Dieser Artikel erscheint auf Türkisch.
Araç Değer Kaybı Tazminatı
Değer kaybı, kaza sonrasında onarılan aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen ve onarım bedelinin ödenmesiyle giderilmeyen azalmadır. Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra bu zararı aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlemektedir. Yazıda hesap yöntemi, bilirkişi raporunda aranan unsurlar, 2026 genel şart değişikliği ve trafik sigortası kapsamı dışında kalan haller ele alınmaktadır.
1. Giriş
Trafik kazasında hasar gören bir araç, en iyi onarımdan sonra bile kazadan önceki değerini taşımayabilir. İkinci el piyasasında alıcılar, hasar kaydı bulunan, boyanmış veya parçası değişmiş araca daha düşük bir bedel önerebilir. Aracın onarım masrafı karşılandığı halde malikin malvarlığında kalan bu azalmaya uygulamada "değer kaybı" denir.
Değer kaybının hangi yöntemle hesaplanacağı, genel şartlardaki formüllerin uygulanıp uygulanmayacağı, hangi araçların bu tazminattan yararlanamayacağı ve başvurunun nasıl yapılacağı konularında mevzuat son yıllarda birkaç kez değişmiş, Anayasa Mahkemesi kararları da hesap yöntemini doğrudan etkilemiştir.
Aşağıda sırasıyla değer kaybı tazminatının hukuki dayanağı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (trafik sigortası) kapsamındaki yeri, teminat dışı kalan durumlar ve Yargıtay'ın hesap yöntemine ilişkin yaklaşımı incelenecektir.
2. Hukuki Dayanak
2.1. Haksız fiil sorumluluğu
Değer kaybı, haksız fiil sonucu ortaya çıkan bir malvarlığı zararıdır. Zarar görenin talebi, kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar verenin bu zararı gidermesi kuralına dayanır.
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Motorlu araç kazalarında işletenin sorumluluğu ayrıca Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değer kaybı talebi araç sürücüsüne, işletene ve aracın trafik sigortacısına yöneltilebilir; sigortacının sorumluluğu, ZMSS Genel Şartlarının A.3 maddesi uyarınca kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri ile sınırlıdır.
2.2. KTK 90 ve Anayasa Mahkemesi kararlarının etkisi
KTK 90, trafik sigortası kapsamındaki tazminatların hangi kurallara tabi olacağını düzenler. Maddenin metni son yıllarda değişikliklere ve iptallere konu olmuştur.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda … öngörülen usul ve esaslara tabidir. … Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda … düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Maddenin önceki metni, tazminatların "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" öngörülen usul ve esaslara tabi olacağını öngörüyordu. Yargıtay kararlarında aktarıldığı üzere, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla bu ibare ve KTK 92'nin genel şartlara atıf yapan (i) bendi iptal edilmiştir. 7327 sayılı Kanunla 2021 yılında KTK 90'a eklenen cümle ve fıkra da, madde metnindeki kayda göre Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli, E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Bu gelişmelerden sonra Yargıtay kararlarında değer kaybının genel şartlar ekindeki formüllerle değil, Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri ve sorumluluk hukukunun genel ilkeleri uyarınca, gerçek zarar esas alınarak belirlendiği görülmektedir.
3. Trafik Sigortası Kapsamında Değer Kaybı
3.1. Genel şartlardaki düzenleme
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS Genel Şartları), değer kaybını maddi zararlar teminatının bir parçası olarak tanımlar. A.5 maddesi 12.06.2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenmiş; değişikliğin dipnotuna göre 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
a) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Değer kaybı, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir. … Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.
Yeni metinde iki husus önemlidir. Birincisi, değer kaybının tespitinde ikinci el satış değerleri arasındaki fark açıkça ölçüt olarak benimsenmiştir; bu yaklaşım aşağıda aktarılan Yargıtay uygulamasıyla örtüşmektedir. İkincisi, araç hasarı için yapılan başvurunun değer kaybı talebini de kapsadığı kabul edilmektedir. Ancak genel şartların C.11 maddesine göre genel şartlarda yapılan değişiklikler, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta hangi metnin esas alınacağı, poliçenin düzenlenme tarihine bağlıdır.
3.2. Teminat dışı kalan değer kaybı talepleri
Kanun koyucu, bazı değer kaybı taleplerini trafik sigortası kapsamı dışında bırakmıştır. KTK 92'ye 7327 sayılı Kanunla eklenen bentler bu bakımdan önemlidir.
Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. … k) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar, l) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri,
Bu düzenlemeye göre, hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçların değer kaybı talepleri KTK 92(l) uyarınca trafik sigortası kapsamı dışındadır. Bu tür araçlarda zarar, kural olarak aracın kaza tarihindeki değeri ile hurda (sovtaj) değeri arasındaki fark üzerinden değerlendirilir. KTK 92(k) ise "gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar"ı kapsam dışında bırakmaktadır; ticari aracın çalışamadığı günlere ait kazanç kaybı bu bent kapsamında değerlendirilebilir. Bentte araçtan yoksun kalma (araç mahrumiyeti) zararı ayrıca sayılmamıştır; bu kalemin "gibi" ifadesine dayanılarak trafik sigortası kapsamı dışında sayılıp sayılamayacağı tartışmaya açık görünmektedir. Trafik sigortası kapsamı dışında kalan dolaylı zararlar, kural olarak sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre ileri sürülebilir. KTK 92'deki diğer istisnalar, örneğin işletenin yakınlarının mallarına gelen zararlar, değer kaybı talebi bakımından da kural olarak uygulanır.
4. Değer Kaybının Hesaplanması
4.1. Yargıtay'ın benimsediği ölçüt
Yargıtay, değer kaybını gerçek zarar ilkesine dayanarak serbest piyasadaki ikinci el değerler üzerinden belirlemektedir. Hukuk Genel Kurulu bu yaklaşımı şu şekilde ifade etmiştir:
Kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur. Kusur durumu gibi değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi incelemesini gerektirmektedir.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu yöntem basit bir formülle ifade edilebilir:
Değer kaybı = Aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri − Aracın onarıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri
Formüldeki iki değer, aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, hasarın yeri ve büyüklüğü ile önceki hasar geçmişi dikkate alınarak bilirkişi tarafından belirlenir. Bu tespitte ikinci el satış ilanlarından, ekspertiz verilerinden ve benzer araçların satış fiyatlarından yararlanılabilir.
4.2. Genel şart formülü ile piyasa farkı arasındaki ilişki
Genel şartlar ekindeki değer kaybı formülü ile piyasa araştırmasına dayanan hesap arasındaki ilişki, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bir kararında ele alınmıştır. O uyuşmazlıkta talep, zarar veren aracın trafik sigortacısına değil, aynı araç için düzenlenen kasko poliçesindeki İhtiyari Mali Mesuliyet teminatını veren sigortacıya yöneltilmişti. Hakem heyeti, poliçe tarihinde yürürlükte bulunan trafik sigortası genel şartları ekindeki formüle göre hesaplanan tutara hükmetmiş; bilirkişi raporunda ise piyasa araştırmasına göre daha düşük bir tutar da belirlenmişti. Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır:
Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan kriterin aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olarak kabul edildiği, … aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlendiği miktara karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu kararda formüle göre bulunan tutar piyasa farkından daha yüksektir; Daire yine de piyasa farkının esas alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu sonuç, Dairenin benimsediği ölçütün taraflardan birinin lehine değil, gerçek zararın bulunmasına yönelik olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Dairenin, piyasa farkı ölçütüne uymayan bir rapora dayanılmasını bozma sebebi saydığı başka kararları da bulunmakla birlikte, formülün daha yüksek sonuç verdiği durumu doğrudan ele alan bu kararın tek başına yerleşik bir içtihat oluşturduğunu söylemek güç olabilir. Daire aynı kararda, İhtiyari Mali Mesuliyet teminatının zorunlu trafik sigortası limitinin üzerinde kalan kısım için devreye girdiğini belirterek, trafik sigortası kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını da istemiştir.
4.3. Hasar kaydı, parça değişimi ve önceki hasarlar
Savunmalarda ve bazı bilirkişi raporlarında zaman zaman hasarlı parçaların yenilendiği, araçta kaporta işlemi yapılmadığı veya hasar kaydı oluşmadığı gerekçesiyle değer kaybı bulunmadığı ileri sürülmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yolun bakımından sorumlu idareye karşı açılan bir davada bu tür genel gerekçelerle sonuca gidilmesini yeterli görmemiştir:
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)
Bu dosyada bilirkişi, hasarlı parçaların orijinal yedek parçayla yenilendiği gerekçesiyle değer kaybı oluşmayacağını bildirmiş, ilk derece mahkemesi de hasarın kaporta aksamında olmaması ve hasar kaydı oluşmaması nedeniyle talebi reddetmişti. Daire, bu gerekçelerin fark ölçütüne uygun bir inceleme yerine geçmeyeceğini belirterek kararı bozmuştur. Kararın, parça değişimi ve hasar kaydı savunmaları bakımından Dairenin yerleşik görüşünü yansıtıp yansıtmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilebilir.
Öte yandan aracın daha önce aynı bölgeden hasar görmüş olması, yaşının ve kilometresinin yüksek olması gibi durumlar değer kaybı tutarını azaltabilir veya bazı hallerde değer kaybının oluşmadığı sonucuna götürebilir. Yeni genel şart metni de "geçmiş hasar durumu"nu değerlendirme ölçütleri arasında saymaktadır. Bu nedenle önceki hasar kayıtlarının dosyaya getirilmesi ve bilirkişinin bunları raporunda tartışması önem taşır.
5. Başvuru ve Dava Süreci
5.1. Sigortacıya başvuru
KTK 97, trafik sigortacısına karşı dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılmasını öngörmektedir. Maddeye göre sigortacı başvuruyu 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamaz veya cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da tahkime başvurabilir. Başvuruda kaza tespit tutanağı, araç ruhsatı, ekspertiz raporu, fotoğraflar ve banka bilgileri gibi genel şartlar ekinde sayılan belgelerin eksiksiz sunulması, sürenin başlaması bakımından önemlidir.
Yeni genel şart metnine göre, araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılmakta ve sigortacı, hesapladığı değer kaybı tutarını en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde bildirmekle yükümlü tutulmaktadır. Bu düzenleme, yürürlük tarihinden sonra akdedilen poliçeler bakımından başvuru sürecini sadeleştirebilir.
5.2. Bilirkişi incelemesi ve ispat
Hukuk Genel Kurulunun yukarıda aktarılan kararında değer kaybı incelemesinin teknik bilirkişi incelemesini gerektirdiği belirtilmiştir. Kurul, ticaret odası yazı cevaplarına dayanılarak teknik inceleme yapılmadan sonuca gidilmesini yeterli görmemiştir. Raporun aracın özelliklerini, hasarın yerini ve onarım şeklini somut olarak tartışması, piyasa araştırmasının kaynağını göstermesi ve denetime elverişli olması beklenir.
Kusur oranı da tazminatı doğrudan etkiler. Sigortacı, kural olarak sigortalısının kusuru oranında sorumludur; zarar görenin kendi kusuruna denk gelen kısım, KTK 92(g) uyarınca trafik sigortası kapsamı dışındadır.
5.3. Kasko sigortacısının durumu
Aracı kasko sigortalı olan malik, hasarını kendi kasko sigortacısından da talep edebilir. Ancak Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi, sigortalının sayılan risklerin gerçekleşmesi sonucunda "doğrudan uğrayacağı maddi zararları" teminat altına almaktadır; genel şartlarda değer kaybından ayrıca söz edilmemektedir. Bu nedenle değer kaybının kaskodan istenip istenemeyeceği, poliçedeki özel düzenlemelere bakılarak değerlendirilebilir. Kasko sigortacısının ödeme yapması, kural olarak malikin değer kaybını karşı aracın trafik sigortacısından talep etmesine engel oluşturmaz. Hukuk Genel Kurulunun yukarıda aktarılan kararına konu dosyada da hasar bedeli dava dışı kasko şirketi tarafından ödenmiş, değer kaybı ayrıca dava konusu yapılmıştır.
6. Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
| Konu | Uygulamadaki yaklaşım |
|---|---|
| Hesap yöntemi | Kaza öncesi hasarsız ikinci el değeri ile onarım sonrası ikinci el değeri arasındaki fark |
| Değerlendirme ölçütleri | Marka, model, yaş, kilometre, hasarın yeri ve niteliği, geçmiş hasar durumu |
| Trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araç | KTK 92(l) uyarınca değer kaybı talebi trafik sigortası kapsamı dışında |
| Dolaylı zararlar | Gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi kalemler KTK 92(k) uyarınca trafik sigortası dışında; araç mahrumiyeti tartışmaya açık |
| Kusur | Sigortacı sigortalısının kusuru oranında sorumlu |
| Sigortacının sınırı | Kaza tarihindeki maddi zarar teminat limiti |
| Başvuru | KTK 97 uyarınca dava veya tahkimden önce sigortacıya yazılı başvuru |
Değer kaybı talebinde bulunacak kişinin, kazaya ilişkin tutanak ve fotoğrafları, onarım faturalarını, ekspertiz raporunu ve varsa aracın önceki hasar kayıtlarını saklaması yararlı olur. Genel şartlarda öngörülen limitler yıllara göre değiştiğinden, ZMSS Genel Şartları uyarınca limit hesabında kaza tarihindeki tutar esas alınır.
7. Sonuç
Araç değer kaybı, onarım bedelinin ödenmesinden sonra malikin malvarlığında kalan gerçek bir zarardır ve trafik sigortasının maddi zararlar teminatı kapsamında değerlendirilmektedir. Anayasa Mahkemesinin KTK 90'daki genel şart atıflarını iptal eden kararlarından sonra, Yargıtay değer kaybını Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri ve gerçek zarar ilkesi çerçevesinde, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el değeri ile onarım sonrası ikinci el değeri arasındaki farka göre belirlemektedir. 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren genel şart değişikliği de aynı ölçütü benimsemiş görünmektedir; ancak bu değişikliğin hangi poliçelere uygulanacağı, C.11 maddesi uyarınca sözleşme tarihine bağlıdır.
Trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçların değer kaybı ile KTK 92(k)'da sayılan dolaylı zararlar kanun gereği trafik sigortası dışında kalmaktadır. Aktarılan kararlarda uyuşmazlık bilirkişi raporunun yeterliliği üzerinde yoğunlaştığından, değer kaybı taleplerinde aracın özelliklerini ve hasar geçmişini somut olarak gösteren belgelerin dosyaya sunulması önemlidir.
Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.