# Hekim Mesleki Sorumluluk Sigortası: Kapsam, Teminat Dışı Haller ve Rücu

- Yazar: Av. Ersan Çetin
- Alan: Tıp Hukuku
- Yayın: 2026-10-17
- Son güncelleme: 2026-10-17
- Kaynak: https://ersancetin.av.tr/makaleler/tip-hekim-sorumluluk-sigortasi-kapsami/

> Tıbbi kötü uygulama sigortası, hekimin mesleki faaliyeti nedeniyle sözleşme süresinde kendisine yöneltilen tazminat taleplerini poliçedeki limitler dahilinde karşılar. Yazıda aktarılan 11. Hukuk Dairesi kararlarında sigortacının sorumluluğu bakımından hekimin kusur oranı, poliçe limiti ve gerçek zarar ölçüt alınmıştır. Teminatın kapsamı, teminat dışı haller, sigorta ettiren ve sigortalının yükümlülükleri, sigortacının rücu hakkı ve isteğe bağlı ek sigorta da anlatılmaktadır.

## 1. Giriş

Hekimlerin tıbbi kötü uygulama sigortası yaptırma yükümlülüğü, zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurusu ve bu istemlerdeki zamanaşımı seride [Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası ve Zamanaşımı](/makaleler/tip-zorunlu-sorumluluk-sigortasi-ve-zamanasimi/) başlığı altında anlatılmıştır. Bu yazının konusu, sigortanın neyi karşıladığı ve neyi karşılamadığıdır.

Hekimin sorumluluk sigortası iki ayrı düzenlemeye dayanabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2022 tarihli kararında bu iki düzenleme ve sigortanın niteliği şöyle açıklanmıştır:

> **Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/592, K. 2022/356, T. 22.03.2022**
>
> Öte yandan hekimin mesleki sorumluluk sigortası, 26.05.2013 tarihli ve 28658 Resmî Gazete’de yayımlanan Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekindeki Hekim Mesleki Sorumluluk Sigortası Klozu ile 28.08.2012 tarihli ve 28395 Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbî Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler ile sigorta ettiren ve sigortacı arasındaki temel ilişki, sözleşmedeki şartlara tabi olmak kaydı ile sigortalının poliçede konusu belirlenen ve mesleki faaliyeti ifa ederken neden olduğu zarar dolayısıyla ödemek zorunda kaldığı veya kalacağı tazminata ilişkin hususlar belirlenmiştir. … Esasen mesleki sorumluluk sigortası; sorumluluk esasına dayanmakta ve bu sorumluluğun temelini ise kişinin icra ettiği meslek ile yüklenmiş olan “özel özen gösterme” yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması veya kişinin mesleki yeterliliği dâhilinde kusurlu, eksik ve yanlış hareket etmesi durumunda üçüncü şahısların maruz kalacağı zarar oluşturmaktadır.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Karar, gebelik takibinde aydınlatma yapılmadığı iddiasıyla hekimin zorunlu sigortacısına karşı açılan bir davaya ilişkindir. Bölge adliye mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiş, Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır. Kurul çoğunluğu da ispat yükünü hekimde görmüş, ancak protokol defteri kayıtlarını yeterli kabul etmiştir; azınlık bu kayıtların delil olarak kabul edilemeyeceğini savunmuştur. Kararın aydınlatmaya ilişkin kısmı seride [Aydınlatma Yükümlülüğü ve Hastanın Rızası](/makaleler/tip-aydinlatma-ve-hasta-rizasi/) başlığı altında aktarılmıştır. Kararda Genel Şartlar için 2012 değişikliğinin Resmi Gazete tarihi anılmıştır.

## 2. Teminatın Kapsamı

### 2.1. Sigortalı kişiler ve faaliyetler

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (Resmi Gazete 21.07.2010, sayı 27648; sonraki değişiklikleriyle) A.1 maddesine göre sigortalılar, serbest çalışan ya da kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardır. Maddeye sonradan eklenen fıkralar teminatın kapsamını şöyle genişletmiştir:

> **Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A.1**
>
> Bu sigorta, sigortalının savunmasını üstlenen avukata ilişkin harcamaları Genel Şartların Sigortalıya Yardım başlıklı B.3.4 maddesi kapsamında temin eder. … Bu sigorta sözleşmesi Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatının 9, 10 ve 11 inci maddeleri çerçevesinde sigortalının tüm mesleki faaliyetini kapsar. Poliçede mesleki faaliyetin yerinin belirtilmemesi veya eksik belirtilmiş olması poliçe kapsamını etkilemez. … Kamu sağlık kurum ve kuruluşları için tümünü kapsayacak tek poliçe düzenlenir. Bu kuruluşlar bünyesinde görevli sigortalının naklen atama, geçici görevlendirme ve sair sebeplerle anılan kuruluşlar içinde mesleğini yürütmesi halinde ilave sözleşme düzenlenmez veya prim talep edilmez.

Aynı madde, kamu hekiminin görev yeri ve branşı dışındaki görevlendirmelerini, aile hekimlerinin acil görevlendirmelerini ve özel kuruluşlarda çalışan ya da serbest hekimlerin pandemi nedeniyle görevlendirmelerini de ek sözleşme ve prim olmaksızın teminata dahil eder. A.2 maddesine göre sigorta, Türkiye sınırları içindeki faaliyetler için geçerlidir; Türk Silahlı Kuvvetleri kadrosundaki sigortalının yurt dışındaki faaliyetleri ise teminat içindedir.

### 2.2. Talep esaslı yapı

Türk Ticaret Kanunu, sorumluluk sigortasında sözleşmede aksine hüküm yoksa olayın tarihini esas alır:

> **TTK m. 1473 (Sözleşmenin konusu ve kapsamı)**
>
> (1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.

Genel Şartların A.1 maddesi bu kuraldan ayrılarak tazminat talebinin sözleşme süresi içinde yapılmasını esas alır; on yıllık geçmiş dönem ve rizikonun gerçekleşme anı [Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası ve Zamanaşımı](/makaleler/tip-zorunlu-sorumluluk-sigortasi-ve-zamanasimi/) başlıklı yazıda anlatılmıştır.

Talep esaslı yapı, olay tarihindeki poliçeye dayanan başvurularda itiraza yol açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 tarihli kararında, 2014 yılında yapılan ameliyat nedeniyle 2017 yılında sigortacıya başvurulmuş, başvuru ameliyat tarihini kapsayan 31.07.2013 ile 31.07.2014 vadeli poliçeye dayandırılmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, poliçe sunulmadığından standart Genel Şartlara göre düzenlendiğini kabul etmiş ve talebin poliçe süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Daire bu kararı oy birliğiyle bozmuştur:

> **Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5159, K. 2022/7708, T. 02.11.2022**
>
> Bu durumda, davacının başvurusunda bahsettiği ve olay tarihini de kapsayan poliçenin dosyaya getirtilerek, yapılacak inceleme sonucunda oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Daire, teminatın varlığı bakımından olay tarihini kapsayan poliçenin getirtilip incelenmesini istemiştir. Dairenin başka bir kararında da, olay tarihinde davalı sigortacının poliçesi bulunmadığı gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyetince verilen husumet yokluğu kararı onanmıştır; ancak bu onamada Daire ayrıca bir değerlendirme yapmamıştır. Genel Şartların metni de zaman içinde değişmiştir; 11. Hukuk Dairesinin aşağıda aktarılan 2024 tarihli kararlarında, 2010 ile 2012 arasında düzenlenen poliçeler için olay tarihini de esas alan farklı bir A.1 metnine 2023/902 E. sayılı dosyada davalı sigortacı, 2024/5433 E. sayılı dosyada ilk derece ve bölge adliye mahkemesi dayanmıştır.

### 2.3. Sigortacının sorumluluğunun hekimin kusuruna bağlılığı

Sigortacının ödeme borcu kural olarak sigortalının sorumluluğuna bağlıdır. 02.11.2022 tarihli kararın konusu olan dosyada davacı, 16.07.2014 tarihinde voleybol oynarken dizinden sakatlanmış ve sigortalı hekim tarafından ameliyat edilmiştir. Daire, daha önce 03.10.2019 tarihinde verdiği ve poliçenin dosyaya getirilmesini de istediği bozma kararında, hekimin kusur oranının ayrıca belirlenmesini aramıştır:

> **Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2279, K. 2019/6184, T. 03.10.2019**
>
> Diğer taraftan, 17.04.2018 tarihli raporda, davacıdaki arızalar ile müdavi hekimin uyguladığı tedavi süreci arasında illiyet bulunduğu bildirilmiş ise de, raporda doktor müdahalesinin maluliyet oranına etkisinin ayrıştırılmamış ve müdavi hekimin kusur oranının belirlenmemiş olması nedeniyle raporun bu yönden de hükme esas alınması isabetli olmamıştır.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Karar oy birliğiyle verilmiştir. Kararda başka bir hekimin veya sağlık kuruluşunun payı söz konusu değildir; ayrıştırılması istenen, hekim müdahalesinin etkisinin önceki spor yaralanmasından ayrılmasıdır. Yaklaşımın birden fazla hekimin veya kuruluşun katkısı bulunan dosyalara taşınması, karardan çıkan bir sonuç değil, bir yorumdur.

## 3. Teminat Dışı Haller

Genel Şartlar, teminat dışında kalan halleri A.3 maddesinde sayar:

> **Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A.3**
>
> Aşağıdaki hâller teminat kapsamı dışındadır: a) Sigortalının, poliçe kapsamında yer alan ve sınırları hukuk kuralları veya etik kurallar ile tespit edilen mesleki faaliyeti dışındaki faaliyetlerinden kaynaklanan tazminat talepleri. b) İnsani görevin yerine getirilmesi hariç, sigortalının, poliçe kapsamındaki kuruluşların sorumluluk alanı dışındaki faaliyetlerinden kaynaklanan tazminat talepleri. c) İdarî ve adlî para cezaları dahil her tür ceza ve cezai şartlar. ç) İlgili mevzuatla belirlenen çerçevede tıbbi mesleki faaliyet gereği yapılanlar hariç her türlü deneyden kaynaklanan tazminat talepleri.

Genel Şartlarda teminatı sınırlayan başka hükümler de yer alır:

| Düzenleme | İçerik | Sonuç |
|---|---|---|
| A.1, ikinci cümle | On yıllık geçmiş dönem 30.07.2009 öncesine uzanmaz; bir aydan fazla sigortasız kalınan dönemlerde meydana gelen olaylar için koruma yoktur | O olaya bağlı talep teminat dışında kalır |
| C.1 | Sigortacının sorumluluğu primin ödenmesiyle başlar | Aksi kararlaştırılmadıkça prim ödenmeden sorumluluk başlamaz |

Teminat dışı hal ile B.6 maddesindeki rücu hali arasındaki fark [Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası ve Zamanaşımı](/makaleler/tip-zorunlu-sorumluluk-sigortasi-ve-zamanasimi/) başlıklı yazıda karşılaştırılmıştır. Zarar gören bakımından B.3.6 maddesi ve TTK m. 1484 uyarınca, sigortacı sigortalıya karşı ifa borcundan kurtulmuş olsa da ifa borcu zorunlu sigorta miktarına kadar devam eder.

## 4. Teminat Limitleri

Genel Şartlar teminat tutarı içermez; A.1 maddesi teminatı "poliçede belirlenen limitler dahilinde" sağlar. Tutarların belirlenmesi [Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası ve Zamanaşımı](/makaleler/tip-zorunlu-sorumluluk-sigortasi-ve-zamanasimi/) başlıklı yazıda anlatılmıştır; somut uyuşmazlıkta poliçede yazılı limit esas alınır. B.3.4 maddesine göre hükmolunan tazminat sigorta bedelini aşarsa sigortacı yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarihli kararında, aynı hekim için süreleri kısmen çakışan iki ayrı poliçe düzenlenmiştir. 6762 sayılı eski TTK döneminde, 2011 yılında yapılan iki ameliyat nedeniyle hükmedilen tazminatların bir kısmını ilk sigortacı kendi limiti dahilinde ödemiş, kalan kısmı icra takibinde ödeyen hekim ve sigorta ettiren sağlık kuruluşu bu tutarı diğer sigortacıdan istemiştir. İlk derece mahkemesi eski TTK m. 1286'yı da anarak ikinci sözleşmeyi çifte sigorta gerekçesiyle geçersiz saymış, bölge adliye mahkemesi ise iki limit arasındaki fark kadar sorumluluk kabul etmiştir. Daire kararı oy birliğiyle bozmuştur:

> **Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/902, K. 2024/4334, T. 27.05.2024**
>
> Olay tarihinde yürürlükte buluna 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü maddesi mal sigortalarına ilişkin olup sorumluluk sigortalarını kapsamamaktadır. … sigortacının sorumluluk sigortasından sorumluluğu limit kapsamında ve gerçek zararla sınırlıdır.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Daire, gerekçede 6102 sayılı TTK m. 1453'e atıf yapmış ve hekimin yaptığı ödemenin gerçek zarar olup olmadığının uzman bir heyetten alınacak raporla belirlenmesini istemiştir. Daireye göre sigortacının sorumluluğu limit içinde de gerçek zararla sınırlıdır.

Limitin neyi kapsadığı da tartışılabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarihli kararı, 2011 yılında yapılan bir sünnet işlemindeki yanık nedeniyle sigortacıya karşı açılan davaya ilişkindir. Sigortacı, poliçe süresinde talep yapılmadığını da ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi poliçedeki olay esaslı A.1/a metnini uygulamış; Daire davalının itirazlarını genel olarak reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesinin hükmünde ise tazminat ile faizin toplamının limiti aşamayacağı anlamına gelebilecek bir ibare yer almıştır; Daire bu yönden oy birliğiyle şöyle karar vermiştir:

> **Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5433, K. 2024/7065, T. 03.10.2024**
>
> Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen asıl tazminat poliçe limitinin altında kalmış olup, sigortacıya yüklenen temerrüt faizi limit kapsamında olmayıp hükümde tazminat ve faiz toplamının limiti aşmayacak şekilde tahsiline karar verildiğinin anlaşılmasına yol açacak ibareye yer verilmiş olması bozmayı gerektirir.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Daire, ibareyi hükümden çıkararak kararı düzelterek onamıştır. Buna göre sigortacının kendi temerrüdünden doğan faiz, poliçe limitinden ayrı değerlendirilmiştir. Bu yaklaşımın tıbbi kötü uygulama sigortası bakımından Dairenin yerleşik görüşünü yansıtıp yansıtmadığı ayrıca değerlendirilebilir.

## 5. Sigorta Ettiren ve Sigortalının Yükümlülükleri

Genel Şartların B.2 maddesi sigorta ettirene rizikoyu derhal ve sorumluluğu gerektirecek olayları on gün içinde bildirme, zararı önleme ve azaltma, istenen bilgi ve belgeleri verme, dava veya cezai kovuşturmada sigortacıyı derhal haberdar etme ve başka sigortaları bildirme yükümlülüklerini yükler; C.2 ve C.3 maddeleri beyan yükümlülüğünü düzenler. 1219 sayılı Kanunun Ek 12. maddesine göre özel sağlık kuruluşunda çalışan hekimin sigortasını kuruluş yaptırdığından, bu durumda sigorta ettiren kuruluş olabilir; C.4 maddesi ise sigortadan haberi olması şartıyla sigortalının bilgi ve davranışını da dikkate alır.

Savunma ve sulh konusunda B.3.4 maddesi şöyledir:

> **Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, B.3.4**
>
> Dava açılması halinde (idari davalar dahil), sigortalının ihbarı ile sigortacı takip ve idare etmek üzere davaya her aşamada dahil olur. Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekâletnameyi vermek zorundadır. … Sigortalının sigortacının onayını almadan yaptığı sulh sözleşmesi, bildirimden itibaren onbeş gün içinde onay verilmemişse, sigortacıya karşı geçersizdir; sigortacı haklı olmayan sebeplerle sulhe onay vermekten kaçınamaz.

Genel Şartlarda sorumluluğun kabulüne ilişkin ayrı bir yasak düzenlenmemiştir; kabulün sigortacıyı bağlayıp bağlamayacağı sulh hükmüne ve genel hükümlere göre değerlendirilebilir. B.3.5 maddesine göre zarar gören, yazılı bildirime rağmen sigortacının haklı olarak istediği belgeleri vermezse sigortacının sorumluluğu, belgeler verilseydi ödeyeceği miktarla sınırlanır.

Genel Şartlar B.2 yükümlülüklerinin ihlalinin sonucunu ayrıca düzenlememiştir. Bildirim ve zararı azaltma yükümlülüklerine ilişkin genel kurallar Sigorta Hukuku serisinde [Rizikonun Gerçekleşmesi: İhbar, Zararı Azaltma ve Kurtarma Masrafları](/makaleler/sigorta-rizikonun-gerceklesmesi-ihbar-ve-kurtarma-masraflari/) başlığı altında anlatılmıştır.

## 6. Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı

B.6 maddesi 2014 yılında Genel Şartlara eklenmiştir:

> **Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, B.6**
>
> Sigorta ettirene başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Mesleki faaliyetin ifası sırasında sigortalı tarafından kasten sebep olunan her tür olay ile davranışları, b) Sigortalı veya çalıştırdığı kişilerin, poliçe kapsamındaki mesleki faaliyeti ifa ederken alkol, uyuşturucu ya da narkotik maddelerin tesiri altında bulunması sonucunda meydana gelen olaylar, c) Sigortalının talebi üzerine zeyilname yapılması gereken durumlarda sigortalının bu talepte bulunmaması halinde ödenen tazminatın eksik prim oranına denk gelen kısmı sigortalıya rücu edilir.

Başlık ve (c) bendi sigortalıdan, giriş cümlesi sigorta ettirenden söz eder; ikisinin farklı kişiler olduğu durumlarda rücunun kime yöneltileceği tartışılabilir. Maddede "başlıca" kelimesinin kullanılması, sayılan hallerin sınırlı olmadığı yönünde yorumlanabilir.

(a) bendi yalnız kastı arar; ağır ihmal bu bentte sayılmamıştır. TTK m. 1477'ye göre sigortacı, sigortalının sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz; Genel Şartlar ise kastı B.6(a) bendinde rücu sebebi olarak düzenlemiştir ve B.3.6 ile TTK m. 1484 birlikte değerlendirildiğinde sigortacının zarar görene ödeyip hekime rücu etmesi gündeme gelebilir. (b) bendi "çalıştırdığı kişiler" bakımından da uygulanır; (c) bendi rücuyu eksik prim oranıyla sınırlar. Rücu sebebinin ispatı sigortacıdan beklenebilir. Sigortacının halefiyeti ve rücu hakkına ilişkin genel kurallar Sigorta Hukuku serisinde [Sigortacının Halefiyeti ve Rücu Hakkı](/makaleler/sigorta-halefiyet-ve-rucu/) başlığı altında incelenmiştir.

## 7. Kamu Hekimi, İdarenin Rücu Hakkı ve Sigorta

İdare, kamu hastanesindeki müdahale nedeniyle ödediği tazminat için hekime rücu edebilir; 1219 sayılı Kanunun Ek 12. maddesi kamu hekiminin sigortasının bu rücuları da karşılayacağını öngörür. Genel Şartlar bu ilişkiyi iki yönden tamamlar: kamu kuruluşları için tek poliçe düzenlenir ve görevlendirmeler ek sözleşme gerektirmez (A.1); sigortacı, idari davalar dahil açılan davalara sigortalının ihbarıyla katılır (B.3.4). Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.07.2019 tarihli kararında ise kamu hekiminin sigortacısının sorumluluğu, idarenin rücu talebinde hekimin kusur oranıyla sınırlı tutulmuştur; karar [Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası ve Zamanaşımı](/makaleler/tip-zorunlu-sorumluluk-sigortasi-ve-zamanasimi/) başlıklı yazıda aktarılmıştır.

2022 yılında 3359 sayılı Kanuna eklenen Mesleki Sorumluluk Kurulu usulü [Özel Hastane ve Kamu Hastanesinin Sorumluluğu](/makaleler/tip-ozel-ve-kamu-hastanesinin-sorumlulugu/) başlıklı yazıda anlatılmıştır. İdarenin rücu talebinin hangi tarihte hekime yöneltildiği, talep esaslı yapı nedeniyle hangi poliçenin uygulanacağını da etkileyebilir.

## 8. İsteğe Bağlı Ek Sigorta ve Hastanenin Sorumluluk Sigortası

Zorunlu sigortanın yanında hekim, Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (Resmi Gazete 26.05.2013, sayı 28658) ve ekindeki Hekim Mesleki Sorumluluk Sigortası Klozu çerçevesinde isteğe bağlı bir sigorta da yaptırabilir. Kloz tazminatları ve kararlaştırılmışsa yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerini poliçe limitleri dahilinde karşılar; manevi tazminat talepleri limitin en fazla yarısıyla sınırlıdır. Ruhsatlı bir kuruluşta ve acil haller dışında yapılmadığı ve anestezi uzmanı gözetiminde olmadığı sürece diş hekimleri ve cerrahlarca uygulanan genel anestezi, ilk yardım ve acil müdahale hariç meslekten geçici yasaklanılan dönemdeki tedaviler ve ilk yardım yerlerinde gerekli ekipmanın sigortalının kişisel kusuruyla bulundurulmaması gibi haller klozda teminat dışı sayılmıştır. Tanı veya tedavi amacı taşımayan müdahaleler ve güzelleştirme amaçlı estetik ameliyatlar ile üremeye yardımcı veya üremeyi önleyici tedaviler gibi haller ise klozun III. bölümüne göre aksine sözleşme yoksa teminat dışındadır ve ek sözleşmeyle teminata alınabilir.

Zorunlu sigorta limitini aşan zararın isteğe bağlı sigortadan karşılanması, poliçelerin şartlarına bağlıdır. Zorunlu sigorta Genel Şartlarının C.10 maddesi, sigorta ettiren ve sigortalının aleyhine olmamak üzere özel şartlar kararlaştırılmasına izin verir.

Özel hastanenin hastaya karşı sorumluluğu, hastaneye kabul sözleşmesine ve TBK m. 116'ya dayanır; bu sorumluluk [Özel Hastane ve Kamu Hastanesinin Sorumluluğu](/makaleler/tip-ozel-ve-kamu-hastanesinin-sorumlulugu/) başlıklı yazıda anlatılmıştır. Tıbbi kötü uygulama sigortası hastanenin bu sorumluluğunu değil, hekimin sorumluluğunu teminat altına alır. Hekim klozunun III.9 hükmü de hekime bir sağlık kurumunda yönetici veya işletici olması nedeniyle yöneltilen talepleri, aksine sözleşme yoksa teminat dışında tutar. Hastanenin kendi sorumluluğu için bir sigorta yaptırılmışsa, kapsamı o poliçenin genel ve özel şartlarına göre belirlenir.

**Örnek olay**

Serbest çalışan hekim B, 10.03.2021 tarihinde A'yı ameliyat eder. B'nin 01.06.2020 ile 01.06.2021 vadeli poliçesi sigortacı C'den, 01.06.2022 tarihinden itibaren yenilenen poliçesi sigortacı D'dendir; arada yaklaşık bir yıl sigortasız kalmıştır. A, 2024 yılında B'ye yazılı tazminat talebinde bulunur. B, D'ye bildirimde bulunmadan A ile bir uzlaşma yapar. D ise ameliyat sırasında B'nin alkol etkisinde olduğunu ileri sürer.

Talep 2024 yılında yapıldığından A.1 maddesi uyarınca D'nin poliçesi gündeme gelebilir; ameliyat sigortasız dönemde değil, C'nin 01.06.2020 ile 01.06.2021 arasındaki poliçe süresinde yapıldığından bir aydan fazla sigortasız dönem kuralı bu olay bakımından uygulanmayabilir. D'nin poliçesinin içeriği, 2021/5159 E. sayılı karardaki yaklaşımla ayrıca incelenebilir. B, uzlaşmayı D'ye bildirmediğinden ve D'nin onayı bulunmadığından, uzlaşmanın B.3.4 uyarınca D'ye karşı hüküm doğurmaması gündeme gelebilir. D'nin sorumluluğu B'nin kusurunun zarara etkisiyle, poliçe limitiyle ve gerçek zararla sınırlı tutulabilir. Alkol etkisi ispat edilirse D, A'ya ödediği tutar için B.6 maddesi uyarınca B'ye rücu edebilir.

Bu değerlendirme, aktarılan kararlardaki yaklaşıma dayanan genel bir örnektir; somut uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyanın özelliklerine göre farklı bir sonuca ulaşabilir.

## 9. Sonuç

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, hekimin tüm mesleki faaliyetini kapsayan, talep esaslı ve poliçe limitiyle sınırlı bir teminat öngörür. Mesleki faaliyet ve kuruluşun sorumluluk alanı dışındaki faaliyetler, cezalar ve mevzuat dışı deneyler teminat dışıdır; kast, alkol veya uyuşturucu etkisi ve eksik prim hallerinde ise sigortacı ödedikten sonra rücu edebilir. Sigorta ettiren rizikoyu ve olayları bildirmekle, sigortalı davada sigortacının göstereceği avukata vekaletname vermekle yükümlüdür; B.3.4 uyarınca onaysız sulh sigortacıya karşı geçersiz sayılabilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin aktarılan kararlarında poliçenin getirtilip incelenmesi, hekimin kusur oranının belirlenmesi ve sorumluluğun limit ile gerçek zararla sınırlı tutulması aranmış; sigortacının temerrüt faizi limitten ayrı değerlendirilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun direnme üzerine oy çokluğuyla verdiği 2022 tarihli kararında, mesleki sorumluluk sigortasının hekimin özen yükümlülüğüne aykırılığından doğan zarara dayandığı belirtilmiştir.

Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.

---

Bu çalışma yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihatlarda meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle içerik zamanla geçerliliğini yitirebilir. İçeriğin somut olaylara uygulanması veya bu içeriğe dayanılarak alınan kararlar nedeniyle doğabilecek sonuçlardan sorumluluk kabul edilmez.
