ve uyuşmazlık hakem heyetinin Yargıtay bozma kararına karşı direnme kararı veremeyeceğini kabul etmiştir.
2.3. Başvurunun yapılamayacağı haller
5684 sayılı Kanun m.30/14 uyarınca, mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar için Komisyona başvuru yapılamaz. Bu nedenle aynı uyuşmazlık için önce dava açılmışsa, aynı talebin ayrıca Komisyona taşınması kural olarak gündeme gelmez. Hak sahibinin yol seçimini başvurudan önce yapması, bu yönüyle de önem taşır.
3. Başvuru Şartları
3.1. Sigorta kuruluşuna önceden başvuru
(13) Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.
Zorunlu trafik sigortası bakımından KTK m.97 de dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruyu öngörmektedir. İki hükümdeki süreler aynı değildir: KTK m.97 sigortacının başvuruyu "en geç 15 gün içinde" cevaplamasından söz ederken, 5684 sayılı Kanun m.30/13 Komisyona başvuru için "onbeş iş günü" ölçüsünü kullanmaktadır. İş günü esasına göre işleyen süre, hafta sonları ve resmi tatiller sayılmadığından takvim günüyle hesaplanan süreden daha uzundur. Trafik sigortasına ilişkin tahkim başvurularında bu fark tartışma yaratabileceğinden, iki sürenin de dolmasının beklenmesi ihtiyatlı bir yol olarak değerlendirilebilir. Başvurunun içeriği ve eklenecek belgeler de tartışma konusu olabilmektedir; bu konu seride Trafik Sigortasında Başvuru Şartı başlıklı yazıda ayrıca incelenmektedir.
3.2. Arabuluculuk aranmaz
Tahkim başvurusundan önce dava şartı olarak arabulucuya gidilmesi gerekip gerekmediği de uygulamada tartışılmıştır. 4. Hukuk Dairesi, 2021/8181 E. sayılı kararında İtiraz Hakem Heyetinin arabuluculuk başvurusu yapılmadığı gerekçesiyle verdiği usulden ret kararını bozmuştur:
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. … Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru için dava şartı olarak sigorta şirketine başvuru şartı düzenlenmiş olup ayrıca arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı …
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Kararda 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinde yer alan, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağına dair düzenlemeye de yer verilmiştir.
4. Yargılamanın İşleyişi
4.1. Raportör incelemesi ve hakem ataması
5684 sayılı Kanun m.30/15 uyarınca başvuru önce raportörler tarafından incelenir; raportörler incelemelerini en geç on beş gün içinde tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlenemeyen başvurular, Komisyonca sigorta hakemi listesinden seçilen hakeme iletilir. Hakemler yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir; duruşma yapılmaz. Taraflar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki hakimin reddi sebeplerine dayanarak hakemi durumun öğrenildiği tarihten itibaren beş iş günü içinde reddedebilir.
4.2. Tek hakem ve hakem heyeti
Komisyon işin niteliğine göre en az üç hakemden oluşan bir heyet oluşturabilir; uyuşmazlık konusu miktar kanunda öngörülen ve tebliğle güncellenen tutar "ve üzerinde" olduğunda heyet teşekkülü zorunludur. Kanun metninde bu tutar on beş bin Türk lirası olarak yazılıdır; ancak m.30/22, Kanunda yer alan maktu para miktarlarının Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak üzere artırılmasına imkan tanımaktadır. Bu nedenle güncel sınır, kanun metninden değil, ilgili tebliğden ve Komisyon duyurularından izlenebilir (bkz. 6. bölüm).
4.3. Karar süresi
(16) Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir.
Hakem kararı Komisyon müdürüne tevdi edilir ve müdür tarafından en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir. Kararın bildirimi, itiraz süresinin başlangıcı bakımından önem taşır.
4.4. Vekalet ücreti
5684 sayılı Kanun m.30/17, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biri olduğunu öngörmektedir. Yönetmelikte yapılan değişiklikle bu oran her iki taraf için de uygulanır hale getirilmiştir. 4. Hukuk Dairesi, 2022/9001 E., 2022/11262 K. sayılı kararında, hesaplanan vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi, bu tutarın tarifedeki maktu ücretin altında kalması halinde ise maktu ücrete hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir:
Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken … nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Sigorta tahkiminde vekalet ücretinin mahkeme yargılamasına göre daha düşük belirlenmesi, yol seçiminde göz önünde tutulabilecek etkenlerden biridir.
5. Kanun Yolları
5.1. Hakem kararına itiraz
5684 sayılı Kanun m.30/12, belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararlarını kesin saymakta, bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Komisyon nezdinde itiraz yolunu açmaktadır.
Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. … İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. … İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. … Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir.
İtiraz süresi kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gündür ve itiraz için başvuru ücretinin yatırılması şarttır. İtiraz talepleri, Komisyonca yalnızca bu talepleri incelemek üzere oluşturulan itiraz hakem heyetlerince incelenir. Süresinde itiraz edilmeyen kararlar kesinleşir. Kanun metnindeki beş bin ve kırk bin Türk lirası tutarları da m.30/22 uyarınca tebliğlerle güncellenmektedir.
Aynı fıkra, parasal sınıra bakılmaksızın temyiz yolunun açık olduğu bazı halleri ayrıca saymaktadır: tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmesi, talep edilmeyen bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dışındaki konularda karar vermesi ve tarafların iddiaları hakkında karar verilmemesi. Temyize ilişkin usul ve esaslar bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır.
5.2. İtiraz hakem heyeti kararına karşı temyiz: istinaf yok
İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı hangi kanun yoluna gidileceği, istinaf mahkemelerinin 2016'da göreve başlamasından sonra bir süre tartışmalı olmuş ve bu dönemde bölge adliye mahkemelerinin istinaf incelemesi yaptığı kararlar verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 2020 tarihli kararıyla bu konuda içtihadı birleştirmiştir. Bu karar 17. Hukuk Dairesinin sonraki bir kararında şöyle aktarılmaktadır:
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 19/06/2020 tarih ve 2019/4 Esas - 2020/1 Karar sayılı kararı gereğince, Sigortacılık Kanununu 30. maddesi ile kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararlarına karşı yasa yolu olarak Bölge Adliye Mahkemelerine gidilemeyeceği, doğrudan Yargıtay'a temyiz kanun yoluna başvurulması gerektiğine içtihadı birleştirme yoluyla karar verilmiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Aynı kararda, hakem heyeti kararına karşı itiraz yoluna gidilmeden doğrudan temyiz başvurusu yapılamayacağı, temyiz incelemesi için önce itiraz hakem heyetince bir karar verilmesi gerektiği de vurgulanmıştır. Bu yazıda aktarılan güncel kararlarda itiraz hakem heyeti kararlarının temyiz incelemesini Yargıtay 4. Hukuk Dairesi yapmıştır; daha eski kararlar ise kapatılan 17. Hukuk Dairesine aittir.
5.3. Kesinlik sınırı ve hangi tarihin esas alınacağı
İtiraz hakem heyeti kararının temyiz edilebilmesi için temyize konu miktarın, kararın verildiği tarihte geçerli olan temyiz sınırını aşması aranmaktadır. 4. Hukuk Dairesi, 2025/6794 E. sayılı kararında sınırın altında kalan bir temyiz başvurusunu miktardan reddetmiştir:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Aynı kararda, 28.02.2023 tarihinde yürürlüğe giren tebliğ değişikliğiyle bu tarihten itibaren verilen itiraz hakem heyeti kararları bakımından temyiz sınırının iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk lirası olarak belirlendiği aktarılmıştır. Daire, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmeyen davacıların tazminat miktarı yönünden kendilerini sınırlandırmış olduklarını gözeterek, temyize konu miktarın itiraz hakem heyetinin karar tarihindeki sınırın altında kaldığı sonucuna varmış ve temyiz dilekçesini reddetmiştir. Kararda temyiz sınırı itiraz hakem heyetinin karar tarihine göre belirlenmiştir. İhtiyari dava arkadaşlığının gözetilmesi, miktarın her davacının talebi bakımından ayrı ayrı değerlendirildiği şeklinde anlaşılabilir. Ayrıca hakem kararına itiraz etmeyen tarafın, sonraki aşamada temyize konu edebileceği miktar bakımından sınırlı kalabileceği görülmektedir.
6. Parasal Sınırlar (Yıllara Göre)
Kanun metnindeki tutarlar tebliğlerle artırıldığından, güncel sınırlar kanun metninden farklıdır. Uygulamada esas alınan sınırlar, 5684 sayılı Kanunun 30. maddesinin on ikinci ve on beşinci fıkralarındaki parasal sınırların artırılmasına ilişkin tebliğ ve Sigorta Tahkim Komisyonunun duyurularıyla belirlenmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonunun duyurularına göre son iki dönemin sınırları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
| Yürürlük | İtiraz sınırı | Temyiz sınırı | Hakem heyeti zorunluluğu | Kaynak |
|---|---|---|---|---|
| 21.05.2025 | 28.000 TL ve üzeri | 300.000 TL'yi aşan | 96.000 TL ve üzeri | Komisyon duyurusu |
| 22.01.2026 | 35.000 TL ve üzeri | 383.000 TL'yi aşan | 122.000 TL ve üzeri | SEDDK'nın 14.01.2026 tarihli ve 1497 sayılı kararı; Komisyon duyurusu |
Temyiz sınırı bakımından, 2025/6794 E. sayılı kararda aktarılan tebliğ hükmüne göre itiraz hakem heyeti kararının verildiği tarihte geçerli sınır esas alınmıştır. İtiraz ve heyet teşekkülü sınırları bakımından hangi tarihin esas alınacağı, ilgili tebliğden ve Komisyon duyurularından ayrıca izlenebilir. Sınırlar her yıl güncellenebildiğinden, başvuru ve kanun yolu aşamalarında ilgili tarihte yürürlükte olan sınırın Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel duyurusundan teyit edilmesi yararlı olur.
7. Mahkeme mi, Tahkim mi?
Sigorta tahkiminin tercih edilmesinde kanunda öngörülen karar süreleri, evrak üzerinden inceleme, sigorta alanında deneyimli hakemler ve daha düşük vekalet ücreti gibi etkenler göz önünde tutulabilir. Buna karşılık duruşma yapılmaması, tanık dinlenmesi gibi delillerin sınırlı kullanılabilmesi, itiraz ve temyiz yollarının parasal sınırlara bağlı olması ve kesin nitelikteki kararlara karşı kanun yolunun dar olması tahkimin sınırları arasında sayılabilir.
Hak sahibinin seçimi, uyuşmazlığın niteliğine göre farklılaşabilir. Delillerin ağırlıklı olarak belgeye dayandığı, kusur ve maluliyetin raporlarla ortaya konulabildiği uyuşmazlıklarda tahkim uygun bir yol olabilir. Tanık anlatımına veya keşfe ihtiyaç duyulan, birden fazla sorumlunun bulunduğu ve sigortacı dışındaki kişilere karşı da talepte bulunulması gereken uyuşmazlıklarda ise mahkeme yolunun daha elverişli olduğu değerlendirilebilir. Zamanaşımı süreleri bakımından seride ayrıca Sigorta Hukukunda Zamanaşımı yazısına bakılabilir.
8. Sonuç
Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Kanun m.30 ile kurulmuş, sigortalı ve hak sahipleri bakımından gönüllü, sisteme üye sigorta kuruluşları bakımından ise zorunlu bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Zorunlu sigortalarda kuruluş sisteme üye olmasa bile hak sahipleri tahkime başvurabilir. Başvuru için sigorta kuruluşuna önceden başvurulmuş ve talebin olumsuz sonuçlanmış ya da on beş iş günü içinde cevap verilmemiş olması gerekir; trafik sigortasında KTK m.97'deki 15 günlük süre de ayrıca gözetilebilir. 4. Hukuk Dairesinin 2021/8181 E. sayılı kararında ayrıca arabuluculuk şartı aranmamıştır.
Hakem kararlarına karşı belirli bir tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda on gün içinde Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı ise içtihadı birleştirme kararı uyarınca istinaf yoluna gidilemez; temyiz sınırını aşan uyuşmazlıklarda doğrudan Yargıtay'a temyiz yoluna gidilebilir. Kanunda sayılan bazı hallerde temyiz yolu parasal sınıra bakılmaksızın açılmaktadır.
Parasal sınırlar her yıl güncellenebilmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonunun duyurusuna göre 22.01.2026'dan itibaren itiraz sınırı 35.000 TL, temyiz sınırı 383.000 TL, hakem heyeti zorunluluğu sınırı 122.000 TL'dir. Temyiz bakımından kararın verildiği tarihte geçerli sınırın esas alındığı gözetilerek, her aşamada güncel sınırın resmi kaynaktan teyit edilmesi yararlı olur.
Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.