1. Giriş
Tek kişilik limited şirket (Tek Ortaklı Ltd. Şti.), bireysel girişimciler için sınırlı sorumluluk koruması sunan en erişilebilir şirket yapısıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen bu imkân, gerçek veya tüzel kişilerin tek başlarına sermaye şirketi kurabilmelerine olanak tanımaktadır. Mülga 6762 sayılı eski Ticaret Kanunu döneminde limited şirketin kurulabilmesi için en az iki ortak aranırken, yeni kanun bu zorunluluğu kaldırarak bireysel girişimciliğin önündeki en önemli engellerden birini ortadan kaldırmıştır. Düşük sermaye gereksinimi ve basit yönetim yapısıyla, özellikle serbest meslek erbabı, küçük işletme sahipleri ve dijital girişimciler için uygun bir tercih olan tek ortaklı limited şirket, aynı zamanda tüzel kişilik koruması sayesinde girişimcinin kişisel malvarlığını ticari risklerden ayırma imkânı sunmaktadır.
İngiliz Hukuku (Single Member Ltd): Tek üyeli private limited company yaygın ve tercih edilen yapıdır. Asgari sermaye şartı yoktur. Online tescil 24 saatte tamamlanabilir.
Fransız Hukuku (EURL): "Entreprise unipersonnelle à responsabilité limitée" tek kişilik SARL versiyonudur. Asgari sermaye kaldırılmıştır. Tek ortak aynı zamanda müdür olabilir.
ABD Hukuku (Single-Member LLC): Tek üyeli LLC son derece yaygındır. "Disregarded entity" olarak vergilendirilebilir (pass-through taxation). Operating agreement zorunlu değildir ancak yaygın olarak tercih edilmektedir.
2. Yasal Dayanak
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 573. maddesi, limited şirketin bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilmesine açıkça olanak tanımıştır. Bu düzenleme, Avrupa Birliği'nin 2009/102/EC sayılı Tek Ortaklı Sermaye Şirketi Direktifi ile de uyumlu olarak, küçük ve orta ölçekli işletmeler için bireysel girişimciliği teşvik eden önemli bir yeniliktir. Kanun koyucu, tek kişilik sermaye şirketine izin vererek, girişimcilerin şahıs şirketi kurmak ya da fiktif ortak bulmak zorunda kalmaksızın, doğrudan tüzel kişilik korumasından yararlanabilmelerini amaçlamıştır. Böylece uygulamada sıklıkla karşılaşılan, yüzde bir gibi sembolik paylarla ortak gösterme ihtiyacı da ortadan kalkmıştır.
3. Tek Ortaklı Limited Şirket Avantajları
Tek kişilik limited şirket, bireysel girişimcilere birçok önemli avantaj sunmaktadır. Bu avantajlar, şirket türü seçiminde limited şirketi özellikle küçük ölçekli faaliyetler için öne çıkaran unsurlardır.
Düşük sermaye gereksinimi: Limited şirket için aranan asgari esas sermaye tutarı 50.000 TL olup, bu miktar anonim şirket için aranan 250.000 TL'nin beşte biridir. Bu durum, sınırlı başlangıç sermayesi ile faaliyete geçmek isteyen girişimciler için önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca TTK m. 585 uyarınca, nakden taahhüt edilen payların en az dörtte birinin tescilden önce ödenmesi şartı limited şirketlerde uygulanmaz; sermayenin tamamı tescili izleyen yirmi dört ay içinde ödenebilir.
Basit yönetim yapısı ve hızlı karar alma: Tek ortaklı limited şirkette yönetim kurulu oluşturma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ortak aynı zamanda müdür sıfatıyla şirketin yönetim ve temsilini tek başına üstlenebilir. Genel kurul toplantısı yapılmasına gerek olmaksızın, ortağın yazılı kararları genel kurul kararı niteliğinde kabul edilir. Bu durum, karar alma süreçlerini hızlandırarak şirketin piyasa koşullarına daha çevik bir şekilde uyum sağlamasına olanak tanır.
Sınırlı sorumluluk koruması: Limited şirket ortağı, kural olarak yalnızca taahhüt ettiği esas sermaye payı kadar sorumludur. Ortağın kişisel malvarlığı, şirketin ticari borçlarından ayrı tutulmaktadır. Ancak bu korumanın mutlak olmadığını belirtmek gerekir: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca, kamu borçlarında ortağın sermaye payı oranında ikincil sorumluluğu bulunmaktadır.
Daha az formalite ve denetim kolaylığı: Anonim şirketlere kıyasla limited şirketlerde idari yük önemli ölçüde hafiftir. Bağımsız denetime tabi olmayan limited şirketlerde denetçi atanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca anonim şirketlerdeki gibi yönetim kurulu tutanakları, pay defteri gibi ek defter tutma yükümlülükleri de daha sınırlıdır. Bu durum, özellikle küçük ölçekli işletmeler için hem zaman hem de maliyet tasarrufu anlamına gelmektedir.
4. Anonim Şirketle Karşılaştırma
Tek kişilik limited şirket ile tek kişilik anonim şirket arasındaki temel farklar, sermaye yapısı, yönetim organları, pay devri usulü ve sermaye piyasasına erişim gibi kritik konularda ortaya çıkmaktadır. Girişimcinin ihtiyaç ve hedeflerine göre doğru şirket türünü seçebilmesi için bu farkların detaylı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Aşağıdaki tablo, iki şirket türü arasındaki temel farklılıkları karşılaştırmalı olarak ortaya koymaktadır:
| Kriter | Tek Ortaklı Limited Şirket | Tek Ortaklı A.Ş. |
|---|---|---|
| Asgari Sermaye | 50.000 TL | 250.000 TL |
| Yönetim Organı | Müdür (ortak olmalı) | Yönetim Kurulu (ortak olması şart değil) |
| Pay Devri | Noter + Genel Kurul onayı | Nama yazılı: Ciro + Teslim |
| Halka Açılma | Mümkün değil | Mümkün |
| Tahvil İhracı | Mümkün değil | Mümkün |
| Kurumsal İmaj | Orta | Yüksek |
| Kuruluş Maliyeti | Düşük | Yüksek |
| İdari Yük | Düşük | Orta-Yüksek |
4.1. Sermaye Farkı
Limited şirket için aranan asgari esas sermaye tutarı 50.000 TL iken, anonim şirket için bu tutar 250.000 TL'dir. Bu beş kat fark, sınırlı başlangıç sermayesiyle iş kurmak isteyen girişimciler açısından limited şirketi açık bir şekilde daha erişilebilir kılmaktadır. Öte yandan, kuruluşta nakdi sermayenin en az dörtte birinin ödenmesi zorunluluğu yalnızca anonim şirketler için geçerlidir; limited şirketlerde bu şart uygulanmaz (TTK m. 585) ve sermayenin tamamı tescili izleyen yirmi dört ay içinde ödenebilir. Kayıtlı sermaye sistemini benimseme imkânı yalnızca anonim şirketlere tanınmış olduğundan, limited şirketlerin esas sermayesini artırabilmesi için her defasında ana sözleşme değişikliği yapılması gerekmektedir.
Not: 24.11.2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (RG: 25.11.2023/32380) ile bu tutar 01.01.2024'ten itibaren 50.000 TL olarak uygulanmaktadır.
4.2. Pay Devri Farkı
Limited şirkette esas sermaye payının devri, TTK m. 595 uyarınca noter huzurunda yapılması gereken yazılı bir sözleşme ile gerçekleşmekte ve kural olarak ortaklar genel kurulunun onayını gerektirmektedir. Bu çifte formalite şartı, limited şirket paylarının devrini anonim şirket paylarına kıyasla önemli ölçüde zorlaştırmaktadır. Anonim şirkette ise nama yazılı paylar ciro ve teslimle, hamiline yazılı paylar ise yalnızca zilyetliğin devriyle kolayca el değiştirebilmektedir. Bu fark, yatırımcı çekme ve çıkış stratejisi planlama açısından anonim şirketin öne çıkmasını sağlayan temel faktörlerden biridir. Ancak limited şirketteki bu kısıtlılık, aynı zamanda ortaklar arasındaki güven ilişkisini koruma işlevi de görmekte ve istenmeyen kişilerin şirkete ortak olmasını engellemektedir.
5. Tek Ortaklı Limited Şirket Yönetimi
Tek ortaklı limited şirkette ortak, aynı zamanda şirketin müdürü sıfatıyla yönetim ve temsil yetkisini üstlenmektedir. TTK m. 623 uyarınca limited şirketlerde en az bir ortağın müdür olarak atanması zorunludur; dolayısıyla tek ortaklı yapıda bu kişi zorunlu olarak müdürlük görevini de ifa eder. Müdür, şirketin günlük işlerini yürütmek, üçüncü kişilerle sözleşme akdetmek, şirket adına dava açmak ve davalarda şirketi temsil etmek yetkisine sahiptir. Tek ortak aynı zamanda müdür olduğunda, yönetimde çift imza zorunluluğu gibi kısıtlamalar uygulanamayacağından, karar alma süreçleri son derece hızlı işlemektedir. Ancak ortak isterse, ortaklık sıfatı bulunmayan üçüncü kişileri de müdür olarak atayabilir; bu durumda dahi en az bir ortağın müdür sıfatını taşıması şartı devam eder.
6. Genel Kurul İşleyişi
Tek ortaklı limited şirketlerde, çok ortaklı şirketlerdeki gibi resmi bir genel kurul toplantısı düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. TTK m. 616 ve devamı hükümleri çerçevesinde, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer alan ana sözleşme değişikliği, müdür atama ve azli, finansal tabloların onaylanması ve kâr dağıtım kararı gibi konularda tek ortağın yazılı olarak aldığı kararlar, genel kurul kararı hükmündedir. Bu kararların geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması ve tarih ile imza içermesi zorunludur. Uygulamada tek ortağın, bu kararları "Ortaklar Genel Kurul Kararı" başlığı altında düzenlemesi ve noter onayı gerektiren hallerde gerekli prosedürlere uyması tavsiye edilmektedir. Yıllık olağan genel kurul gündemine ilişkin kararların da aynı usulde alınarak karar defterine işlenmesi gerekmektedir.
7. Ortak Sayısının Artması veya Azalması
TTK m. 574 uyarınca, limited şirkette ortak sayısının bire düşmesi veya tek ortaklı şirkete yeni ortak alınması halinde, bu durumun yedi gün içinde şirket müdürlerine yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. Müdürler ise bildirimin alınmasından itibaren yedi gün içinde, şirketin tek ortaklı olduğunu veya yeni ortak bilgisini ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür. Bu bildirim yükümlülüğünün ihlali halinde, meydana gelen zararlardan müdürler sorumlu tutulabilir. Uygulamada, özellikle miras yoluyla pay geçişi, ortağın ölümü veya pay devri sonucunda ortak sayısında yaşanan değişimlerin zamanında tescil ettirilmemesi, ticaret sicil müdürlüklerince tespit edildiğinde idari yaptırımlara yol açabilmektedir. Limited şirkette azami ortak sayısının elli ile sınırlandırılmış olduğu da unutulmamalıdır; bu sınırın aşılması halinde şirketin anonim şirkete dönüştürülmesi veya ortak sayısının azaltılması gerekecektir.
8. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tek ortaklı limited şirket yapısının sağladığı kolaylıklar, beraberinde bazı hukuki riskleri de getirmektedir. Aşağıda, uygulamada en sık karşılaşılan sorun alanları ve bunlara ilişkin öneriler açıklanmaktadır.
Ortak ile şirket arasındaki sözleşmelerin yazılı olması: TTK m. 629/2 uyarınca, tek ortağın şirketle yaptığı sözleşmelerin yazılı şekilde düzenlenmesi zorunludur. Ancak piyasa şartlarına göre günlük, önemsiz ve sıradan işlemler bu zorunluluktan istisna tutulmuştur. Bu düzenleme, ortağın kendi kendisiyle işlem yapması riskini kontrol altına almayı amaçlamaktadır. Yazılı şekil şartına uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersiz sayılabilir ve vergi incelemeleri sırasında gider olarak kabul edilmeyebilir.
Sermaye taahhüdünün zamanında yerine getirilmesi: Ortağın, taahhüt ettiği sermaye borcunu ana sözleşmede belirlenen süre içinde, her halükârda yirmi dört ay içinde tamamen ödemesi gerekmektedir. Sermaye borcunun zamanında ödenmemesi halinde, şirket ortaktan temerrüt faizi talep edebileceği gibi, ödenmemiş sermaye tutarı kadar ortağın sorumluluğu da genişleyecektir. Ayrıca bu durum, şirketin mali tablolarında olumsuz görünüm yaratarak kredi ve ihale süreçlerinde dezavantaj oluşturabilir.
Müdürlük görevinin ortağa verilmesi zorunluluğu: TTK m. 623 gereğince, limited şirkette en az bir ortağın müdür sıfatını taşıması şarttır. Tek ortaklı şirkette bu zorunluluk, tek ortağın aynı zamanda müdür olması anlamına gelmektedir. Ortak dilerse ek müdürler atayabilir, ancak kendisinin müdürlük sıfatından tamamen çekilmesi mümkün değildir.
Kâr dağıtım kararlarının yazılı alınması: Tek ortaklı şirkette dahi kâr dağıtımına karar verilebilmesi için, ortağın yazılı bir genel kurul kararı alması zorunludur. Kâr dağıtımının yapılabilmesi, finansal tabloların onaylanmış olmasına ve kanuni yedek akçelerin ayrılmış bulunmasına bağlıdır. Usulüne uygun karar alınmadan yapılan kâr dağıtımları, vergisel açıdan "örtülü kazanç dağıtımı" olarak nitelendirilebilir.
Şirket malvarlığı ile kişisel malvarlığının ayrılması: Tek ortağın en sık düştüğü hatalardan biri, şirket kasası veya banka hesabını kişisel harcamalar için kullanmasıdır. Bu durum, "tüzel kişilik perdesinin kaldırılması" (piercing the corporate veil) doktrini çerçevesinde ortağın sınırlı sorumluluk korumasını kaybetmesine neden olabilir. Şirket ve kişisel malvarlığının kesin olarak ayrı tutulması, hem hukuki hem de vergisel açıdan zorunludur.
Kamu borçlarında ikincil sorumluluk: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca, limited şirketin vergi, SGK primi ve diğer kamu borçlarının şirket malvarlığından tahsil edilememesi halinde, ortaklar sermaye payları oranında kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaktadır. Tek ortaklı limited şirkette bu sorumluluk, doğrudan yüzde yüz oranında tek ortağa yansımaktadır. Bu nedenle kamu borçlarının düzenli takibi ve zamanında ödenmesi zorunludur.
9. Dezavantajlar
Tek ortaklı limited şirket yapısı birçok avantaj sunmakla birlikte, girişimcilerin şirket türü seçiminde göz önünde bulundurması gereken bazı önemli dezavantajları da barındırmaktadır.
Sermaye piyasasına erişim kısıtlılığı: Limited şirketler halka açılamaz ve sermaye piyasası araçları ihraç edemez. Tahvil, finansman bonosu, kâr-zarar ortaklığı belgesi gibi menkul kıymetlerin çıkarılması yalnızca anonim şirketlere tanınmış bir imkândır. Bu durum, ilerleyen dönemlerde ciddi finansman ihtiyacı doğabilecek veya yatırımcı çekmeyi hedefleyen girişimler açısından önemli bir kısıtlama oluşturmaktadır. Büyüme planları olan girişimcilerin, başlangıçta limited şirket kurmuş olsalar dahi, ilerleyen aşamada tür değiştirme (TTK m. 180 vd.) yoluyla anonim şirkete dönüşüm sürecini planlamalarında fayda bulunmaktadır.
Pay devrindeki zorluklar: Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, limited şirkette pay devri noter şekil şartına ve kural olarak genel kurul onayına tabidir. Bu prosedür, anonim şirketteki serbest pay devrine kıyasla daha maliyetli ve zaman alıcıdır. Özellikle girişim sermayesi (venture capital) yatırımcıları, çıkış stratejisinin kolaylığı nedeniyle genellikle anonim şirket yapısını tercih etmektedir.
Sektörel kısıtlamalar: Bankacılık, sigortacılık, finansal kiralama, faktoring ve varlık yönetimi gibi belirli sektörlerde faaliyet gösterebilmek için anonim şirket olma şartı aranmaktadır. Bu sektörlerde faaliyette bulunmayı planlayan girişimcilerin limited şirket yerine doğrudan anonim şirket kurması gerekmektedir. Ayrıca kamu ihalelerinde de bazı durumlarda anonim şirket yapısı tercih sebebi olabilmektedir.
10. Sonuç
Tek kişilik limited şirket, 6102 sayılı TTK'nın bireysel girişimciliğe sunduğu en pratik ve erişilebilir sermaye şirketi modelidir. Düşük sermaye gereksinimi, basit yönetim yapısı, hızlı karar alma mekanizması ve sınırlı sorumluluk koruması, bu şirket türünü özellikle küçük ölçekli ticari faaliyetler, serbest meslek erbabı ve dijital girişimciler için cazip kılmaktadır. Genel kurul toplantısı yapılmaksızın yazılı kararla iş yürütülebilmesi ve bağımsız denetim zorunluluğunun kural olarak bulunmaması, idari yükü önemli ölçüde hafifletmektedir.
Ancak şirket türü seçimi yapılırken, yalnızca mevcut ihtiyaçlar değil, orta ve uzun vadeli hedefler de göz önünde bulundurulmalıdır. Halka arz planları, yatırımcı çekme ihtiyacı, sektörel zorunluluklar veya ciddi boyutlara ulaşabilecek kamu borcu riski gibi faktörler, anonim şirket lehine değerlendirilebilecek unsurlardır. Girişimcinin, kuruluş aşamasında limited şirketi tercih etmesi halinde dahi, ileride TTK m. 180 ve devamı hükümleri çerçevesinde anonim şirkete tür değiştirme imkânının bulunduğu unutulmamalıdır. Her halükârda, şirket türü seçiminin hukuki ve mali sonuçlarının bir uzman tarafından değerlendirilmesi, ileride karşılaşılabilecek sorunların önlenmesi açısından önemlidir.