Zum Inhalt

Dieser Artikel erscheint auf Türkisch.

Taşıyıcının Zıya, Hasar ve Gecikmeden Sorumluluğu

Veröffentlicht 14 Min. Lesezeit
Zusammenfassung

Taşıyıcı, eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar eşyanın zıyaından, hasarından ve teslimdeki gecikmeden doğan zarardan TTK m. 875 uyarınca sorumludur. Taşıyıcı, en yüksek özene rağmen kaçınılamayan sebepleri veya Kanunda sayılan özel halleri ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir; tazminat ise eşyanın değeri üzerinden hesaplanıp kilogram başına 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlanır. Yazıda sorumluluğun kapsamı, kurtuluş halleri ve tazminatın hesabı 11. Hukuk Dairesi kararlarıyla anlatılmaktadır.

1. Giriş

Taşınan eşya varma yerine hiç ulaşmayabilir, hasarlı ulaşabilir ya da geç ulaşabilir. Türk Ticaret Kanunu (TTK) bu üç durumu "zıya", "hasar" ve "gecikme" olarak adlandırır ve taşıyıcının sorumluluğunu m. 875 ile m. 886 arasında ayrıntılı biçimde düzenler. Bu hükümler yurt içi karayolu taşımalarında taşıyıcı ile gönderen veya gönderilen arasındaki uyuşmazlıkların yanında, zararı ödeyen emtia sigortacısının taşıyıcıya karşı açtığı rücu davalarında da uygulanır.

Kanunun kurduğu sistem üç aşamalıdır: Önce taşıyıcının sorumlu olduğu dönemde bir zıya, hasar veya gecikme bulunup bulunmadığına bakılır; ardından taşıyıcının Kanunda sayılan sebeplerden birine dayanarak sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağı değerlendirilir; son olarak tazminat eşyanın değeri üzerinden hesaplanır ve kanuni sınırla karşılaştırılır.

Bu üç aşama, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarıyla birlikte sırasıyla incelenmiştir. Gönderenin ambalaj ve yükleme yükümlülükleri seride ayrıca Taşıma Sözleşmesi, Taşıma Senedi ve Gönderenin Yükümlülükleri, sınırın kalktığı kast ve pervasız davranış halleri ise Kast ve Pervasız Davranış: Taşıyıcının Sınırsız Sorumluluğu başlığı altında ele alınmıştır.

2. Sorumluluğun Kapsamı

2.1. Sorumluluk dönemi

Taşıyıcının sorumluluğunun temel kuralı TTK m. 875'tedir.

TTK m. 875 Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk

(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun.

Sorumluluk, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasıyla başlar ve gönderilene teslimle sona erer. Bu dönemde meydana gelen zarar için zarar görenin taşıyıcının kusurunu ispat etmesi aranmaz; eşyanın sağlam teslim alındığını ve zıya veya hasarın sorumluluk döneminde ortaya çıktığını göstermesi yeterli olabilir. Teslim sırasında çekince konulmamış, iki tarafça imzalanan bir taşıma senedi, eşyanın dış görünüşü bakımından iyi durumda teslim alındığına karine oluşturur (TTK m. 858/2).

İkinci fıkra, zararın doğmasında gönderenin, gönderilenin veya eşyanın özel bir ayıbının etkisini düzenler. Bu durumda taşıyıcının sorumluluğu tümüyle ortadan kalkmayabilir; zarar, her bir etkenin payına göre paylaştırılabilir.

2.2. Zıya ve hasar kavramları

Kanun zıya ve hasarı tanımlamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kanun yararına temyiz üzerine verdiği 18.11.2025 tarihli kararında bu kavramları açıklamış ve bir kargo gönderisinin kaybından doğan uyuşmazlığın tüketici mevzuatındaki ayıplı hizmet hükümlerine göre değil, TTK'nın taşıma hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini belirtmiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6032, K. 2025/6819, T. 18.11.2025

Taşıma hukukunda, taşıyıcının kendisine teslim edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi hali ziya, taşınan eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi kötüleşme ise hasar olarak nitelendirilir. … TTK'nın yukarıda açıklanan hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması, taşıyıcının sorumluluğunun doğup doğmadığı tespit edildikten sonra, zıyaı nedeniyle hükmedilebilecek tazminatın hesaplanması ve yahut taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yazısında, kargo şirketinin satıcı, ithalatçı veya üretici değil "taşıyıcı" konumunda olduğunu ve sorumluluğunun TTK'nın taşıma hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür; Daire, Bakanlığın bu yöndeki itirazını yerinde bulmuştur. Daire bu kararda, tüketicinin gönderen olduğu bir kargo taşımasında TTK hükümlerinin uygulanmasını istemiştir. Kanun yararına bozma kararı, kesinleşmiş kararın sonucunu etkilemez. Tüketici mahkemesinde görülen bir kargo uyuşmazlığında TTK m. 889'daki bildirim karinesini esas alan bir başka kanun yararına bozma kararı seride Taşımada Hasar İhbarı, Zamanaşımı ve Yetkili Mahkeme başlıklı yazıda aktarılmıştır; bununla birlikte iki kararın, tüketici uyuşmazlıklarında yerleşik bir uygulama oluşturduğunu söylemek için yeterli olup olmadığı ayrıca değerlendirilebilir.

2.3. Gecikme ve zıya karinesi

Taşıyıcı, eşyayı kararlaştırılan sürede, süre kararlaştırılmamışsa özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul süre içinde teslim etmekle yükümlüdür (TTK m. 873). Bu sürenin aşılması gecikmedir.

Gecikmenin uzaması halinde Kanun bir karine öngörür: Eşya taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde, sınır ötesi taşımalarda otuz gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi eşyaya zayi olmuş gözüyle bakabilir (TTK m. 874/1). Böylece hak sahibi, eşyanın akıbetini beklemeden zıya tazminatı isteyebilir. Hak sahibi, tazminat ödenirken eşyanın sonradan bulunması halinde kendisine haber verilmesini isteyebilir; eşyanın bulunduğu haberini aldıktan itibaren otuz gün içinde, gerektiğinde giderler indirilerek tazminatı geri ödeyip eşyanın kendisine teslimini isteyebilir (TTK m. 874/2-3).

3. Sorumluluktan Kurtulma

3.1. En yüksek özen

TTK m. 876, taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasının genel ölçütünü koyar.

TTK m. 876 Taşıyıcının özeni

Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.

Ölçüt "en yüksek özen"dir; olağan bir özenin gösterilmiş olması yeterli sayılmaz. Taşıyıcının hem olaydan kaçınamadığını hem de sonuçlarını önleyemediğini ispat etmesi aranır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.2022 tarihli kararına konu olayda, eşyayı taşıyan araç, başka bir aracın kusurlu hareketiyle çarpışarak devrilmiş ve yanmıştı; taşıyan aracın sürücüsü kazada kusursuzdu. Daire, sürücünün kusursuz olmasının tek başına yeterli olmadığını, taşıyıcının taşımanın devamı sürecinde eşyaya gelebilecek zararları engelleme yükümlülüğü bulunduğunu belirtmiş ve zararın kapsamı ile yangının nedenine ilişkin araştırma yapılmasını istemiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1061, K. 2022/6935, T. 12.10.2022

Ancak, kaza sebebiyle taşımaya konu yükün ne şekilde ve ne miktarda zayi olduğunu ispat yükü taşıyıcıya aittir. … taşınan emtianın niteliği de dikkate alınıp dosyadaki fotoğraflar ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle kazadan sonra emtianın tümünün yanıp yanmadığı, yangının araçtaki herhangi bir bakım veya donanım eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, malın tümünün yanması halinde dahi kazadan sonra emtianın yanarak zayi olmasında ve zararın artmasında taşıyıcının kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Kararda, üçüncü kişinin kusurlu olduğu bir trafik kazası taşıyıcıyı kendiliğinden sorumluluktan kurtarmamış; kazadan sonraki aşamada zararın önlenip önlenemeyeceği ve aracın bakım ve donanımı da değerlendirmeye alınmıştır. Kazanın doğrudan sonucu olan hasar bakımından farklı sonuca ulaşılan bir karar da bulunmaktadır: Daire, CMR'ye tabi bir taşımada kusurun tamamen karşı araç sürücüsünde olduğu kazada, karar düzeltme aşamasında önceki onama kararını kaldırarak taşıyıcının kaza nedeniyle hasarlanan eşyadan CMR m. 17/2 uyarınca sorumlu tutulamayacağını, güvenlik önlemi alma ve nezaret görevi kazadan sonra da sürdüğü için kaybolan eşyadan ise sorumlu olduğunu belirtmiştir.

3.2. Araç arızası

TTK m. 877'ye göre taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya veya taşıtı kiraladığı kişinin, onun temsilcilerinin ya da çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Aracın teknik durumu taşıyıcının risk alanında kabul edilmiştir.

Daire, 12.11.2020 tarihli kararında, taşıma sırasında araçta çıkan yangında eşyanın yanması üzerine, yangının teknik bir kusurdan kaynaklandığı ve aracın sürücüsüne atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle sürücü hakkındaki davayı reddeden kararı bozmuştur. Daire, taşıma sözleşmesini sürücü sıfatıyla imzalayan bu kişinin taşıyıcı sıfatının bulunduğunu belirtmiş ve sorumluluğunun TTK m. 875 ve 877'ye göre değerlendirilmesini istemiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/492, K. 2020/4996, T. 12.11.2020

Araç arızası ve kiraya verenin kusuru alt başlıklı 877. maddesinde ise; Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. … Bu durumda davalı ...’ın hukuki durumunun TTK'nın 875 ve 877. maddeleri dahilinde değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

3.3. Özel haller ve karine

TTK m. 878, zararın belirli risklerden doğması halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını düzenler ve bu konuda taşıyıcı lehine bir ispat kolaylığı getirir.

TTK m. 878 Özel hâller

(1) Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: a) Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması. b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama. c) Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması. d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği. e) Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi. f) Canlı hayvan taşıması. g) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller. (2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır.

İkinci fıkradaki karine, taşıyıcının zararın bu sebeplerden birine bağlanmasının muhtemel olduğunu göstermesini yeterli sayar; bunun üzerine zarar görenin, zararın başka bir sebepten doğduğunu ispat etmesi gündeme gelir. Karine sınırsız değildir: Üstü açık araçta olağanüstü zıya veya hasar halinde karine uygulanmaz (TTK m. 878/2); gönderenin özel talimatlarına uyulmamışsa üstü açık araç kullanımına dayanılamaz (TTK m. 878/3); eşyayı sıcaklık, nem veya sarsıntıya karşı özel olarak koruma yükümlülüğü üstlenen taşıyıcı, eşyanın doğal niteliğine ancak gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımı konusunda kendisine düşen önlemleri almışsa dayanabilir (TTK m. 878/4).

Gönderenin yetersiz ambalajı ile yükleme ve istif hatası, aktarılan 11. Hukuk Dairesi kararlarında kimi zaman taşıyıcıyı tümüyle kurtaran bir sebep olarak değil, TTK m. 875/2 uyarınca zararın paylaştırılmasında dikkate alınan bir husus olarak değerlendirilmiştir. Bu kararlar seride Taşıma Sözleşmesi, Taşıma Senedi ve Gönderenin Yükümlülükleri başlıklı yazıda aktarılmıştır.

3.4. Yardımcıların fiilleri

Taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m. 879). Taşımayı alt taşıyıcıya yaptıran taşıyıcı da bu nedenle alt taşıyıcının ve şoförünün davranışlarından sorumlu tutulabilir. Fiili taşıyıcının kendi sorumluluğu ise seride ayrıca Fiili Taşıyıcı, Alt Taşıyıcı ve Ardışık Taşıma başlığı altında incelenmiştir.

4. Tazminatın Hesabı ve Sınırı

4.1. Değer esası

Tazminat, zarar görenin uğradığı her türlü zarara göre değil, eşyanın değerine göre hesaplanır.

TTK m. 880 Tazminatta esas alınacak değer

(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.

Taşıyıcı ayrıca zararın saptanması için zorunlu giderleri (TTK m. 881) ve zıya veya hasar halinde taşıma ücreti, vergi, resim ve taşımayla ilgili diğer giderleri karşılar; başkaca zararlar karşılanmaz (TTK m. 883). Kar kaybı ve üretim aksaması gibi dolaylı zararlar bu nedenle taşıma hükümlerine göre kural olarak tazminata dahil edilmez.

4.2. Kilogram başına sınır

TTK m. 882 Sorumluluk sınırları

(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. … (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.

Gönderinin yalnız bazı parçaları zayi olmuş veya hasar görmüşse, sınır değerini kaybeden kısmın ağırlığı üzerinden hesaplanır; parçanın kaybı gönderinin tamamını değersiz kılmışsa tamamının ağırlığı esas alınır (TTK m. 882/2).

Değer ile sınırın birbirinden ayrı aşamalar olduğu, Daire'nin 11.10.2023 tarihli kararında ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Olayda hasar gören emtianın yerine sonradan üretilen emtianın faturası esas alınmıştı. Daire, önce eşyanın teslim yer ve zamanındaki değerine göre gerçek zararın belirlenmesini, sonra bu tutarın kanuni sınırla karşılaştırılmasını istemiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1884, K. 2023/5782, T. 11.10.2023

6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi ise, sorumluluğun sınırlarını CMR konvansiyon hükümlerine uyum sağlamak amacıyla kilogram başına belli bir özel çekme hakkıyla sınırlamıştır. … Zira madde 879 uyarınca taşıyıcı yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Ancak zararın hesaplanmasında tazminatın hesabına ilişkin yukarıda belirtilen hükümler gözetilmeksizin hasar gören emtianın yerine üretilen emtianın, faturasının dikkate alınması doğru olmamıştır. … eşyanın teslim edildiği yer ve zamandaki rayiç değeri ile gönderenin üstlenmesi durumunda sigorta, taşıma bedeli ve varsa sair masraflar dikkate alınarak gerçek zararın hesaplanması, sonra da mevcut kusur durumunun sorumluluk sınırını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı değerlendirilerek 6102 sayılı Kanun'un 882 inci maddesindeki sorumluluk sınırına göre sınır belirlenerek, sorumluluk sınırını kaldıran hal yoksa ve gerçek zararda sınırın altında ise gerçek zarara, sınırın üstünde ise sınıra göre, sorumluluk sınırını kaldıran hal varsa gerçek zarara göre karar verilmesi gerekirken

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Kararda tarif edilen yöntemin adımları aşağıdadır:

Gerçek zarar = Teslim yer ve zamanındaki değer (zıya) veya hasarsız değer − hasarlı değer (hasar) + TTK m. 881 ve 883 kapsamındaki giderler
Sınır = Net olmayan ağırlık (kg) × 8,33 ÖÇH × teslim tarihindeki TCMB kuru
Tazminat = Gerçek zarar ile sınırdan küçük olanı (sınırı kaldıran hal yoksa)

Uluslararası karayolu taşımalarında uygulanan CMR Konvansiyonu da m. 23/3'te kilogram başına bir sınır öngörür. Bu sınır Resmi Gazete'de yayımlanan metinde altın frank cinsinden gösterilmiş; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2019 tarihli kararında ise 8,33 hesap birimi (Özel Çekme Hakkı) olarak ifade edilmiştir. TTK m. 882'nin CMR'ye uyum amacı taşıdığı yukarıdaki kararda belirtilmiştir. CMR'deki sorumluluk rejimi ve bu Hukuk Genel Kurulu kararı seride ayrıca CMR'nin Uygulama Alanı ve Taşımacının Sorumluluğu başlığı altında incelenmektedir.

4.3. Gecikme ve özel koruma gerektiren eşya

Gecikmeden doğan sorumluluk taşıma ücretinin üç katıyla sınırlıdır (TTK m. 882/3). Gecikme nedeniyle eşyanın kendisi bozulmuşsa, ortaya çıkan zarar hasar niteliği de taşıyabilir ve kilogram başına sınır gündeme gelebilir.

Daire'nin 25.02.2019 tarihli kararına konu olayda, soğuk zincirde taşınması gereken kültür ürünleri gecikmeli teslim edilmiş ve bozulmuştu. Gönderen, eşyanın belirli bir ısıda taşınması gerektiğini taşıyıcıya bildirmemiş, sevk belgesinde de bu yönde bir kayıt bulunmuyordu. İlk derece mahkemesi taşıyıcıyı ağır kusurlu kabul etmiş, Daire ise sınırlı sorumluluğun uygulanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/370, K. 2019/1529, T. 25.02.2019

taşıyıcı kaideten sınırlı sorumludur. Davacı tarafca malın hangi ısıda taşınacağına dair davalıya bir talimat verildiği ispatlanamamış olduğundan ve otuzaltı saatin sonunda soğuk zinciri kırılarak malın bozulabileceği hususunda da bir bilgi verilmediğinden … davalı taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu kabul edilerek bir hüküm verilmesi gerekirken, ağır kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Karar, gönderenin eşyanın özel ihtiyaçları konusunda bilgi verip vermediğinin, taşıyıcının sorumluluk sınırının kaldırılıp kaldırılamayacağı tartışmasında da dikkate alınabildiğini göstermektedir. Sınırın kalkması TTK m. 886'daki kast veya pervasız davranış şartlarına bağlıdır.

Zarar türüHesap ölçüsüKanuni sınır
Tam zıyaTeslim yer ve zamanındaki değer (m. 880/1)Net olmayan ağırlık × 8,33 ÖÇH (m. 882/1)
HasarHasarsız değer ile hasarlı değer farkı (m. 880/2)Gönderinin tamamının hasarında net olmayan ağırlık × 8,33 ÖÇH (m. 882/1); münferit parçaların hasarında değerini kaybeden kısmın, gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının ağırlığı × 8,33 ÖÇH (m. 882/2)
GecikmeGecikmeden doğan zararTaşıma ücretinin üç katı (m. 882/3)
Diğer zararlarSözleşmeye aykırılıktan doğan, eşya veya kişi zararı dışındaki zararTam zıyada ödenecek tutarın üç katı (m. 884)

Bu sınırlar ve kurtuluş halleri, gönderen veya gönderilenin taşıyıcıya yönelttiği sözleşme dışı istemlerde de uygulanır (TTK m. 885/1).

5. Sonuç

Taşıyıcı, eşyayı teslim aldığı andan gönderilene teslim ettiği ana kadar eşyanın zıyaından, hasarından ve teslimdeki gecikmeden TTK m. 875 uyarınca sorumludur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.11.2025 tarihli kanun yararına bozma kararında, tüketicinin gönderen olduğu bir kargo taşımasında taşıyıcının sorumluluğunun tüketici mevzuatına göre değil TTK'nın taşıma hükümlerine göre değerlendirilmesini istemiştir.

Taşıyıcı, en yüksek özene rağmen kaçınamadığı ve sonuçlarını önleyemediği sebepleri veya TTK m. 878'de sayılan özel halleri ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir; araç arızası ise kurtuluş sebebi sayılmaz. Daire 12.10.2022 tarihli kararında, üçüncü kişinin kusurlu olduğu bir trafik kazasını taşıyıcı bakımından kendiliğinden kurtuluş sebebi saymamış, yangının nedeninin ve zararın artmasında taşıyıcının payının araştırılmasını aramıştır.

Tazminat, eşyanın teslim yer ve zamanındaki değeri üzerinden hesaplanır ve kilogram başına 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlanır; gecikmede sınır taşıma ücretinin üç katıdır. Daire 11.10.2023 tarihli kararında, önce gerçek zararın, ardından sınırın belirlenmesini ve ikisinin karşılaştırılmasını istemiştir. Sınırın kalkması ise kast veya pervasız davranışın varlığına bağlıdır.

Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.