Dieser Artikel erscheint auf Türkisch.
Müterafik Kusur: Emniyet Kemeri, Kask ve Alkollü Sürücüyle Yolculuk
Zarar gören, kendi davranışıyla zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunmuşsa TBK m. 52 uyarınca tazminattan indirim yapılabilir. Yargıtay uygulamasında emniyet kemeri veya kask takmama ve alkollü sürücünün aracına bilerek binme bu kapsamda değerlendirilmekte, indirim için davranışın zarara etkisi de ele alınmaktadır. Yazıda müterafik kusurun objektif ölçütü, resen dikkate alınması, indirim oranları ve hatır taşımasından farkı ele alınmaktadır.
1. Giriş
Trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinde zarar görenin kendisinin de kimi zaman olayda payı bulunabilir. Emniyet kemerini takmayan yolcu, kasksız motosiklet kullanan sürücü ya da sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde araca binen kişi, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmasa bile zararın doğmasına veya ağırlaşmasına katkıda bulunmuş olabilir. Türk hukukunda bu durum "müterafik kusur" (ortak kusur, birlikte kusur) kavramıyla ifade edilir ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.52 uyarınca tazminattan indirim sebebi sayılır.
Müterafik kusur savunması, zorunlu trafik sigortacısına ve Sigorta Tahkim Komisyonuna yöneltilen taleplerde de gündeme gelmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin son yıllardaki kararları, hangi davranışların müterafik kusur sayılacağı, indirimin hangi oranda yapılacağı ve davranış ile zarar arasındaki bağın nasıl değerlendirileceği konularında yol göstericidir.
Aşağıda müterafik kusurun hukuki dayanağı ve kavramı açıklandıktan sonra emniyet kemeri, kask ve alkollü sürücünün aracına binme halleri ayrı ayrı incelenmektedir. Karşılıksız taşımadan kaynaklanan ve zarar görenin kusuruna dayanmayan hakkaniyet indirimi ise seride ayrıca Hatır Taşıması başlığı altında ele alınmıştır.
2. Hukuki Dayanak
2.1. TBK m.52
Müterafik kusurun genel dayanağı TBK m.52'nin birinci fıkrasıdır.
Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Hüküm üç ayrı hali düzenler: zarar görenin zarar doğuran fiile rızası, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması ve tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması. Emniyet kemeri ve kask örneklerinde ikinci hal, yani zararın artmasına katkı gündeme gelmektedir. Alkollü sürücünün aracına bilerek binmede ise Yargıtay kararlarında hem rıza hem de zarar görenin kendi kusuru düşüncesine yer verilmektedir.
2.2. KTK m.86
Karayolları Trafik Kanunu (KTK), işletenin tehlike sorumluluğu bakımından zarar görenin kusurunu ayrıca düzenlemektedir.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.
KTK m.86/2 "kazanın oluşunda" zarar görenin kusurundan söz eder. Emniyet kemeri ve kask gibi hallerde ise zarar gören kazanın oluşuna değil, zararın ağırlaşmasına katkıda bulunmaktadır. Aşağıda aktarılan kararlarda indirim bu nedenle TBK m.52'ye dayandırılmıştır.
2.3. KTK m.78: Koruyucu sistemleri kullanma yükümlülüğü
Emniyet kemeri ve kask bakımından müterafik kusur tartışmasının temelinde KTK m.78'deki yükümlülük bulunur. Madde 12.02.2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanunla başlığıyla birlikte değiştirilmiştir.
Araçların sürülmesi sırasında sürücü ve yolcuların güvenliğine ilişkin olarak; a) Emniyet kemerinin, b) Koruma başlığı ve koruma gözlüğünün, c) Çocuk bağlama sisteminin, d) Yönetmelikte belirlenen diğer koruyucu sistemlerin, usulüne uygun olarak kullanılması zorunludur. Koruyucu sistemleri usulüne uygun olarak kullanmayanlar da koruyucu sistem kullanmamış sayılırlar.
Hangi araçlarda ve hangi şartlarda koruyucu sistem kullanılacağı yönetmelikle belirlenmektedir. Bu ayrıntı uygulamada sonucu etkileyebilir: Yönetmelikte emniyet kemeri yükümlülüğü öngörülmeyen bir araç türünde kemer takılmaması müterafik kusur sayılmayabilir (bkz. 4.3).
3. Müterafik Kusurun Kavramı ve Sınırları
3.1. Objektif ölçüt
Hukuk Genel Kurulu, müterafik kusuru makul bir kişinin kendi yararı için kaçınması gereken davranış olarak tanımlamakta ve objektif bir ölçüt benimsemektedir.
Müterafik (ortak) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzıdır. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Zarar görenin müterafik (ortak) kusuru tespit edilirken, aynen zarar verenin kusurunda olduğu gibi objektif kusur kriterlerine başvurulmalı, yani objektifleştirilmiş kusur kavramı esas alınmalıdır. Zarar görenin müterafik kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise zarar veren sorumluluktan kurtulacak ve tazminat ödemeyecektir. Buna karşılık zarar görenin müterafik (ortak) kusuru bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil edecektir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Karardan iki sonuç çıkmaktadır. Birincisi, zarar görenin kişisel özellikleri değil, aynı durumdaki makul bir kişiden beklenen davranış esas alınır. İkincisi, müterafik kusur iki farklı sonuç doğurabilir: illiyet bağını kesecek ağırlıktaysa sorumluluk ortadan kalkar; bu ağırlıkta değilse tazminattan indirim yapılır. Aşağıda aktarılan emniyet kemeri ve kask kararlarında ikinci sonuç, yani indirim uygulanmıştır.
3.2. Sürüş kusuru ile müterafik kusurun ayrılması
Bir başka ayrım, kazanın oluşumuna ilişkin sürüş kusuru ile zarar görenin kendi güvenliğine ilişkin davranışının birbirinden ayrılmasıdır. 4. Hukuk Dairesi, 2021/5059 E., 2021/8257 K. sayılı kararında, araçta yolcu olarak bulunan ve trafik akışı bakımından kusursuz olan desteğin alkollü sürücünün aracına bilerek binmesinin bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak bir husus olmadığını, bunun hakem heyeti tarafından tazminattan indirim sebebi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş; aynı olgu nedeniyle hem kusur raporunda tali kusur verilmesini hem de ayrıca indirim yapılmasını mükerrer bulmuştur:
Desteğin araç içerisinde nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapması ise sürüş kusurlarından olmayıp, hakim (eldeki davada hakem heyeti) tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Yolculuk yapmaya uygun olmayan araçta bulunmak, alkollü sürücünün aracına bilerek binerek yolculuk etmek veya kurallara aykırı yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Dairenin kasksız yolculuk gibi hallerde de aynı ayrımı yaptığı başka kararları bulunmaktadır. Hukuk Genel Kurulu da 2017/2053 E., 2021/1303 K. sayılı kararında, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin bilirkişi raporuyla belirlenemeyeceğini, hakimin gerekçesini kararında tartışarak ve hangi sebeple hangi oranda indirim yaptığını göstererek bu indirimi kendisinin yapacağını kabul etmiştir. Buna göre kusur raporu, kazanın oluşumundaki kusur dağılımını belirler; müterafik kusur indirimi ise karar mercii tarafından ayrıca uygulanır.
3.3. Resen dikkate alınma
- Hukuk Dairesi müterafik kusuru bir def'i olarak görmemekte, tarafların ileri sürmesine bağlı olmaksızın dosyadaki olgulardan hareketle değerlendirmektedir. Daire bu ilkeyi kask takmamaya ilişkin bir kararında şöyle ifade etmiştir:
Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. … Somut olayda; davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın yüz bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
4. Emniyet Kemeri
4.1. İndirim ve illiyet bağı
Emniyet kemeri takmamak, 4. Hukuk Dairesinin aşağıda aktarılan kararlarında müterafik kusur olarak değerlendirilmiştir. Kararlarda kemerin takılmadığının tespiti yanında, bunun zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı da incelenmektedir. Daire bu bağlantıyı kimi kararlarında yaralanmanın niteliğinden çıkarmakta, kimi kararlarında ise uzman raporu alınmasını istemektedir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. … Şu durumda; davacının kaza sırasında emniyet kemerini takmadığı ve bu durumun zararının artmasına neden olduğu anlaşılmakla Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken …
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu kararda İtiraz Hakem Heyeti, yaralanmanın niteliği (cam kesileri) ile kemer takmama arasında illiyet bağı bulunmadığını kabul etmiş; Daire çoğunluğu ise kaza tespit tutanağı ile kemerin takılmadığının sabit olduğunu ve yaralanmanın niteliği ve derecesi dikkate alındığında illiyet bağının bulunduğunu değerlendirmiştir. Karşı oyda ise üç kişilik adli tıp uzmanı heyetinin raporunda illiyet bağı bulunmadığının bildirildiği vurgulanmıştır. Oy çokluğuyla verilen bu kararda Daire çoğunluğu, uzman raporunun aksi yöndeki tespitine rağmen illiyet bağını yaralanmanın niteliğinden çıkarmıştır.
4.2. Kemerin takılıp takılmadığının tespiti
Kaza tespit tutanağında kemer durumuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı hallerde, koruyucu sistemin kullanılıp kullanılmadığı yaralanmanın niteliğinden de çıkarılabilmektedir. 4. Hukuk Dairesi, 2023/11605 E., 2023/13654 K. sayılı kararında, daha önce verdiği bozma kararı doğrultusunda alınan uzman hekim raporunda burun kırığına bağlı maluliyetin kemer takmamaya bağlı olduğunun belirtilmesi üzerine, davacının kemer takmadığı sonucuna varılması ve yüzde 20 indirim yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Kask bakımından da Daire, 2023/5358 E. sayılı kararında yaralanmanın yüz bölgesinde olmasını kaskın takılmadığını gösteren olgu olarak değerlendirmiştir (bkz. 5):
Somut olayda, bozma sonrası düzenlenen 14.11.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda(adli tıp uzmanı ve ortopedi ve travmatoloji uzmanı); … hafif solunum sıkıntısının emniyet kemeri takılı olsa da olmasa da olabileceği, nazal fraktürün (burun) ise emniyet kemeri takmamasına bağlı maluliyet olduğu belirtilmiştir. Bu halde davacının emniyet kemeri takmadığı sonuca varılması gerekirken hatalı değerlendirme ile müterafik kusur indirimi yapılmaması yerinde değildir. O halde, davacının yaralanmasında kendi etkenliğinin de olduğu, emniyet kemerinin takılı olmamasının müterafik kusur teşkil edeceği gözetilip Dairenin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu nedenle kemer durumunun tutanakla belirlenemediği dosyalarda, kemer takılmış olsaydı maluliyetin oluşup oluşmayacağı veya hangi ölçüde oluşacağı konusunda adli tıp ya da ilgili uzmanlık dalından rapor alınması, sonucun denetlenebilirliği bakımından önemlidir.
4.3. Kemer yükümlülüğü bulunmayan araçlar
Müterafik kusurun kabulünde, zarar görenin kendi güvenliği bakımından beklenen davranışa aykırı hareket edip etmediğine bakılmaktadır. 4. Hukuk Dairesi, 2024/1589 E., 2025/8521 K. sayılı kararında, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde lastik tekerlekli traktörde emniyet kemeri kullanımına ilişkin bir hüküm yer almadığını belirterek traktör sürücüsü bakımından kemer takmama nedeniyle yüzde 20 müterafik kusur indirimi yapılmasını doğru bulmamıştır:
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesinde traktörde emniyet kemeri kullanımına ilişkin bir hüküm bulunmamakta olup … davacı traktör sürücüsünün emniyet kemeri takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Buna göre indirim değerlendirmesinde araç türüne göre yükümlülüğün kapsamı da önem taşır. Kararın bu konuda tek başına yerleşik bir içtihat oluşturduğunu söylemek ise güç olabilir.
5. Kask
Motosiklet, motorlu bisiklet ve bisiklet sürücü ve yolcuları bakımından koruma başlığı (kask) takma yükümlülüğü KTK m.78 ve yönetmelikte düzenlenmiştir. Yukarıda alıntılanan 2023/5358 E. sayılı kararda yaralanmanın yüz bölgesinde olması kaskın takılmadığını gösteren olgu olarak kabul edilmiş ve yüzde 20 indirim uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Kask takmamanın zarara etkisi de kararlarda tartışılmaktadır. 4. Hukuk Dairesi 2021/2602 E., 2021/2651 K. sayılı kararında, kasksız motosiklete binilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmekle birlikte, kask takılmış olsaydı maluliyet durumunun değişip değişmeyeceği yönünde Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan karar verilmesini doğru bulmamıştır:
Davacının motorsiklete kasksız olarak binmiş olması halinde TBK 52. maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek belirlenecek kusur oranında bir indirim yapılması zorunlu olup, davacının kask takmış olsa idi maluliyet durumunun değişip değişmeyeceği ve bunun davacının müterafik kusuruna ne ölçüde yansıyacağı yönünden bir araştırma yapılmamıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti'nce; … kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda ATK'dan rapor alınarak ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Örneğin yalnızca bacak kırığına bağlı bir maluliyette kasksız sürüşün zarara etkisi tartışmalı olabilirken, kafa travmasına bağlı bir maluliyette illiyet bağının kurulması daha kolay olabilir.
Aynı kararda ayrıca, sigortacının dava öncesinde hatır ve kask indirimi uygulayarak yaptığı ödemeye zarar görenin itiraz etmemiş olması, bu indirimlerin davada tartışılmadan uygulanması için yeterli görülmemiştir.
6. Alkollü Sürücünün Aracına Binme
6.1. Bilerek binme ve rıza
Hukuk Genel Kurulu, sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde araca binen yolcunun meydana gelebilecek zarara önceden ve örtülü biçimde razı olduğunu kabul etmiştir:
Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer birtakım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek eldeki davada da olduğu gibi; alkollü sürücünün arabasına onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Aynı kararda yüzde 35 müterafik kusur indirimi ile yüzde 30 hatır taşıması indiriminin birlikte uygulanması fazla bulunmuş ve daha düşük, makul oranlar uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
6.2. Alkollü olanın yolcunun bindiği aracın sürücüsü olması
Bu indirim sebebi, yolcunun kendi bindiği aracın sürücüsünün alkollü olmasına ve yolcunun bunu bilerek araca binmesine dayanır. 4. Hukuk Dairesi, karşı aracın sürücüsünün alkollü olmasını yolcu bakımından müterafik kusur saymamıştır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nin 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Buna göre, zarar görenin alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi durumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gereklidir. Ancak somut olayda davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün değil davalıya sigortalı karşı aracın sürücüsünün alkollü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre meydana gelen olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğundan söz edilemeyecek olup anılan nedenle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması da doğru görülmemiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu kararın, karşı aracın sürücüsünün alkollü olduğu durumlar bakımından Dairenin yerleşik görüşünü yansıtıp yansıtmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilebilir. "Bilerek binme" unsurunun ispatı da tartışma konusu olabilir. Yolcunun sürücüyle birlikte alkol aldığı, aynı ortamdan birlikte ayrıldıkları ya da sürücünün alkollü olduğunun açıkça anlaşılabilir durumda olduğu hallerde bilmenin kabul edilmesi gündeme gelebilir. Buna karşılık yolcunun sürücünün durumunu bilmesinin beklenemeyeceği hallerde indirim yapılması tartışmalı hale gelebilir.
7. İndirimin Oranı ve Diğer İndirimlerle İlişkisi
- Hukuk Dairesinin emniyet kemeri ve kask kararlarında yüzde 20 oranı "Dairemizin yerleşik uygulaması" olarak ifade edilmektedir. Bu oran kanunda yazılı değildir; Hukuk Genel Kurulu da oranı somut olayın özelliklerine göre makul olup olmadığı yönünden denetlemektedir.
Aynı olayda birden fazla müterafik kusur hali bulunabilir; örneğin yolcu hem kask takmamış hem de alkollü sürücünün aracına bilerek binmiş olabilir. 4. Hukuk Dairesi bu durumda her hal için ayrı indirim yapılmasını kabul etmemekte, müterafik kusur indiriminin toplamda yüzde 20'yi geçmemesini aramaktadır:
Bunun yanı sıra, bir olayda birden fazla müterafik kusur durumu bulunsa dahi her bir müterafik kusur durumu için ayrı ayrı indirim yapılamayacağı gibi Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirim oranı %20'yi de geçemeyecektir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu kararda kask takmama, aracın taşıma kapasitesinin aşılması ve sürücü belgesi olmayan kişinin aracına binme nedenleriyle yapılan yüzde 50 indirim bozulmuştur.
| Hal | İndirimin dayanağı | Kararlarda aranan |
|---|---|---|
| Emniyet kemeri takmama | TBK m.52 (zararın artmasına katkı) | Kemerin takılmadığının tespiti ve zarara etkisi (yaralanmanın niteliğinden ya da uzman raporundan) |
| Kask takmama | TBK m.52 (zararın artmasına katkı) | Kaskın takılmadığının tespiti ve zarara etkisi (yaralanmanın bölgesinden ya da Adli Tıp raporundan) |
| Alkollü sürücünün aracına binme | TBK m.52 (rıza ve kendi kusuru) | Alkollü olanın yolcunun bindiği aracın sürücüsü olması ve yolcunun bunu bilmesi |
| Hatır taşıması | TBK m.51 (hakkaniyet) | Karşılıksızlık ve taşımanın yolcunun yararına olması |
Müterafik kusur ile hatır taşıması ise farklı dayanaklara sahip olduğundan aynı dosyada birlikte uygulanabilir. 4. Hukuk Dairesi aşağıdaki kararında iki indirimin toplanarak tek oranda değil, sırayla uygulanmasını aramıştır: Önce hesaplanan zarardan yüzde 20 hatır taşıması indirimi, ardından kalan tutardan yüzde 20 müterafik kusur indirimi yapılmış; davadan önce yapılmış bir ödeme varsa güncellenerek en son düşülmüştür. Aynı sıralamanın arandığı başka Daire kararları da bulunmaktadır.
Daire uygulamalarına göre; desteğin hatır için taşınması durumunda %20 oranında, müterafik kusuru olması durumunda da ayrıca %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre; bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden, %20 oranında hatır taşıması indirimi, daha sonra %20 oranında müterafik kusur indirimi yaparak son olarak da sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme güncellenip mahsup edildikten sonra ödenecek tazminat miktarı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde %60 oranında indirim yapılarak hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Hatır indirimi sonrası tutar = Hesaplanan zarar × 0,80
Müterafik kusur indirimi sonrası tutar = Hatır indirimi sonrası tutar × 0,80
Ödenecek tazminat = Müterafik kusur indirimi sonrası tutar − güncellenmiş ön ödeme
Bu yöntemde iki indirimin zarara toplam etkisi yüzde 40 değil, yüzde 36'dır: 100 birimlik zarar önce 80'e, sonra 64'e iner. Aynı olgu nedeniyle hem kusur raporunda tali kusur verilmesi hem de ayrıca indirim yapılması ise 2021/5059 E. sayılı kararda mükerrer sayılmıştır (bkz. 3.2). İndirim, hesaplanan tazminat üzerinden yapılır. 2023/5358 E. sayılı karara yazılan karşı oyda, indirim yapılsa dahi tazminatın poliçe limitinin üzerinde kalacağı gerekçesiyle hakem heyeti kararının onanması gerektiği savunulmuş; Daire çoğunluğu ise bozma kararı vermiştir.
8. Uygulamaya Yönelik Notlar
Zarar görenler bakımından, kaza tespit tutanağındaki emniyet kemeri ve kask kaydının kontrol edilmesi ve tutanakta bir kayıt yoksa bu konudaki diğer delillerin (ambulans ve acil servis kayıtları, ifadeler, araç içi görüntüler) değerlendirilmesi yararlı olabilir. İndirim savunmasına karşı illiyet bağının bulunmadığı ileri sürülecekse, bunun genel bir itiraz yerine yaralanmanın biçimine dayanan tıbbi bir değerlendirmeyle desteklenmesi faydalı olabilir.
Sigortacılar bakımından ise savunmanın somut olgulara dayandırılması ve illiyet bağına ilişkin uzman raporu talep edilmesi, indirimin karar merciince kabul edilip edilmeyeceği üzerinde etkili olabilir. Müterafik kusur resen dikkate alınsa da, dosyada bu konuda yeterli olgu bulunmaması halinde indirim yapılmayabilir.
9. Sonuç
Müterafik kusur, zarar görenin zararın doğmasına ya da artmasına katkıda bulunan davranışı nedeniyle TBK m.52 uyarınca tazminattan indirim yapılmasını sağlayan bir kurumdur. Hukuk Genel Kurulu müterafik kusuru objektif bir ölçütle, makul bir kişinin kendi yararı için kaçınması gereken davranış olarak tanımlamakta; 4. Hukuk Dairesi de bu konuyu bir def'i olarak değil, resen dikkate alınması gereken bir husus olarak görmektedir.
Emniyet kemeri ve kask takmama hallerinde 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasında yüzde 20 oranında indirim yapılmakta; birden fazla müterafik kusur hali bulunsa bile bu oran aşılmamakta, hatır taşıması indirimi varsa iki indirim sırayla uygulanmaktadır. İndirim için koruyucu sistemin kullanılmadığının tespiti yanında bunun zarara etkisi de değerlendirilmektedir; Daire bu bağlantıyı kimi kararlarında yaralanmanın niteliğinden çıkarmış, kimi kararlarında ise uzman raporu alınmasını istemiştir. Alkollü sürücünün aracına bilerek binme de müterafik kusur sayılmakla birlikte, Dairenin 2022/8870 E. sayılı kararına göre bunun için alkollü olanın yolcunun bindiği aracın sürücüsü olması aranmaktadır.
Müterafik kusur ile hatır taşıması birbirinden farklı dayanaklara sahip olduğundan aynı dosyada birlikte uygulanabilir; bu durumda Hukuk Genel Kurulu her bir indirimin ayrı gerekçe ve oranla gösterilmesini ve oranların makul olmasını aramakta, 4. Hukuk Dairesi ise aktarılan kararında iki indirimi sırayla uygulamaktadır.
Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.