İçeriğe geç

Taşıma İşleri Komisyoncusunun Sorumluluğu

Yayın 13 dk okuma
Özet

Taşıma işleri komisyoncusu eşyayı bizzat taşımayı değil, taşıtmayı üstlenir; zilyetliğindeki eşyanın zıya ve hasarından ise taşıyıcıya ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanmasıyla sorumludur. Kesin ücret, taşımayı bizzat üstlenme ve toplama yük hallerinde komisyoncu taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine sahip olur; Yargıtay kararlarında sıfatın belirlenmesinde fatura içeriği ve tarafların iddiaları dikkate alınmıştır. Yazıda komisyoncunun borçları, sorumluluğu ve zamanaşımı anlatılmaktadır.

1. Giriş

Bir ihracatçı, ürününü yurt dışındaki alıcıya ulaştırmak için kamyon sahibiyle değil, taşımayı baştan sona organize eden bir lojistik şirketiyle anlaşabilir. Bu şirket aracı ve güzergahı seçer, taşıyıcıyla sözleşme yapar, gümrük işlemlerini takip eder, kimi zaman sigortayı da ayarlar. Ticari hayatta "forwarder" diye anılan bu faaliyet, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 917 ile m. 930 arasında "taşıma işleri komisyonculuğu" adıyla düzenlenmiştir.

Komisyoncunun hukuki durumu, taşıyıcınınkinden farklıdır. Taşıyıcı eşyayı varma yerine götürmeyi üstlenirken, komisyoncu eşyayı taşıtmayı, yani taşımanın örgütlenmesini üstlenir. Bu fark sorumluluğun kapsamını değiştirir: Komisyoncu kural olarak eşyanın kendi zilyetliğinde bulunduğu süre için taşıyıcı gibi, bunun dışında ise yalnız organizasyon borçlarını ihlal etmesi halinde sorumludur. Ancak Kanun bazı hallerde komisyoncuyu taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine sahip saymaktadır; bu nedenle uyuşmazlıklarda davalının sıfatı ayrı bir tartışma konusu olabilir.

Taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin genel kurallar seride Taşıyıcının Zıya, Hasar ve Gecikmeden Sorumluluğu, fiili taşıyıcı ve alt taşıyıcının durumu ise Fiili Taşıyıcı, Alt Taşıyıcı ve Ardışık Taşıma başlığı altında ele alınmıştır.

2. Sözleşmenin Niteliği ve Komisyoncunun Borçları

2.1. Tanım ve uygulanacak hükümler

TTK m. 917 Tanım

(1) Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncu eşya taşıtmayı üstlenir. Bu sözleşme ile gönderen, kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına girer. (2) Taşıma işleri komisyonculuğu bir ticari işletme faaliyetidir. (3) Bu Kısımdaki özel hükümler saklı kalmak üzere, komisyonculuk sözleşmesi ve eşyanın taşınmasına ait konularda taşıma sözleşmesine ilişkin hükümler taşıma işleri komisyonculuğuna da uygulanır.

Hüküm üç katmanlı bir uygulama sırası kurar. Önce TTK m. 917 ile m. 930 arasındaki özel hükümler uygulanır. Bunlarda hüküm bulunmayan konularda komisyonculuk sözleşmesine ilişkin genel hükümlere, eşyanın taşınmasına ait konularda ise taşıma sözleşmesine ilişkin hükümlere başvurulur. Örneğin komisyoncunun ücretinin ne zaman muaccel olacağı özel olarak düzenlenmiştir: Ücret, eşyanın taşıyıcıya teslimi üzerine ödenir (TTK m. 920).

2.2. Eşyanın taşıtılması borcu

Komisyoncunun asıl borcu, taşımanın örgütlenmesidir. Kanun bu borcun içeriğini örnekleyerek saymıştır:

TTK m. 918 Eşyanın taşıtılması

(1) Eşyanın taşıtılması borcu, taşıma işinin örgütlenmesini ve özellikle; a) Taşıma araçlarını ve taşıma yolunu belirlemek, b) Taşıma işini fiilen gerçekleştirecek taşıyıcıyı ve taşıyıcıları seçmek, eşyanın taşıtılması için gereken taşıma, ardiye ve taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmelerini yapmak, c) Taşıyıcıya ve taşıyıcılara gerekli bilgi ve talimatları vermek, d) Gönderenin tazminat haklarını teminat altına almak, yükümlülüklerini kapsar. (2) Komisyoncunun yükümlülüklerinin kapsamına ayrıca, taşımaya ilişkin olarak kararlaştırılmış olan eşyanın sigortalanması, ambalajlanması, işaretlenmesi ve gümrüklenmesi gibi başkaca edimlerin yerine getirilmesi de girer. Aksi öngörülmedikçe, komisyoncu, sadece bu edimlerin yerine getirilmesi için gereken sözleşmeleri yapmakla yükümlüdür. … (4) Taşıma işleri komisyoncusu edimlerini yerine getirirken, gönderenin menfaatlerini gözetmekle ve onun talimatlarına uymakla yükümlüdür.

Birinci fıkradaki borçlar, sözleşmede ayrıca yazılmasa da komisyoncunun edimine dahildir. İkinci fıkradaki sigorta, ambalaj, işaretleme ve gümrükleme gibi edimler ise ancak "kararlaştırılmış" olmaları halinde komisyoncunun yükümlülüğü haline gelir; bu durumda da komisyoncu, aksi öngörülmedikçe bu işleri bizzat yapmakla değil, bunlar için gereken sözleşmeleri yapmakla yükümlüdür. Örneğin eşyanın sigortalanması kararlaştırılmışsa komisyoncunun yükümlülüğü, kural olarak uygun bir sigorta sözleşmesinin yapılmasını sağlamaktır.

Komisyoncu gerekli sözleşmeleri kendi adına veya, böyle bir yetki almışsa, gönderen adına yapar (TTK m. 918/3). Kendi adına yaptığı sözleşmelerden doğan alacakları gönderen, ancak komisyoncu tarafından kendisine devredildikten sonra ileri sürebilir (TTK m. 922). Bu nedenle taşıyıcıya karşı doğrudan dava açmayı düşünen gönderen bakımından, komisyoncu ile taşıyıcı arasındaki sözleşmenin kimin adına yapıldığı önem taşıyabilir.

2.3. Gönderenin yükümlülükleri

Gönderen, gerektiğinde eşyayı ambalajlamak ve işaretlemek, gerekli belgeleri sağlamak ve komisyoncuya edimlerini yerine getirebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür; yük tehlikeli bir eşya ise tehlikenin niteliğini ve alınacak önlemleri yazılı olarak ve zamanında bildirir (TTK m. 919/1). Yetersiz ambalaj ve işaretleme, tehlike hakkında yetersiz bilgi ve resmi işlemler için gerekli belgelerdeki eksiklikten doğan gider ve zararlardan gönderen, kusuru bulunmasa bile sorumludur (TTK m. 919/2). Aynı fıkranın son cümlesiyle TTK m. 864'ün ikinci ila beşinci fıkraları da uygulanır; buna göre gönderenin bu sorumluluğu kilogram başına 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır, zararın doğmasında karşı tarafın davranışının etkisi dikkate alınır ve gönderen tüketici ise ancak kusuru halinde sorumlu tutulur. Komisyoncu ise sözleşmeden doğan bütün alacakları için eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir (TTK m. 923).

3. Komisyoncu mu, Taşıyıcı mı?

3.1. Komisyoncunun taşıyıcı sayıldığı haller

Kanun, üç durumda komisyoncuyu taşımaya ilişkin olarak taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine sahip saymaktadır:

HalDayanakSonuç
Ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel (kesin ücret) kararlaştırılmasıTTK m. 921Komisyoncu taşımaya ilişkin olarak taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine sahip olur
Komisyoncunun taşımayı bizzat üstlenmesiTTK m. 926Taşımadan doğan haklar ve yükümlülükler yönünden taşıyıcı sayılır; olağan taşıma ücretini de isteyebilir
Eşyanın başka gönderenlerin eşyasıyla birlikte toplama yük olarak taşıtılmasıTTK m. 927Toplama yükün taşınması konusunda taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine sahip olur

Bu hallerde komisyoncunun sorumluluğu, TTK m. 875 ve devamındaki taşıyıcı sorumluluğuna göre değerlendirilir. Ticari hayatta lojistik şirketlerinin taşıma bedeli de dahil tek bir fiyat vermesi, faturada "navlun" kalemine yer vermesi veya taşıma senedinde taşıyıcı olarak görünmesi, bu hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasını gündeme getirebilir.

3.2. Navlun faturası ve taşıyıcı sıfatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.05.2018 tarihli kararı, mülga 6762 sayılı Kanun döneminde gerçekleşen bir havayolu taşımasına ilişkindir. Davacı, taşıma işleri komisyoncusu olduğunu ve taşımayı fiilen başka bir şirketin yaptığını ileri sürerek ücret istemiş; davalı ise davacının taşıyıcı olduğunu ve eşyada oluşan hasardan sorumlu bulunduğunu savunmuştur. Daire, davacının komisyoncu kabul edilmesini bozma sebebi saymıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/10995, K. 2018/4114, T. 30.05.2018

6762 sayılı TTK 814/1. maddesine göre, aksine mukavele olmadığı takdirde komisyoncu eşyayı kendi vasıta ve adamları ile taşıyabileceği gibi kendi yerine geçen taşıyıcılara da taşıtabilir. Bu halde komisyoncu taşıyıcı sayılır. … dosya içerisinde bulunan faturaya göre davacı, davalıdan ithalat, ordino ve navlun ücreti talep etmiştir. Davacının taşıma işini bizzat yapacağı yönünde aksine bir anlaşma bulunmayıp yukarıda ifade edilen yasal düzenleme gereği davacı eşyayı kendi yerine geçen başka bir taşıyıcıya taşıtmış olsa da, taşıyıcı sayılacağından kaideten hasardan sorumlu olacağının kabulüyle bir değerlendirme yapılması gerekirken

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Kararın dayandığı 6762 sayılı Kanun m. 814/1'in TTK'daki karşılığı kısmen m. 926'dadır: Komisyoncu taşımayı bizzat üstlenirse taşımadan doğan haklar ve yükümlülükler yönünden taşıyıcı sayılır. Ancak m. 926'nın lafzı taşımanın bizzat üstlenilmesini esas almaktadır; eşyanın başka bir taşıyıcıya taşıtıldığı hallerde ise yukarıdaki tabloda gösterilen m. 921 (kesin ücret) ve m. 927 (toplama yük) gündeme gelebilir. Bununla birlikte kararda dikkate alınan olgu, yani komisyoncunun gönderene navlun dahil bir fatura düzenlemesi, TTK döneminde de m. 921'deki kesin ücret değerlendirmesinde bir veri olarak gündeme gelebilir.

3.3. Organizasyonu üstlenen ile aracın sürücüsü

Daire'nin 27.06.2018 tarihli kararına konu olayda, davacı taşıma işi için davalılardan biriyle anlaşmış, bu davalı yükü kamyon sürücüsü olan diğer davalıya teslim ettirmiş ve yük çalınmıştı. Taşıma, mülga 6762 sayılı Kanun döneminde, 2012 yılının Mayıs ayında gerçekleşmiştir. İlk davalı, taşıma işleri komisyoncusu olduğunu ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştu. Daire kararı ilk davalı yararına bozmuştur; bozma sebebi, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun m. 787 uyarınca asıl ve alt taşıyıcının müteselsil sorumluluğunun bulunmaması ve davacıya davasını hangi taşıyıcıya karşı sürdüreceğine ilişkin tercih hakkının sorulmamasıdır. Davalıların sıfatı ise gerekçede şöyle tespit edilmiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/13451, K. 2018/4894, T. 27.06.2018

Somut olayda, davalı ...’un diğer davalı ... ile taşıma amacıyla yükün alınarak davacının adresine teslim edilmesi konusunda anlaştığı … Dava konusu olayda davalı ...üst taşıyıcı, davalı ... alt taşıyıcı konumundadır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

TTK döneminde ise asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludur (TTK m. 888/3); kararın davanın yöneltilmesine ilişkin kısmı bu farklılık gözetilerek değerlendirilebilir. Gerekçede ilk davalının komisyoncu savunması ayrıca tartışılmamış, ancak yükün alınarak davacının adresine teslim edilmesi konusunda anlaşan bu davalı üst taşıyıcı olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelendirme, "komisyoncuyum" savunmasının tek başına yeterli görülmediği şeklinde değerlendirilebilir.

3.4. Sıfat iddiasının ne zaman ileri sürüldüğü

Sıfat tartışması, yalnız maddi hukuku değil usul hukukunu da ilgilendirebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli kararı, CFR teslim şekliyle yapılan uluslararası bir satımda, malların taşındığı gemiye yolda el konulması üzerine alıcının ödediği bedeli satıcıdan istediği bir davaya ilişkindir. 11. Hukuk Dairesi satıcının sorumluluğunu kabul ederek kararı bozmuş, Bölge Adliye Mahkemesi direnmiş; Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır. Kurul, satıcının taşıyıcı veya komisyoncu olarak sorumlu tutulması yönündeki değerlendirmeye ilişkin olarak şunu belirtmiştir:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/629, K. 2025/723, T. 19.11.2025

Davacı taraf da dava dilekçesinde CFR açıklaması içeren proforma faturaya dayanmış ve satın alınan malın aralarındaki anlaşmaya rağmen "gönderilmediğini" ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi aşamasına kadar davalının taşıyan yahut taşıma komisyoncusu olduğu yönünde herhangi bir iddiada bulunulmamış, tam tersini ispat için davalı tarafça CFR ile taşıtan konumunda olduğuna dair deliller dosyaya sunulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Kurulda bir görüş, davalının taşıma işlerini organize ederek bir anlamda taşıma komisyoncusu olarak faaliyet gösterdiğini, navlun bedelini alıcıya yansıttığını ve konişmentoda "shipper" olarak yer aldığını, bu nedenle sorumluluğunun taşıyanın sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş; bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Karar, sıfata ilişkin iddianın dilekçeler aşamasında ileri sürülüp sürülmediğinin ve sunulan belgelerin (fatura, konişmento, yazışmalar) davalının konumunu nasıl gösterdiğinin sonucu etkileyebildiğini göstermektedir.

4. Komisyoncunun Sorumluluğu

4.1. Zilyetlikteki eşya ve organizasyon kusuru

Komisyoncunun sorumluluğu iki ayrı alana bölünmüştür:

TTK m. 928 Komisyoncunun sorumluluğu

(1) Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından sorumludur. 876 ilâ 878 inci, 880 ve 881 inci maddeler ile, 882 nci maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ve 883 üncü, 885 ilâ 887 nci maddeler kıyas yoluyla uygulanır. (2) Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan malın zıyaından veya hasarından kaynaklanmayan bir zarardan sadece 918 inci madde uyarınca kendisine düşen bir yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde sorumludur. Tedbirli bir tacirin göstereceği özene rağmen zarar önlenemeyecek ise komisyoncu sorumluluktan kurtulur. (3) Zararın oluşmasına, gönderenin bir davranışı veya eşyanın özel bir ayıbı da sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.

Birinci fıkra, eşyanın komisyoncunun zilyetliğinde bulunduğu süreyi, örneğin komisyoncunun deposunda bekletildiği veya aktarma için teslim alındığı aşamayı kapsar. Bu süre içinde komisyoncu, taşıyıcıya ilişkin kurtuluş hallerinden (TTK m. 876-878), tazminatın değer üzerinden hesabından (TTK m. 880-881) ve kilogram başına sınırdan (TTK m. 882/1, 2, 4) yararlanır. Gecikmeye ilişkin sınırı düzenleyen m. 882/3 ise yollamanın dışında bırakılmıştır.

İkinci fıkra, eşya komisyoncunun elinde değilken doğan zararları düzenler. Bu alanda sorumluluk, TTK m. 918'deki organizasyon borçlarından birinin ihlaline bağlıdır: uygun olmayan araç veya güzergah seçimi, özensiz taşıyıcı seçimi, taşıyıcıya eksik talimat verilmesi ya da kararlaştırılan sigortanın yaptırılmaması gibi. Komisyoncu, tedbirli bir tacirin özenini gösterdiği halde zararın önlenemeyeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının tabi olduğu "en yüksek özen" ölçütüne (TTK m. 876) göre bu ölçüt, komisyoncu lehine daha esnek bir ölçüt olarak değerlendirilebilir.

4.2. Yardımcılar ve sınırsız sorumluluk

Komisyoncu, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m. 929). Hükmün kapsamı, özellikle komisyoncunun seçtiği taşıyıcıların bu kişiler arasında sayılıp sayılmayacağı bakımından tartışılabilir; TTK m. 928/2'nin komisyoncunun zilyetliği dışındaki zararlarda sorumluluğu m. 918'deki yükümlülüklerin ihlaline bağlamış olması, bu tartışmada dikkate alınabilecek bir husustur.

TTK m. 928/1, komisyoncunun zilyetliğinde bulunan eşyanın zıya ve hasarı bakımından m. 886'yı da yollama kapsamına almıştır. Bu yollama m. 928/2'deki organizasyon kusuruna dayanan sorumluluğu kapsamaz. Buna göre zilyetlikteki eşyanın zıya veya hasarında, zararın komisyoncunun kastından veya pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalinden doğduğu ispat edilirse, komisyoncu sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Sınırsız sorumluluğun şartları seride Kast ve Pervasız Davranış: Taşıyıcının Sınırsız Sorumluluğu başlığı altında ayrıca incelenmektedir.

4.3. Sonraki komisyoncu ve halefiyet

Taşımaya birden fazla komisyoncu katılabilir. Eşyayı teslim edecek olan sonraki komisyoncu hakkında, birden çok taşıyıcı bulunması halinde son taşıyıcının önceki taşıyıcıların alacaklarını tahsil etmesini ve hapis hakkını düzenleyen TTK m. 892 kıyasen uygulanır (TTK m. 924). Sonraki komisyoncu, önceki taşıyıcı veya komisyoncunun alacaklarını öderse, bunların istem ve hapis hakları kendisine geçer (TTK m. 925). Bu halefiyet, önceki taşıyıcı veya komisyoncunun alacaklarının sonraki komisyoncu tarafından ödenmesiyle kanun gereği doğar ve emtia sigortacısının TTK m. 1472'ye dayanan halefiyetinden ayrı bir kurumdur.

5. Zamanaşımı

TTK m. 930 Zamanaşımı

(1) Bu Kısımda yer alan hükümlerden doğan istemler ve haklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Zamanaşımının başlangıcı, zamanaşımına uğramış bir istem veya hakkın def’i olarak ileri sürülebilmesi bakımından ve zararın taşıma işleri komisyoncusunun kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden doğması hâlinde 855 inci madde hükümleri uygulanır.

Süre, taşıyıcıya karşı istemlerde olduğu gibi bir yıldır. Başlangıç bakımından TTK m. 855'e yapılan yollama nedeniyle süre, kural olarak eşyanın gönderilene teslimiyle, tam zıyada ise eşyanın teslim edilmesi gereken tarihte başlar (TTK m. 855/2). Zararın kast veya pervasız davranıştan doğması halinde ise TTK m. 855/5'teki üç yıllık süre gündeme gelebilir. Süre ve bildirimlere ilişkin ayrıntılar seride Taşımada Hasar İhbarı, Zamanaşımı ve Yetkili Mahkeme başlığı altında anlatılmıştır.

6. Sonuç

Taşıma işleri komisyoncusu, eşyayı taşımayı değil taşıtmayı üstlenir. Asıl borcu, araç ve güzergahın belirlenmesi, taşıyıcının seçilmesi, gerekli talimatların verilmesi ve gönderenin tazminat haklarının teminat altına alınmasıdır; sigorta, ambalaj ve gümrükleme gibi edimler ancak kararlaştırılmışsa bu borca dahil olur.

Komisyoncu, zilyetliğindeki eşyanın zıya ve hasarından taşıyıcıya ilişkin kurtuluş halleri ve sınırlar kıyasen uygulanarak sorumludur. Eşya elinde değilken doğan zararlardan ise ancak TTK m. 918'deki yükümlülüklerden birini ihlal etmişse sorumlu olur ve tedbirli bir tacirin özenine rağmen zararın önlenemeyeceğini ispat ederek kurtulabilir. Kesin ücret, taşımayı bizzat üstlenme ve toplama yük hallerinde ise taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine sahip olur.

Aktarılan kararlarda, bir tarafın kendini "komisyoncu" olarak nitelendirmesi ya da bu sıfatın ona yüklenmesi tek başına belirleyici görülmemiştir. Mülga 6762 sayılı Kanun dönemine ait iki kararda navlun faturası ve taraflar arasındaki anlaşmanın içeriği; Hukuk Genel Kurulu kararında ise CFR teslim şekli, davalının taşıtan konumunu gösteren deliller ve sıfat iddiasının yargılamanın hangi aşamasında ileri sürüldüğü sonuca etkili olmuştur. Komisyonculuktan doğan istemler bir yıllık zamanaşımına tabidir.

Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.