Skip to content

This article is published in Turkish.

Sözleşmenin Kurulması: İcap ve Kabul

Published · Last updatedUpdated 9 min read
Summary

Sözleşmenin kurulmasında irade açıklaması, icap (öneri) ve kabul kavramları, süreli ve süresiz öneri ayrımı ile sözleşmenin ne zaman kurulmuş sayılacağı.

1. Giriş

Sözleşme, özel hukukun temel kurumlarından biridir ve tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Sözleşmenin kurulması, modern hukuk sistemlerinin en önemli yapı taşlarından birini oluşturmakta; ticari hayattan günlük yaşama kadar her alanda insanlar arasındaki hukuki ilişkilerin temelini teşkil etmektedir. Roma hukukundan bu yana gelişen sözleşme teorisi, günümüzde dijitalleşme ve küreselleşmenin etkisiyle yeni boyutlar kazanmıştır.

Bu karşılıklı ve uyumlu irade açıklaması, bir tarafın önerisi (icap) ve diğer tarafın kabulü şeklinde gerçekleşir. İrade açıklaması açık veya örtülü biçimde yapılabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, sözleşmenin kurulmasına ilişkin temel ilkeleri 1-11. maddeler arasında düzenlemiştir.

TBK m. 1 İrade Açıklaması

Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.

2. İcap (Öneri)

İcap, bir kişinin sözleşme yapmak amacıyla diğer tarafa yönelttiği irade açıklamasıdır. Teknik hukuki anlamda icap, sözleşmenin kurulması sürecinde ilk adımı teşkil eder ve muhatabın kabulü halinde sözleşmenin kurulmasına yol açar. Geçerli bir icap için, öneride sözleşmenin esaslı unsurlarının belirli veya belirlenebilir olması ve önerenin bağlanma iradesinin bulunması gerekir.

2.1. İcabın Unsurları

Bir irade açıklamasının icap niteliği taşıyabilmesi için belirli unsurları içermesi gerekmektedir. Bu unsurlar, icabı icaba davetten ayıran temel kriterlerdir.

UnsurAçıklamaÖrnek
BelirlilikSözleşmenin esaslı noktaları (edim, karşı edim, taraflar) belirli veya belirlenebilir olmalı"X marka araç 500.000 TL'ye satılıktır"
Bağlanma İradesiÖnerenin, kabulü halinde sözleşmeyle bağlanma iradesi bulunmalı"Bu teklif 7 gün geçerlidir"
Yöneltilmiş Olmaİcap, belirli bir kişiye veya kamuya yöneltilmiş olmalıE-posta ile gönderilen teklif
CiddiyetÖneri şaka veya latife amacıyla yapılmamış olmalıResmi yazışma, noter ihtarı

2.2. İcaba Davet

İcaba davet (invitatio ad offerendum), sözleşmenin esaslı unsurlarını içermeyen veya bağlanma iradesi taşımayan açıklamalardır. Bu açıklamalar, karşı tarafı icapta bulunmaya davet etmekte ancak henüz bağlayıcı bir teklif niteliği taşımamaktadır. Vitrin fiyatları, kataloglar ve reklamlar genellikle icaba davet niteliğindedir. Ancak fiyat tarifeleri ile tarife gönderilmesi kural olarak icap sayılır.

DurumNitelikGerekçe
Vitrin fiyatlarıİcaba davetStok sınırlılığı, bağlanma iradesi eksik
Katalog ve broşürlerİcaba davetGenel bilgilendirme amaçlı
Genel reklamlarİcaba davetBelirsiz muhatap çevresine yönelik
Fiyat tarifeleriİcapBelirli koşullarla bağlanma iradesi mevcut (TBK m. 8)
E-ticaret sitesi ürün sayfasıTartışmalı (genellikle icap)Stok durumu, fiyat ve koşullar belirli
TBK m. 8 Fiyat Tarifeleri

Fiyatını göstererek mal sergilenmesi veya tarife, fiyat listesi ya da benzerlerinin gönderilmesi, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır.

3. Süreli ve Süresiz Öneri

İcabın bağlayıcılık süresi, sözleşmenin kurulması bakımından önem taşımaktadır. Türk Borçlar Kanunu, önerinin süreli veya süresiz olmasına göre farklı hükümler öngörmüştür.

3.1. Süreli Öneri

Kabul için süre belirleyerek sözleşme yapılmasını öneren kişi, bu sürenin sonuna kadar önerisiyle bağlıdır. Kabul açıklaması belirlenen süre içinde önerene ulaşmazsa, öneren önerisiyle bağlı olmaktan kurtulur. Süre, açıkça belirtilebileceği gibi (örneğin "Bu teklif 10 gün geçerlidir") örtülü olarak da anlaşılabilir.

TBK m. 3 Süreli Öneri

Kabul için süre belirleyerek bir sözleşme yapılmasını öneren, bu sürenin sona ermesine kadar önerisiyle bağlıdır. Kabul bu süre içinde kendisine ulaşmazsa; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur.

3.2. Süresiz Öneri - Hazır Olanlar Arasında

Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri, derhal kabul edilmezse öneren bağlılıktan kurtulur. "Derhal" kavramı, görüşmenin mahiyetine göre değişkenlik gösterebilir; karmaşık bir ticari teklifin değerlendirilmesi için makul bir düşünme süresi tanınabilir.

Telefon, video konferans veya anlık mesajlaşma araçlarıyla yapılan görüşmeler de hazır olanlar arasında yapılmış sayılır. Bu düzenleme, teknolojik gelişmelere paralel olarak 6098 sayılı TBK ile modernize edilmiştir.

TBK m. 4 Süresiz Öneri (Hazır Olanlar)

Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır.

3.3. Süresiz Öneri - Hazır Olmayanlar Arasında

Hazır olmayan bir kişiye süre belirtilmeksizin yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar önereni bağlar. Bu süre, önerinin muhatabına ulaşması, değerlendirmesi ve yanıtın önerene ulaşması için gereken makul süreyi kapsar.

İletişim AracıHazır/Hazır OlmayanBağlayıcılık Süresi
Yüz yüze görüşmeHazırGörüşme süresince
Telefon görüşmesiHazırGörüşme süresince
Video konferansHazırGörüşme süresince
Anlık mesajlaşma (aktif)HazırAktif yazışma süresince
E-postaHazır olmayanMakul yanıt süresi
Mektup/FaksHazır olmayanMakul yanıt süresi

4. Kabul

Kabul, muhatabın öneriye uygun şekilde sözleşmeyi kurmak istediğini bildiren irade açıklamasıdır. Kabul, sözleşmenin kurulması sürecini tamamlayan ve hukuki sonuç doğuran son irade açıklamasıdır. Kabulün öneriye uygun olması, yani öneriyle aynı içerikte bulunması gerekir. Değişiklik içeren kabul, yeni bir öneri sayılır (karşı icap/counter-offer).

4.1. Açık ve Örtülü Kabul

Kabul açık bir şekilde yapılabileceği gibi, örtülü şekilde de gerçekleşebilir. Örtülü kabul, tarafın davranışlarından kabul iradesinin anlaşılabildiği durumlarda söz konusu olur. Örneğin, sipariş edilen malın gönderilmesi veya hizmetin ifasına başlanması örtülü kabul niteliğindedir.

4.2. Susma Yoluyla Kabul

Kural olarak susma kabul sayılmaz; bu ilke, kişilerin iradesini açıkça beyan etmedikçe borç altına girmemesi gerektiği düşüncesine dayanır. Ancak işin niteliği veya özel durumlar açık bir reddi gerektiriyorsa, öneri uygun sürede reddedilmezse kabul edilmiş sayılır.

Susmanın kabul sayılacağı haller:

  • Taraflar arasındaki süregelen iş ilişkisi: Düzenli sipariş ilişkisinde yeni siparişe itiraz edilmemesi
  • Önceki anlaşmaya dayanan durumlar: Çerçeve sözleşme kapsamında yapılan siparişler
  • İşin niteliğinin gerektirdiği haller: Acil durumlarda reddin derhal bildirilmesi gerektiği haller
  • Ticari örf ve adet: Belirli sektörlerde yerleşik uygulamalar
TBK m. 6 Susma

Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır.

4.3. Geç Gelen ve Değişiklik İçeren Kabul

Zamanında gönderilmiş ancak geç gelen kabul beyanı konusunda TBK özel bir düzenleme içermektedir. Öneren, bu geç kalmayı kabul etmek istemiyorsa, durumu derhal muhataba bildirmek zorundadır; aksi halde sözleşme kurulmuş sayılır. Değişiklik içeren kabul ise yeni bir öneri (karşı icap) niteliğindedir.

TBK m. 5 Süresiz Öneri (Hazır Olmayanlar) ve Geç Gelen Kabul

Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar. Öneren, önerisini zamanında ulaşmış sayabilir. Zamanında gönderilen kabul, önerene geç ulaşır ve öneren onunla bağlı olmak istemezse, durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır.

5. Sözleşmenin Kurulma Anı

Sözleşmenin kurulma anı, hakların ve borçların ne zaman doğduğunun, zamanaşımının başlangıcının ve uygulanacak hukukun tespiti bakımından büyük önem taşır. Türk hukukunda sözleşmenin kurulma anı, hazır olanlar ve hazır olmayanlar arasında farklı şekilde belirlenir.

DurumKurulma AnıHukuki Dayanak
Hazır olanlar arasındaKabul beyanının açıklanması anıTBK m. 4
Hazır olmayanlar arasındaKabul haberinin önerene ulaşması anıTBK m. 11
Açık kabul gerekli değilseÖnerinin muhatabına ulaşması anıTBK m. 6

6. Esaslı Noktalarda Anlaşma

Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşmış iseler, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır. Esaslı noktalar, sözleşme tipine göre değişmekle birlikte genellikle edim, karşı edim ve tarafları kapsar. İkinci derecedeki noktalarda anlaşmazlık çıkarsa, hakim bu noktaları işin niteliğine göre belirler.

TBK m. 2 Esaslı Noktalar

Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar. Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır.

7. İcabın Geri Alınması ve Sona Ermesi

İcap, bağlayıcı olmakla birlikte belirli durumlarda geri alınabilir veya kendiliğinden sona erebilir.

7.1. İcabın Geri Alınması

Öneren, icabı geri aldığına ilişkin açıklamasının en geç icap ile birlikte muhatabına ulaşmasını sağlayarak icabını geri alabilir. Geri alma beyanı, icaptan sonra muhatabına ulaşırsa icabın bağlayıcılığı devam eder.

7.2. İcabın Sona Ermesi

İcap şu hallerde sona erer:

  • Sürenin dolması (süreli icapta)
  • Muhatabın reddi
  • Karşı icap yapılması
  • Önerenin veya muhatabın ölümü veya ehliyetini kaybetmesi
  • Sözleşme konusunun imkânsız hale gelmesi

8. Sonuç

Sözleşmenin kurulması, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarına dayanır. İcap ve kabul kavramları, sözleşmenin ne zaman ve hangi içerikle kurulduğunun belirlenmesinde temel yapı taşlarıdır. Özellikle ticari hayatta sıkça karşılaşılan uzaktan iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelerde ve e-ticaret işlemlerinde bu kavramların önemi daha da artmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu, sözleşmenin kurulmasına ilişkin modern ve esnek bir çerçeve sunmaktadır. Ancak uygulayıcıların, özellikle uluslararası işlemlerde, farklı hukuk sistemlerindeki yaklaşımları da göz önünde bulundurması gerekmektedir. Dijitalleşmenin hızlandığı günümüzde, e-ticaret platformları, akıllı sözleşmeler ve yapay zeka destekli müzakere sistemleri gibi yeni gelişmeler, sözleşmenin kurulması teorisini sürekli olarak yeniden düşünmemizi gerektirmektedir.