Estetik Ameliyatlarda Hekimin Sorumluluğu
Hekim ile hasta arasındaki ilişki kural olarak vekalet sözleşmesidir; buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararında manevi tazminat miktarı değerlendirilirken tedavi amacı taşımayan estetik ameliyat eser sözleşmesi sayılmış, sonucun garanti edildiği belirtilmiştir. 3. Hukuk Dairesinin 20.02.2025 tarihli kararında ise iddia, burun ameliyatının tedavi amaçlı kısmından kaynaklandığından vekalet hükümleri uygulanmıştır. Yazıda sözleşmenin niteliği, sonuç taahhüdü, aydınlatma ve tazminat kalemleri anlatılmaktadır.
1. Giriş
Hekimin hukuki sorumluluğunda temel kural, hekimin sonucu değil özenli davranmayı üstlenmesidir. Hastalığın tedavisinde iyileşme, hekimin kontrolünde olmayan pek çok etkene bağlı olduğundan, olumsuz bir sonuç tek başına sorumluluk doğurmaz. Estetik ameliyatlarda ise hasta ortada tedavi edilecek bir hastalık bulunmadan, görünümünde belirli bir değişiklik elde etmek amacıyla hekime başvurur. Bu fark, hekim ile hasta arasındaki sözleşmenin vekalet mi yoksa eser sözleşmesi mi olduğu tartışmasını doğurmuştur.
Sözleşmenin niteliği; hekimin neyi üstlendiğini, hangi sonuçtan sorumlu tutulacağını, hastanın hangi hakları kullanabileceğini ve uygulanacak süreleri etkiler. Aşağıda önce iki sözleşme tipi ve Yargıtay kararlarındaki yaklaşım, ardından sonuç taahhüdü, aydınlatmanın kapsamı ve tazminat kalemleri üzerinde durulmuştur. Hekimin özen borcunun genel çerçevesi seride Hekimin Hukuki Sorumluluğu: Vekalet İlişkisi ve Özen Borcu başlığı altında anlatılmıştır.
2. Hukuki Çerçeve: Vekalet ve Eser Sözleşmesi
2.1. Vekalet sözleşmesi
Türk Borçlar Kanunu (TBK) hekim ile hasta arasındaki sözleşmeyi ayrıca düzenlememiştir. Bu ilişki kural olarak vekalet hükümlerine göre değerlendirilir:
Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.
Vekalette vekil, TBK m. 506 uyarınca işi sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Aşağıda aktarılan Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli kararında, vekilin yükümlülüklerini özenle faaliyette bulunarak ifa ettiği takdirde sonucun buna rağmen elde edilememesinden sorumlu olmayacağı belirtilmiş; 3. Hukuk Dairesinin 20.02.2025 tarihli kararında da vekalet ilişkisinde sonucun taahhüt edilmediği ifade edilmiştir.
2.2. Eser sözleşmesi
Eser sözleşmesi ise belirli bir sonucun meydana getirilmesine yöneliktir:
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Eser sözleşmesinde yüklenici, TBK m. 471 uyarınca edimini sadakat ve özenle ifa etmekle yükümlüdür. Bunun yanında TBK m. 474 vd. ayıp hükümleri uyarınca yüklenici, teslim ettiği eserin ayıplı olmasından da sorumlu tutulabilir. Eser ayıplıysa işsahibi TBK m. 475'teki seçimlik haklara sahiptir:
Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
- Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
- Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
2.3. İki sözleşme tipinin karşılaştırılması
| Konu | Vekalet (TBK m. 502 vd.) | Eser (TBK m. 470 vd.) |
|---|---|---|
| Üstlenilen edim | İşin özenle görülmesi | Belirli bir sonucun meydana getirilmesi |
| Sonucun elde edilmemesi | Özen gösterilmişse kural olarak sorumluluk doğmaz | Eser ayıplıysa yüklenicinin sorumluluğu gündeme gelir |
| Hastanın başvurabileceği yollar | Özen borcuna aykırılık nedeniyle tazminat | Dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ve tazminat (TBK m. 475) |
| Bildirim yükü | Özel bir ayıp bildirimi öngörülmemiştir | Ayıbın gözden geçirilmesi ve bildirilmesi (TBK m. 474, 477) |
| Ayıptan doğan davalarda zamanaşımı | Genel hükümler | Taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde teslimden itibaren iki yıl; yüklenicinin ağır kusurunda yirmi yıl (TBK m. 478) |
Tablodaki eser sözleşmesine özgü sonuçların estetik ameliyatlara nasıl uygulanacağı, bir insan bedeni üzerinde yapılan müdahalenin klasik bir eserle aynı şekilde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu da doğurur. Aşağıda aktarılan kararlarda bu sonuçların tamamı tartışılmamış, ağırlık sözleşmenin niteliği ve tazminat üzerinde olmuştur. Zamanaşımı süreleri seride ayrıca Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası ve Zamanaşımı başlığı altında incelenmiştir.
3. Yargıtay'ın Yaklaşımı
3.1. Tedavi amacı ile estetik amaç ayrımı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli kararı bir diş hekiminin tedaviye yönelik müdahalesine ilişkindir. Kurul, hekim ile hasta arasındaki ilişkinin niteliğini açıklarken şu ayrımı aktarmıştır:
Yargıtay uygulamasında diş hekimi ile hasta arasındaki ilişki bilhassa tedaviye yönelik bir müdahale varsa esas itibariyle vekâlet sözleşmeleri hükümlerince çözümlenmiş, hekimce yapılan işlem tedaviye yönelik olmayıp estetik veya tamamen dışarıdan elde edilen bir malzeme (diş protezi gibi) ile yapılmış bir işlem ise eser sözleşmesinin varlığı kabul edilmiştir. … Vekil bu yükümlülüklerini gereği gibi, başka bir anlatımla müvekkilin menfaatine en uygun sonuca erişmek için özenle faaliyette bulunarak ifa ettiği takdirde, eser sözleşmelerinden farklı olarak, sonucun buna rağmen elde edilememesinden sorumlu olmayacaktır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Somut olayda müdahale tedavi amaçlı olduğundan vekalet hükümleri uygulanmıştır. Karar direnme üzerine ve oy birliğiyle verilmiş, direnme kararı bozulmuştur. Kararda yer alan ayrımda, sözleşmenin nitelendirilmesinde müdahalenin amacı ölçüt alınmaktadır.
3.2. Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararı: estetik ameliyat ve eser sözleşmesi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2022 tarihli kararı, 2010 yılında özel bir hastanede yapılan ve tedavi amacı taşımayan bir estetik ameliyata ilişkindir. Ameliyattan sonra enfeksiyon gelişmiş, hasta ikinci bir ameliyatla implantları çıkartmak zorunda kalmıştır. Bilirkişi raporlarında doktor ve hastanenin kusurunun bulunmadığı ve gelişen durumun ameliyatın bir komplikasyonu olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkeme ise ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu ve hastanın yeterince bilgilendirilmediğini kabul ederek tazminata hükmetmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ilk bozma kararında davalıların tüm temyiz itirazları reddedilmiş, karar yalnız manevi tazminatın az olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bu nedenle davalıların sorumluluğu Hukuk Genel Kurulu aşamasında tartışma konusu değildir; Kurulun önüne gelen uyuşmazlık, hükmedilen manevi tazminatın yeterli olup olmadığıdır. Sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi de bu değerlendirme sırasında yapılmıştır:
Somut olayda taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davacıya estetik müdahalelerde bulunulması kararlaştırılmış olup, davacı fiziki görünümündeki hoşnutsuzluk ve kaygıları nedeniyle kalçalarına silikon protez taktırmak için davalılar ile estetik amaçla anlaştığından, estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanarak sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi eser sözleşmesinin konusunu oluşturmaktadır. Burada eser sözleşmesi yapılmasının nedeni, bu sözleşmenin niteliği gereği yüklenici tarafından üstlenilen edim sonucunun da garanti edilmesinden kaynaklanmaktadır. … Başka bir şekilde ifade etmek gerekir ise; eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici üstlendiği edimin sonucunu garanti etmiş sayılmalıdır. Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin sorumluluğundadır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Karar, yerel mahkemenin Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmesi üzerine verilmiştir; Daire, davalıların temyiz itirazlarını reddetmiş, davacı yararına manevi tazminatın az olduğu gerekçesiyle kararı oy çokluğuyla bozmuştu. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Kurul görüşmeleri sırasında, bilirkişi raporlarında doktorun ameliyatı tıp kurallarına uygun gerçekleştirdiği ve kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, hastanenin kadrolu doktoru olmayan hekimden ameliyat sonrasında gözetim ve denetim beklenemeyeceği, hastanın ameliyattan sonra hastalanmasındaki sorumluluğun doktora yüklenemeyeceği ve hükmedilen manevi tazminatın yeterli olduğu görüşü ileri sürülmüş; bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Olay tarihinde 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olduğundan karar bu Kanuna dayanmakla birlikte, Kurul TBK m. 470 ve 471'e de atıf yapmıştır.
3.3. Tedavi ve estetik amacın birlikte bulunduğu ameliyatlar
Bazı ameliyatlar hem tedavi hem de estetik amaç taşıyabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.02.2025 tarihli kararı, 2018 yılında nefes alma güçlüğü şikayetinin giderilmesi ve burun şeklinin düzeltilmesi amacıyla aynı seansta yapılan bir burun ameliyatına ilişkindir. Hasta, ameliyattan sonra burnunda eğrilik oluştuğunu ve nefes alma şikayetinin geçmediğini ileri sürmüş, ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu savunmuştur. Daire şu değerlendirmeyle davanın reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onamıştır:
Sonuç olarak, davacının tedavi ve estetik amaçlarla yapılan ameliyatında hem nefes almasını engelleyen burun orta duvarındaki yamukluğa ve burun içi etlerine müdahale edildiği, hem de burun sırtındaki kemerin giderildiği ve burun ucunun düzeltildiği, davacının davaya konu iddialarının tedavi amacıyla yapılan septoplasti (burun içindeki yamukluğun düzeltilmesi) sonucunda meydana geldiği, dolayısıyla davaya konu uyuşmazlığa eser sözleşmesine değil vekalete ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, vekalet ilişkisinde sonucun taahhüt edilmediği, vekilden hedeflenen sonucun gerçekleşmesi için edimini vekil edenin menfaatlerini gözeterek özenle ifa etmesinin beklendiği
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Daire, sözleşmenin niteliğini ameliyatın bütünü üzerinden değil, davaya konu iddianın ameliyatın hangi kısmından kaynaklandığına göre belirlemiştir. Müdahalenin estetik amaç taşımadığına ilişkin rapor tespitini sorumluluğun reddinde dikkate alan başka bir Daire kararı da bulunmakla birlikte, ameliyatın kısımlarına göre ayrı nitelendirme yapılması ölçütünün yerleşik olduğunu söylemek güç olabilir. Aynı kararda Daire, aydınlatılmış onama ilişkin iddiaların iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı başladıktan sonra ileri sürüldüğünü de belirtmiştir.
Bu yaklaşımlar birlikte ele alındığında, karma nitelikteki bir ameliyatta tedavi amaçlı kısımdan kaynaklanan iddialar bakımından vekalet hükümlerinin, estetik amaçlı kısımdan kaynaklanan iddialar bakımından ise Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararındaki yaklaşımın gündeme gelebileceği değerlendirilebilir. Müdahalenin amacının belirlenmesinde hasta dosyası, muayene kayıtları ve onam formları önemlidir.
4. Sonuç Taahhüdü ve Komplikasyon
Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararında, eser sözleşmesinde yüklenicinin edimin sonucunu garanti etmiş sayılacağı belirtilmiştir. Kurul, manevi tazminatın miktarını değerlendirirken, bilirkişi raporlarında komplikasyonun doğal olarak geliştiğinin belirtilmesine rağmen şu tespiti yapmıştır:
davalıların eser sözleşmesi kapsamında edimlerini tam ve eksiksiz ifa etmeyerek ayıplı eser oluşturdukları gibi yapılan estetik müdahale ile amaçlanan sonuç taahhüdünü de gereği gibi gerçekleştiremedikleri, davacının yatarak tedavi gördüğü, sonrasında gelişen enfeksiyon nedeniyle ikinci bir operasyon geçirmek zorunda kaldığı, bu durumun davacı tarafta manevi ve ruhsal olarak çöküntüye sebebiyet verdiği, operasyon sonrası yaşadığı ağrı ve acılarından dolayı ruhî elem ve üzüntüsü hâlen devam eden davacının vücut bütünlüğünde ortaya çıkan komplikasyon ve görüntü bozukluğuna sebebiyet verilmesinin davalılara izafe edilebilecek kusurlu bir davranış olduğu anlaşılmaktadır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu kararda komplikasyon nitelendirmesi, manevi tazminatın miktarına ilişkin değerlendirmede davalıların lehine bir sonuç doğurmamıştır; davalıların sorumluluğunun Daire'nin ilk bozma kararıyla tartışma dışı kaldığı da göz önünde tutulabilir. Vekalet ilişkisinde ise komplikasyon, iyi yönetilmiş ve hasta aydınlatılmış olmak kaydıyla sorumluluğu kural olarak doğurmaz; bu ayrım seride Komplikasyon ile Tıbbi Hata Ayrımı başlığı altında anlatılmıştır.
Sonuç taahhüdünün kapsamı ise somut sözleşmeye göre belirlenebilir. "Amaca uygun güzel bir görünüm" ifadesi, kişiden kişiye değişebilen bir beğeni ölçüsünü de içerir. Taraflar arasında hangi sonucun kararlaştırıldığı; görüşme kayıtları, ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar, yazılı bilgilendirme belgeleri ve tanık beyanları gibi delillerle ortaya konulabilir. Kararlaştırılan sonuçtan sapmanın bir ayıp niteliği taşıyıp taşımadığı ve ne ölçüde önemli olduğu ise bilirkişi incelemesiyle değerlendirilebilir.
5. Aydınlatmanın Kapsamı
Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararında, eser sözleşmesi niteliğindeki estetik ameliyatlarda da komplikasyonlar bakımından aydınlatma yükümlülüğünün yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkeme de hastanın komplikasyon ve muhtemel sonuçlar hakkında yeterince bilgilendirilmediğini kabul etmişti.
Tedavi zorunluluğu bulunmayan bir müdahalede, hasta ameliyat olup olmamaya kendi beğenisi ve beklentisi doğrultusunda karar verir. Bu nedenle olası riskler, komplikasyonlar, ek ameliyat ihtimali ve elde edilebilecek görünümün sınırları hakkındaki bilginin, hastanın kararı bakımından ayrı bir önem taşıdığı değerlendirilebilir. Hasta Hakları Yönetmeliğinin bilgilendirmenin kapsamına ilişkin hükmü de muhtemel komplikasyonları hastaya verilecek bilgiler arasında saymaktadır; Yargıtay kararlarında bu hükme yapılan atıf seride Aydınlatma Yükümlülüğü ve Hastanın Rızası başlıklı yazıda aktarılmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28.04.2025 tarihli kararı, 2017 yılında yapılan bir burun ameliyatına ilişkindir; davacının anlatımına göre ameliyat hem burun kemerinin düzeltilmesi hem de nefes alma güçlüğünün giderilmesi amacını taşımaktadır. Ameliyattan sonra kullanılan dikiş malzemesine karşı reaksiyon gelişmiş ve ikinci bir ameliyat yapılmıştır. İlk derece mahkemesinin esas aldığı raporlara göre onam formunda bu durumların ameliyat sonrasında görülebileceği ve ikinci bir ameliyatla düzeltilmesi gerekebileceği anlatılmış, hasta da önerilen kontrollere gelmemiştir. Daire davanın reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onamıştır:
Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkinidir. … meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine, aydınlatılmış onam formunda davacının geçirdiği operasyon sonucunda oluşabilecek komplikasyonların detaylı şekilde belirtilmiş olmasına, hastane veya doktora sorumluluk yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Karar, ameliyata özgü ve ayrıntılı bir onam formunun ispat bakımından taşıdığı önemi göstermektedir. Daire uyuşmazlığı vekalet ilişkisi olarak nitelendirmiştir; ameliyatın kısmen estetik amaç taşımasının sözleşmenin niteliğine etkisi kararda ayrıca tartışılmamıştır. Aydınlatmanın içeriği, şekli ve ispat yükü seride Aydınlatma Yükümlülüğü ve Hastanın Rızası başlığı altında anlatılmıştır.
6. Tazminat Kalemleri
6.1. Maddi tazminat
Estetik ameliyattan doğan zararda hasta, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Sözleşme eser sözleşmesi olarak nitelendirilirse TBK m. 475'teki dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım hakları da gündeme gelebilir; işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Bedensel zarar bakımından TBK m. 54, tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları sayar. TBK m. 114/2 uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin bu hükümler sözleşmeye aykırılık hallerine de kıyas yoluyla uygulanır. Estetik ameliyat uyuşmazlıklarında ödenen ameliyat bedeli, düzeltme ameliyatı ve tedavi giderleri ile iyileşme süresince uğranılan kazanç kaybı bu kalemler arasında değerlendirilebilir. Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararına konu davada da hasta; ameliyat, ilaç ve hastane masraflarını, çalışamadığı dönemdeki kazanç kaybını ve eski haline dönmek için yapılacak tedavi giderlerini talep etmiştir. Görünümün kişinin meslek yaşamıyla bağlantılı olduğu hallerde, ekonomik geleceğin sarsılması da tartışma konusu olabilir.
6.2. Manevi tazminat
Bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde manevi tazminat TBK m. 56'ya dayanır:
Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararında manevi tazminatın miktarı belirlenirken olayın gelişim biçimi, hastanın yatarak tedavi gördüğü süre, ikinci bir ameliyat geçirmek zorunda kalması, ruhsal etkiler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınmış; hükmedilen tutar az bulunmuştur. Kurul ayrıca, salt sözleşmeye aykırılığın manevi tazminat için yeterli olmadığını, aykırılığın aynı zamanda kişilik haklarını zedelemesinin arandığını belirtmiştir.
7. Sonuç
Hekim ile hasta arasındaki ilişki kural olarak vekalet sözleşmesidir ve hekim sonucu değil özenli davranmayı üstlenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021 tarihli kararında, diş hekimliğine ilişkin Yargıtay uygulamasında tedaviye yönelik olmayan estetik işlemlerde eser sözleşmesinin kabul edildiği aktarılmıştır. Kurulun 2022 tarihli kararında ise, davalıların sorumluluğu Daire'nin ilk bozma kararıyla tartışma dışı kaldıktan sonra manevi tazminatın miktarı değerlendirilirken, tedavi amacı taşımayan bir estetik ameliyat eser sözleşmesi olarak nitelendirilmiş, yüklenici hekimin sonucu garanti etmiş sayılacağı ve komplikasyonlarda aydınlatma ile komplikasyon yönetiminin de ona ait olduğu belirtilmiştir. Bu karar direnme üzerine ve oy çokluğuyla verilmiştir; karşı görüş, raporlarda kusur tespit edilmediğini ve hükmedilen manevi tazminatın yeterli olduğunu savunmuştur.
Tedavi ve estetik amacın birlikte bulunduğu ameliyatlarda Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında, davaya konu iddia ameliyatın tedavi amaçlı kısmından kaynaklandığı için vekalet hükümleri uygulanmıştır. Daire'nin bir başka 2025 tarihli kararında ise ameliyata özgü komplikasyonların onam formunda ayrıntılı olarak belirtilmiş olması, sorumluluğun reddinde dikkate alınmıştır.
Sözleşmenin niteliği, hastanın kullanabileceği hakları, ayıp bildirimi ve zamanaşımı gibi sonuçları da etkileyebilir. Tazminat kalemleri bakımından tedavi ve düzeltme giderleri, kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması ve TBK m. 56 uyarınca manevi tazminat gündeme gelebilir.
Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.