Dieser Artikel erscheint auf Türkisch.
Taşıma Sözleşmesi, Taşıma Senedi ve Gönderenin Yükümlülükleri
Taşıma sözleşmesi, taşıyıcının eşyayı varma yerine götürüp gönderilene teslim etmeyi, gönderenin de taşıma ücretini ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir ve taşıma senedi düzenlenmeden de kurulabilir. Kanun, ambalaj, yükleme ve istif ile bilgi verme yükümlülüklerini kural olarak gönderene yükler; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi aktarılan kararlarında bu yükümlülüklerin ihlalini zararın paylaştırılmasında dikkate almıştır. Yazıda sözleşmenin kurulması, taşıma senedi, gönderenin yükümlülükleri ve tarafların hakları anlatılmaktadır.
1. Giriş
Bir fabrikanın ürettiği makinenin alıcıya ulaştırılması, bir e-ticaret gönderisinin kargo şirketine verilmesi ya da bir tır dolusu meyvenin hale taşınması, hukuken aynı sözleşme tipine dayanır: taşıma sözleşmesi. Türk Ticaret Kanunu (TTK) bu sözleşmeyi Beşinci Kitabın "Taşıma İşleri" başlıklı bölümünde, m. 850 ve devamında düzenlemiştir. Kanun, 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunundan farklı olarak karayolu taşımasına ilişkin kimi kuralları, uluslararası karayolu taşımasında uygulanan CMR Konvansiyonuna yaklaştırmıştır.
Taşıma uyuşmazlıklarında ilk akla gelen konu taşıyıcının sorumluluğudur. Ancak taşıyıcının sorumluluğunun kapsamı, gönderenin kendi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinden de etkilenebilir. Eşyanın yetersiz ambalajlanması, araca hatalı yüklenmesi ya da tehlikeli niteliğinin bildirilmemesi, taşıyıcının sorumluluğunu azaltabilir veya ortadan kaldırabilir; kimi hallerde gönderenin taşıyıcıya karşı sorumluluğunu doğurabilir.
Taşıma sözleşmesinin tarafları ve kurulması ile taşıma senedinin işlevi ve ispat gücü açıklandıktan sonra, gönderenin ambalaj, yükleme ve bilgi verme yükümlülükleri Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Taşıyıcının zıya, hasar ve gecikmeden sorumluluğu seride ayrıca Taşıyıcının Zıya, Hasar ve Gecikmeden Sorumluluğu başlığı altında ele alınmıştır.
2. Taşıma Sözleşmesi
2.1. Tanım ve taraflar
TTK m. 850'ye göre taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini ya da ikisini birlikte üstlenen kişidir; "eşya" her türlü yükü kapsar. Taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi borçlanır; buna karşılık eşya taşımasında gönderen, taşıma ücretini ödemeyi üstlenir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası taşıma işlerini ticari işletme faaliyeti olarak nitelendirir.
Eşya taşımasında üç kişi öne çıkar:
| Kişi | Konumu |
|---|---|
| Gönderen | Taşıyıcıyla sözleşmeyi yapan, eşyayı teslim eden ve ücreti borçlanan taraf |
| Taşıyıcı | Eşyayı varma yerine götürmeyi ve teslim etmeyi üstlenen taraf |
| Gönderilen (alıcı) | Sözleşmenin tarafı olmamakla birlikte eşyanın kendisine teslim edileceği kişi |
Taşıma işini yalnızca arizi olarak üstlenen kişiye de bu hükümler, uygun düştükleri ölçüde uygulanır (TTK m. 851). Deniz, demir ve hava yoluyla taşıma ile posta idaresine ilişkin özel hükümler ise saklı tutulmuştur (TTK m. 852). Taşıma birden fazla ülke arasında karayoluyla yapılıyorsa CMR Konvansiyonunun uygulanması gündeme gelir; Konvansiyonun uygulama alanı seride ayrıca CMR'nin Uygulama Alanı ve Taşımacının Sorumluluğu başlığı altında incelenmektedir.
2.2. Sözleşmenin kurulması
Taşıma sözleşmesi şekle bağlı değildir. TTK m. 856/2, sözleşmenin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleriyle kurulacağını belirtir ve eşyanın teslimine bir karine bağlar.
Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir.
Buna göre telefonla ya da yazışmayla verilen bir taşıma siparişi de sözleşmeyi kurar. Eşyanın taşıyıcıya teslim edildiğinin ispatı halinde, sözleşmenin varlığı karine olarak kabul edilir; taşıyıcı aksini ileri sürüyorsa, örneğin eşyayı yalnızca depolamak için aldığını savunuyorsa, bunu ispat etmesi beklenebilir.
2.3. Sorumluluğu kaldıran kayıtlar
TTK m. 854, Kanunun taşıyıcıya ve taşıma işleri komisyoncusuna yüklediği sorumlulukları önceden hafifleten veya kaldıran sözleşme hükümlerini geçersiz sayar. Bu kural, bu tür kayıtların genel işlem şartlarında, biletlerde, tarifelerde veya benzeri belgelerde yer alması halinde de uygulanır. Kargo gönderi belgelerinin arka yüzündeki "taşıyıcı hasardan sorumlu değildir" türünden kayıtlar bu hüküm karşısında değerlendirilir.
3. Taşıma Senedi
3.1. Düzenlenmesi ve içeriği
Taşıma senedi taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenir; üç özgün nüsha halinde hazırlanır ve gönderen tarafından imzalanır. Gönderen, taşıyıcının da senedi imzalamasını isteyebilir. Nüshalardan biri gönderende kalır, biri eşyaya eşlik eder, üçüncüsü taşıyıcıda kalır (TTK m. 856/1).
TTK m. 857, senedin içereceği kayıtları sayar: düzenlenme yeri ve tarihi, gönderenin, taşıyıcının ve gönderilenin kimlik ve adres bilgileri, eşyanın teslim alınacağı ve teslim edileceği yer, eşyanın türü, ambalajı, paket sayısı ve işaretleri, ağırlığı, taşıma süresi, taşıma ücreti, gümrük talimatları ve varsa üstü açık araçta taşıma kaydı bunlar arasındadır. Taraflar uygun gördükleri başka kayıtları da ekleyebilir.
Taşıma senedi düzenlenmemişse, gönderenin istemi üzerine taşıyıcı, eşya ve taşıma hakkında yeterli bilgileri içeren bir yük senedi imzalayıp gönderene vermek zorundadır (TTK m. 859).
3.2. İspat gücü ve çekince
Taşıma senedinin önemi, özellikle hasar uyuşmazlıklarında ortaya çıkar. İki tarafça imzalanan senet, eşyanın teslim alındığı sırada dış görünüşü bakımından iyi durumda olduğuna karine oluşturur.
(1) İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur. (2) İki tarafça imzalanan taşıma senedi, eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir; meğerki, taşıyıcı taşıma senedine haklı bir sebeple çekince koymuş olsun.
Hükmün uygulamadaki sonucu şudur: Taşıyıcı, teslim aldığı eşyanın ambalajında bir sorun ya da önceden var olan bir hasar görüyorsa, bunu senede çekince olarak yazabilir. Çekince konulmamışsa, eşyanın teslim alındığında dış görünüş itibarıyla sağlam olduğu karine olarak kabul edilir ve varma yerinde tespit edilen hasarın taşıma sırasında doğduğu sonucuna ulaşılması kolaylaşır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, aşağıda (4.2) aktarılan 2023/2429 E. sayılı kararında, teslim sırasında çekince konulduğunu ispat yükünün taşıyıcıda olduğunu belirtmiştir. Bu tespit, zararın taşıyıcının sorumluluk döneminde doğduğunun ispatından ayrı bir meseledir; Dairenin, bu ikinci konuda çekince gösterilmiş olsun veya olmasın ispat yükünü davacıya yükleyen kararları da bulunmaktadır ve bunlardan biri seride Taşımada Hasar İhbarı, Zamanaşımı ve Yetkili Mahkeme başlıklı yazıda aktarılmıştır.
Taşıyıcı, gönderen istemde bulunmuşsa ve uygun araçları varsa, eşyanın ağırlığını, miktarını veya içeriğini denetlemekle de yükümlüdür; denetleme giderlerini isteyebilir (TTK m. 858/4).
3.3. Refakat belgeleri
Gönderen, eşyanın tesliminden önce, özellikle gümrük işlemleri için gerekli resmi bilgileri taşıyıcıya vermek ve belgeleri taşıyıcının tasarrufuna bırakmak zorundadır (TTK m. 860/1). Taşıyıcı da kendisine verilen belgelerin zıyaından, hasarından veya yanlış kullanılmasından doğan zararlardan, kaçınamayacağı durumlar dışında sorumludur; ancak bu sorumluluk eşyanın zıyaı halinde ödenecek miktarla sınırlıdır (TTK m. 860/2).
4. Gönderenin Yükümlülükleri
4.1. Ambalaj ve işaretleme
Eşyanın taşınmaya elverişli biçimde hazırlanması kural olarak gönderene aittir.
Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür.
Ambalajın yeterli olup olmadığı soyut olarak değil, "kararlaştırılan taşıma" dikkate alınarak değerlendirilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli kararına konu olayda, yaklaşık 1,5 ton ağırlığındaki iki makine bir kargo şirketine teslim edilmiş ve taşıma sırasında hasar görmüştü. İlk derece mahkemesi, Dairenin önceki bozma kararına uyarak verdiği kararda, gönderenin yükleme, boşaltma ve taşıma koşullarına uygun ambalaj yapmadan makineleri teslim ettiğini, taşıyıcının ise ilk yüklemeden sonraki aşamalarda makineleri birkaç defa gelişigüzel indirip bindirdiğini kabul etmiş; hasarın yüzde 25'ini gönderene, yüzde 75'ini taşıyıcıya yüklemiştir. Daire bu kararı onamıştır:
TTK'nın 862/1 maddesi gereğince eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa gönderenin eşyayı ziya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorunda olmasına, somut olayda, kargo taşımasının gereği olarak toplanan eşyaların toplama merkezine götürülüp burada indirilerek daha büyük kamyon veya tır aracına yükleneceğini bilmesi gerekmesine rağmen taşınmak üzere ayrıştırılan makine parçalarının altına palet, üst kısmına vinç kancası takma yeri olacak şekilde ambalajlanmadığı ve ambalajın yeterli olmadığının … taşınan emtianın bilinen ağırlığı itibariyle sınırlı sorumluluk kapsamında kalmasına göre
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda, taşınan makinelerin büyük ve ağır olması nedeniyle ambalaja konulacak eşyadan sayılamayacağı, gönderenin makineleri ilk araca usulüne uygun yüklediği, hasarın ise taşıyıcının yolda yaptığı aktarma sırasında doğduğu belirtilmiş ve hasarın tamamından taşıyıcının sorumlu tutulması gerektiği savunulmuştur. Bu iki görüş, ambalaj yükümlülüğünün kapsamının eşyanın niteliğine ve taşımanın nasıl organize edildiğine göre farklı değerlendirilebileceğini göstermektedir. Kargo taşımasında eşyanın toplama merkezinde indirilip daha büyük bir araca yükleneceğinin gönderence bilinmesi gerektiği, çoğunluk görüşünde ambalajın yeterliliği değerlendirilirken dikkate alınmıştır.
4.2. Yükleme, istif ve boşaltma
TTK m. 863, yükleme ve boşaltmayı kural olarak gönderene, yüklemenin işletme güvenliğine uygunluğunu ise taşıyıcıya yükler.
(1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Hükümde iki ayrı kavram yer alır. "Taşıma güvenliği" eşyanın yolculuk boyunca zarar görmeden ulaşmasıyla, "işletme güvenliği" ise aracın trafikte güvenli biçimde hareket etmesiyle (örneğin aks yükü, ağırlık dağılımı) ilgilidir. Birinci yükümlülük gönderene, ikincisi taşıyıcıya aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 27.06.2024 tarihli kararında, taraflar arasındaki anlaşmada aksi kararlaştırılmadıkça yükleme ve istif sorumluluğunun gönderende olduğunu ve bu sorumluluğun bağlamayı da kapsadığını belirtmiş; gönderenin bu yükümlülüğe aykırılığının müterafik kusur olarak değerlendirilmesini aramıştır. Aynı kararda, eşyanın teslim alınırken önceden hasarlı olduğuna ilişkin çekince konulduğunu ispat yükünün taşıyıcıda olduğu da vurgulanmıştır:
davalının teslim alınan malın önceye dayalı hasar durumuna ilişkin teslim esnasında çekince koyduğunu ispat yükünün kendi üzerinde olmasına … Somut olaya gelindiğinde ise yükleme ve istif sorumluluğunun tarafların anlaşmasında aksi yazılmamış olması nedeniyle davacı tarafa ait olduğu … kaldı ki davacının sorumluluğu olan ambalaj ve istifin bağlama sorumluluğunu da kapsadığı tespit edilmiş olup … davacının yukarıda yazılı hüküm uyarınca somut olaydaki müterafik kusuru değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Dairenin, istif veya ilk yükleme gönderene ait olsa bile taşıyıcının bu işlemlere nezaret yükümlülüğü bulunduğunu belirten başka kararları da vardır.
TTK m. 863'teki kural emredici değildir; sözleşme, durumun gereği veya ticari teamül aksini gösterebilir. Daire, 13.05.2019 tarihli kararında, meyve ve sebze taşımasında yükleme ve istifin sektördeki teamüle göre taşıyıcı tarafından yapıldığı yönündeki itirazın araştırılmamasını bozma sebebi saymıştır. Olay 25.04.2012 tarihinde, yani 6102 sayılı TTK'nın 01.07.2012'de yürürlüğe girmesinden önce meydana gelmiştir; Daire buna karşın değerlendirmesini 6102 sayılı TTK m. 863'e dayandırmıştır:
6102 sayılı TTK’nın “Yükleme Ve Boşaltma” başlığını taşıyan 863/1 maddesi, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haizdir. … davacının iddia ettiği şekilde bir ticari teamül bulunup bulunmadığının Ticaret Odası nezdinde araştırılarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Yüklemeyi kimin yaptığı belirlenemiyorsa, sorumluluğun paylaştırılması da güçleşir. Daire, 04.03.2021 tarihli kararında, yüklemenin taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesini, yapılmamışsa taşıyıcının yüklemeye nezaret yükümlülüğünü ihmal etmesinin tam kusur olarak değil müterafik kusur olarak değerlendirilmesini istemiştir. Karar, 2007 yılında, 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu döneminde gerçekleşen bir taşımaya ilişkindir; Daire bu değerlendirmeyi belirli bir TTK maddesine dayandırmamış, uyulan bozma kararındaki ilkelere atıf yapmıştır. Bu nedenle karar, 6102 sayılı TTK m. 863'ün uygulaması olarak değil, eski Kanun dönemine ait bir değerlendirme olarak okunabilir:
uyulan bozma ilamında yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünü ihmal etmesi hususunun müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yagılama sonucunda yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmemiştir. … yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, daha sonra tarafların kusur ya da müterafik kusur durumunun ve özellikle yüklemenin gönderen ya da gönderen adına hareket eden tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekirken
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Aktarılan kararlarda, gönderenin yükleme ve istif hatası taşıyıcıyı her zaman tümüyle sorumluluktan kurtaran bir sebep olarak değil, zararın taraflar arasında paylaştırılmasında dikkate alınan bir husus olarak görülmüştür. Yükleme ve boşaltma için makul bir süre aşılırsa, taşıyıcı kendi risk alanından kaynaklanmayan beklemeler için uygun bir bekleme ücreti isteyebilir (TTK m. 863/3).
4.3. Tehlikeli eşya ve bilgi verme
Tehlikeli eşya taşınacaksa gönderen, taşıyıcıya zamanında, açık ve yazılı şekilde tehlikenin türünü ve gerekiyorsa alınacak önlemleri bildirmekle yükümlüdür (TTK m. 861/1). Taşıyıcı eşyayı teslim alırken tehlikenin türünü bilmiyorsa veya kendisine bildirim yapılmamışsa, gönderene karşı tazminat yükümlülüğü doğmaksızın eşyanın boşaltılmasını, depolanmasını, geri taşınmasını veya gerektiğinde imhasını ve bu önlemlerin giderlerini gönderenden isteyebilir (TTK m. 861/2).
Bilgi verme yükümlülüğü yalnız tehlikeli eşyayla sınırlı değildir. Belirli bir ısıda taşınması gereken soğuk zincir ürünleri gibi özel koruma isteyen eşyada, bu ihtiyacın taşıyıcıya bildirilip bildirilmediği, taşıyıcının sorumluluğunun kapsamı tartışılırken önem kazanabilir. Bu konu seride Taşıyıcının Zıya, Hasar ve Gecikmeden Sorumluluğu başlıklı yazıda anlatılmıştır.
4.4. Gönderenin kusursuz sorumluluğu
TTK m. 864, belirli hallerde gönderenin taşıyıcıya karşı kusuru olmasa da sorumlu olacağını düzenler.
(1) Gönderen, kusuru olmasa da; a) Yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden, b) Taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden, c) Tehlikeli malın bu niteliği hakkında bildirimde bulunmamaktan, d) 860 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, gerçeğe aykırılıklardan, belge ve bilgilerin yokluğundan, kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. (2) Ancak, gönderenin bu durumlarda sorumlu olduğu tazminat miktarı, gönderinin net olmayan ağırlığının her kilosu için 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır.
Bu sorumluluk sınırı, taşıyıcının zıya ve hasar halindeki sorumluluk sınırıyla (TTK m. 882) aynı ölçüdedir. Zararın doğmasında taşıyıcının davranışının da etkisi olmuşsa, bu etki tazminatın belirlenmesinde dikkate alınır (TTK m. 864/3). Gönderen tüketici ise, yani sözleşmeyi ticari veya mesleki faaliyetiyle ilgili olmayan bir amaçla yapmışsa, ancak kusuru halinde sorumlu tutulur (TTK m. 864/4-5).
5. Gönderenin ve Gönderilenin Hakları
Gönderenin yükümlülükleri yanında Kanun ona ve gönderilene bazı haklar da tanır:
| Hak | Dayanak | Özet |
|---|---|---|
| Talimat ve tasarruf | TTK m. 868 | Gönderen taşımanın durdurulmasını, eşyanın geri getirilmesini veya başka yere ya da kişiye teslimini isteyebilir; eşya teslim yerine ulaşınca bu hak gönderilene geçer. |
| Fesih | TTK m. 865 | Gönderen sözleşmeyi her zaman feshedebilir; taşıyıcı ya hesaplanan net ücreti ya da kararlaştırılan ücretin üçte birini isteyebilir. |
| Kısmi taşıma | TTK m. 866 | Eşyanın tamamı yüklenmemiş olsa da gönderenin istemi üzerine taşıyıcı yola çıkmak zorundadır. |
| Teslim isteme ve dava | TTK m. 871 | Eşya teslim yerine vardıktan sonra gönderilen teslimi isteyebilir; zıya, hasar veya gecikme halinde gönderenin sözleşmeden doğan haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen de yetkili kalmaya devam eder. |
Taşıma ücreti kural olarak eşyanın tesliminde ödenir (TTK m. 870/1). Taşıyıcının taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı bulunur (TTK m. 891). Gönderilenin TTK m. 871 uyarınca dava hakkının bulunması, hasar halinde talebin gönderen veya gönderilen tarafından ileri sürülebilmesi anlamına gelir; emtia sigortacısının sigortalısına ödeme yaptıktan sonra taşıyıcıya karşı rücu hakkı ise seride ayrıca Emtia (Nakliyat) Sigortacısının Taşıyıcıya Karşı Rücu Hakkı başlığı altında incelenmiştir.
6. Sonuç
Taşıma sözleşmesi şekle bağlı olmaksızın kurulur ve eşyanın taşıyıcıya teslimi sözleşmenin varlığına karine oluşturur. Taşıma senedi ise sözleşmenin içeriğini ve eşyanın teslim alındığı andaki durumunu gösteren temel ispat aracıdır; iki tarafça imzalanan senette çekince bulunmaması, eşyanın dış görünüş itibarıyla iyi durumda teslim alındığına karine sayılır.
Kanun, eşyanın ambalajlanmasını, işaretlenmesini, yüklenmesini, istiflenmesini ve boşaltılmasını kural olarak gönderene, yüklemenin işletme güvenliğine uygunluğunu ise taşıyıcıya yükler. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin aktarılan kararlarında gönderenin bu yükümlülüklere aykırılığı müterafik kusur olarak değerlendirilmiş, yüklemenin kim tarafından yapıldığının ve sektördeki teamülün araştırılması istenmiştir. Ambalaj yükümlülüğünün kapsamı ise eşyanın niteliğine ve kararlaştırılan taşımanın biçimine göre değişebilmektedir; 2019/4433 E. sayılı karar ve bu karara yazılan karşı oy, aynı olayın farklı biçimlerde değerlendirilebildiğini göstermektedir.
Gönderen, TTK m. 864'te sayılan hallerde kusuru olmasa da taşıyıcının zararlarından sorumludur; bu sorumluluk da kilogram başına 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır.
Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.