TR EN DE

Startup Hukuku: Şirket Türü Seçimi ve Kurucu Ortaklar Arası Sözleşmeler

Girişimlerin kuruluş aşamasında şirket türü seçimi, anonim ve limited şirket arasındaki temel farklar ile kurucu ortaklar arası sözleşmelerde yer alması gereken hükümler.

Summary in English

Overview

This article examines the legal considerations for startups in Turkey when choosing a company structure and establishing founders agreements. The choice between a joint stock company (A.S.) and a limited liability company (Ltd. Sti.) has significant implications for governance, liability, taxation, investment capacity, and exit strategies.

Key Points

  • Company Types: Joint stock companies (minimum capital 250,000 TL) offer easier share transfer, professional management, and better suitability for venture capital investment. Limited liability companies (minimum capital 50,000 TL) require notarized share transfers and general assembly approval.
  • Share Transfer: In joint stock companies, registered shares can be transferred via endorsement and delivery. In limited companies, notarized contracts and general assembly approval are required.
  • Founders Agreement: Essential provisions include right of first refusal (ROFR), tag-along and drag-along rights, vesting schedules (typically 4 years with 1-year cliff), non-compete clauses, and deadlock resolution mechanisms.
  • Vesting: Standard Silicon Valley structure of 4-year vesting with 1-year cliff is recommended to ensure founder commitment and protect the company if a founder leaves early.
  • Investment Readiness: Joint stock companies are preferred by venture capital investors due to ability to issue share certificates, create preferred share classes, and utilize registered capital system.

Ueberblick

Dieser Artikel untersucht die rechtlichen Aspekte fuer Startups in der Tuerkei bei der Wahl einer Unternehmensstruktur und der Erstellung von Gruendervereinbarungen. Die Wahl zwischen einer Aktiengesellschaft (A.S.) und einer Gesellschaft mit beschraenkter Haftung (Ltd. Sti.) hat erhebliche Auswirkungen auf Governance, Haftung, Besteuerung, Investitionskapazitaet und Exit-Strategien.

Kernpunkte

  • Gesellschaftsformen: Aktiengesellschaften (Mindestkapital 250.000 TL) bieten einfachere Anteilsuebertragung, professionelles Management und bessere Eignung fuer Risikokapitalinvestitionen. GmbHs (Mindestkapital 50.000 TL) erfordern notariell beglaubigte Anteilsuebertragungen und Gesellschafterbeschluss.
  • Anteilsuebertragung: Bei Aktiengesellschaften koennen Namensaktien durch Indossament und Uebergabe uebertragen werden. Bei GmbHs sind notarielle Vertraege und Gesellschafterbeschluss erforderlich.
  • Gruendervereinbarung: Wesentliche Bestimmungen umfassen Vorkaufsrecht (ROFR), Tag-Along- und Drag-Along-Rechte, Vesting-Zeitplaene (typischerweise 4 Jahre mit 1-Jahr-Cliff), Wettbewerbsverbote und Deadlock-Loesungsmechanismen.
  • Vesting: Die Standard-Silicon-Valley-Struktur von 4-jaehrigem Vesting mit 1-Jahr-Cliff wird empfohlen, um das Engagement der Gruender zu sichern und das Unternehmen zu schuetzen, wenn ein Gruender fruehzeitig ausscheidet.
  • Investitionsbereitschaft: Aktiengesellschaften werden von Risikokapitalinvestoren bevorzugt, da sie Aktienzertifikate ausgeben, Vorzugsaktienklassen schaffen und das genehmigte Kapitalsystem nutzen koennen.

1. Giriş

Girişimcilerin iş fikirlerini hayata geçirirken karşılaştıkları ilk ve en kritik hukuki karar, hangi şirket türü altında faaliyet gösterecekleridir. Bu karar, şirketin yönetim yapısı, ortakların sorumluluğu, vergisel yükümlülükler, yatırım alma kapasitesi ve nihai olarak "exit" stratejileri bakımından uzun vadeli sonuçlar doğurur. Modern girişim ekosisteminde şirket yapısı seçimi, salt hukuki bir tercih olmaktan çıkıp stratejik bir iş kararı niteliği kazanmıştır.

Türk hukukunda girişimler için uygulamada en yaygın tercih edilen şirket türleri anonim şirket (A.Ş.) ve limited şirkettir (Ltd. Şti.). Her iki tür de sermaye şirketi olup ortakların sorumluluğu koymuş oldukları sermaye ile sınırlıdır. Ancak yönetim yapısı, pay devri, sermaye artırımı ve yatırımcı ilişkileri bakımından önemli farklılıklar bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle birlikte, özellikle anonim şirketler bakımından uluslararası standartlara yakın bir düzenleme benimsenmiştir.

Bu makalede, öncelikle anonim şirket ve limited şirket arasındaki temel farklılıklar incelenecek, ardından uluslararası hukuktaki benzer yapılar karşılaştırılacak ve son olarak kurucu ortaklar arası sözleşmelerin esasları ele alınacaktır.

2. Anonim Şirket ve Limited Şirket Karşılaştırması

2.1. Kavramsal Çerçeve ve Tarihsel Gelişim

Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, borçlarından yalnızca malvarlığıyla sorumlu olan şirket türüdür (TTK m. 329). Tarihsel olarak 17. yüzyılda Hollanda ve İngiltere'de deniz ticaretinin finansmanı amacıyla ortaya çıkan anonim şirket yapısı, sınırlı sorumluluk ilkesiyle sermaye birikimini teşvik etmiştir.

Limited şirket ise 19. yüzyıl sonlarında Almanya'da (GmbH - Gesellschaft mit beschränkter Haftung) küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilmiştir. Türk hukukunda limited şirket, 1926 tarihli Ticaret Kanunu'ndan bu yana düzenlenmekte olup, 6102 sayılı TTK ile önemli değişikliklere uğramıştır.

Kriter Anonim Şirket (A.Ş.) Limited Şirket (Ltd. Şti.)
Asgari Sermaye 250.000 TL (Kayıtlı: 500.000 TL) 50.000 TL
Pay Devri Ciro + teslim (kolay) Noter onaylı sözleşme + Genel kurul onayı
Yönetim Organı Yönetim Kurulu (ortak olma şartı yok) Müdür(ler) (en az 1 ortak müdür olmalı)
Pay Senedi Nama veya hamiline yazılı Yok (sadece ispat belgesi)
İmtiyazlı Pay Oluşturulabilir Sınırlı imkan
Kayıtlı Sermaye Mümkün Mümkün değil
Yatırım Uygunluğu Yüksek Düşük
Karşılaştırmalı Hukuk: Şirket Türlerinin Kökeni
ABD'de girişimlerin büyük çoğunluğu Delaware eyaletinde "C-Corporation" olarak kurulmaktadır. Delaware General Corporation Law (DGCL), esnekliği ve yerleşik içtihatları nedeniyle yatırımcılar tarafından tercih edilmektedir. Almanya'da ise GmbH (limited şirket benzeri) ve AG (anonim şirket benzeri) ayrımı mevcuttur; ancak startup ekosisteminde son yıllarda UG (haftungsbeschränkt) - "mini GmbH" yapısı popülerlik kazanmıştır.

2.2. Asgari Sermaye

Türk Ticaret Kanunu'na göre anonim şirketlerde asgari sermaye tutarı 250.000 TL, kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan anonim şirketlerde ise 500.000 TL'dir (TTK m. 332). Limited şirketlerde asgari sermaye tutarı 50.000 TL olarak belirlenmiştir (TTK m. 580). Bu tutarlar, 2024 yılında yapılan değişiklikle önemli ölçüde artırılmıştır.

Karşılaştırmalı Hukuk: Asgari Sermaye
AB ülkelerinde anonim şirketler için asgari 25.000 Euro sermaye öngörülmektedir (2017/1132 sayılı Direktif). İngiltere'de ise Companies Act 2006 sonrasında private limited company (Ltd.) için asgari sermaye şartı kaldırılmış, 1 GBP ile dahi şirket kurulabilir hale gelmiştir. Delaware'de corporation kurulumu için herhangi bir asgari sermaye şartı bulunmamaktadır.

2.3. Pay Devri

Pay devri, girişim yatırımları açısından kritik öneme sahip bir konudur. Yatırımcılar, yatırım yaptıkları şirketlere giriş ve çıkış kolaylığı ararlar. Bu nedenle pay devri prosedürlerinin basitliği, şirket türü seçiminde belirleyici faktörlerden biridir.

Anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devri, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle gerçekleşir (TTK m. 490). Esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe herhangi bir onay şartına (bağlam) tabi değildir. Hamiline yazılı paylarda ise Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (MKK) bildirim zorunluluğu getirilmiştir (TTK m. 489). 2020 yılında yapılan değişiklikle hamiline yazılı payların MKK'ya kaydı zorunlu hale gelmiştir.

Limited şirketlerde ise esas sermaye payının devri, yazılı şekilde yapılacak bir devir sözleşmesi ile mümkündür ve noter onayı şarttır. Bu devrin şirkete karşı geçerlilik kazanabilmesi için genel kurul onayı aranır (TTK m. 595). Esas sözleşmeyle onay şartı kaldırılabilir veya ağırlaştırılabilir.

Karşılaştırmalı Hukuk: Pay Devri
Delaware hukukunda, corporation paylarının devri için yazılı bir "stock assignment" yeterlidir ve noter onayı aranmaz. Alman GmbH'da ise pay devri için noter tasdikli sözleşme (notarielle Beurkundung) zorunludur (GmbHG § 15). İsviçre'de limited şirket (GmbH/Sàrl) paylarının devri için yazılı şekil yeterli olmakla birlikte, ortaklar genel kurulunun onayı aranmaktadır (OR Art. 786).
Pratik Örnek
Bir melek yatırımcının limited şirkete yatırım yapması durumunda: (1) Pay devir sözleşmesi noter huzurunda imzalanmalı, (2) Genel kurul onayı alınmalı (esas sözleşmede farklı düzenleme yoksa), (3) Pay defterine kayıt yapılmalı, (4) Ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir. Bu süreç, anonim şirketteki basit ciro ve teslim işlemine kıyasla çok daha uzun ve maliyetlidir.

2.4. Yönetim Yapısı

Anonim şirketlerde yönetim kurulu zorunlu bir organdır. Yönetim kurulu en az bir üyeden oluşabilir ve üyelerin ortak olma zorunluluğu yoktur (TTK m. 359). Bu durum, profesyonel yöneticilerin (CEO, CFO) veya yatırımcı temsilcilerinin yönetime dahil edilmesini kolaylaştırır. Yönetim kurulu üyeleri, genel kurul tarafından en fazla üç yıl süreyle seçilir.

Limited şirketlerde şirket, müdürler tarafından yönetilir. Şirket sözleşmesiyle veya genel kurul kararıyla bir veya birden fazla müdür atanabilir. Ancak en az bir ortağın müdür sıfatını taşıması zorunludur (TTK m. 623). Bu zorunluluk, yatırımcıların yönetime doğrudan katılımını engelleyebilmekte ve girişim yatırımları bakımından dezavantaj oluşturmaktadır.

Karşılaştırmalı Hukuk: Yönetim Yapısı
ABD'de board of directors (yönetim kurulu) ve officers (icra yöneticileri) ayrımı mevcuttur. Delaware hukukunda tek kişilik yönetim kurulu mümkündür ve yöneticilerin pay sahibi olma zorunluluğu yoktur. Alman hukukunda AG'lerde iki kademeli sistem (Vorstand/yönetim - Aufsichtsrat/denetim kurulu) benimsenirken, GmbH'da tek kademeli müdürler (Geschäftsführer) sistemi uygulanmaktadır. İngiltere Companies Act 2006, private company için en az bir, public company için en az iki direktör öngörmektedir.
Pratik Uygulama: Yatırımcı Temsili
Risk sermayesi yatırımcıları, yatırım yaptıkları şirketlerin yönetim kurulunda temsil edilmek isterler. Anonim şirkette bu kolayca sağlanabilirken, limited şirkette yatırımcının pay sahibi olması halinde bile müdür olarak atanması için ortaklar genel kurulu kararı gerekir. Ayrıca en az bir ortağın müdür olma zorunluluğu, yatırımcıların çoğunluk kontrolü elde ettikleri durumlarda dahi kurucuları yönetimde tutmak zorunda kalmaları anlamına gelebilir.

2.5. Yatırım Alma Kapasitesi

Anonim şirketler, yapısal özellikleri itibarıyla yatırım almaya çok daha elverişlidir. Pay senedi ihraç edilebilmesi, payların kolayca devredilebilmesi, farklı imtiyazlı pay grupları oluşturulabilmesi ve kayıtlı sermaye sistemiyle esnek sermaye artırımı imkanı, yatırımcılar açısından tercih sebebi olan unsurlardır.

Limited şirketlerde pay senedi ihracı mümkün değildir; sadece ispat aracı niteliğinde pay senedi verilebilir (TTK m. 593/2). Pay devrindeki onay şartı ve yapısal kısıtlamalar nedeniyle risk sermayesi yatırımcıları genellikle anonim şirket yapısını tercih etmektedir.

2.5.1. İmtiyazlı Paylar

Anonim şirketlerde, esas sözleşme ile belirli pay gruplarına kâr payı, tasfiye payı, rüçhan hakkı ve oy hakkı gibi konularda imtiyaz tanınabilir (TTK m. 478). Bu imtiyazlar, farklı yatırım turlarında farklı haklar tanınmasına olanak sağlar. Örneğin, Seri A yatırımcılarına tasfiye önceliği (liquidation preference) tanınabilir.

Karşılaştırmalı Hukuk: Preferred Stock
ABD girişim yatırımlarında "preferred stock" (imtiyazlı pay) kullanımı standarttır. Delaware DGCL § 151, şirketlere pay sınıfları oluşturma konusunda geniş özgürlük tanır. Tipik bir Series A Preferred Stock'ta şu imtiyazlar bulunur: (1) Liquidation Preference - tasfiyede common stock'tan önce ödeme hakkı, (2) Anti-dilution - sulandırmaya karşı koruma, (3) Participation Rights - hem tercihli ödeme hem de common stock'la orantılı pay alma hakkı. Türk hukukunda bu yapıların bir kısmı TTK çerçevesinde oluşturulabilmekle birlikte, bazı haklar sözleşmesel düzenlemelerle sağlanmaktadır.

2.5.2. Kayıtlı Sermaye Sistemi

Anonim şirketler, kayıtlı sermaye sistemini benimseyerek yönetim kuruluna belirli bir tavana kadar sermaye artırımı yetkisi verebilir (TTK m. 460). Bu sistem, hızlı büyüme sürecindeki girişimler için kritik önem taşır; zira her sermaye artırımında genel kurul toplama zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Pratik Örnek: Yatırım Turu Yapılanması
Bir teknoloji girişiminin Seri A yatırım turu: Şirket, 1.000.000 TL esas sermayeli anonim şirkettir. Yatırımcı 5.000.000 TL değerleme üzerinden 1.000.000 TL yatırım yapacaktır (%20 pay için). İşlem: (1) Esas sözleşmede imtiyazlı pay grubu tanımlanır (Grup A - Seri A Tercihli Paylar), (2) Rüçhan hakları kısmen veya tamamen sınırlandırılır, (3) 250.000 TL nominal değerli yeni pay ihraç edilir, (4) 750.000 TL'lik kısım "emisyon primi" olarak özkaynağa kaydedilir. Kayıtlı sermaye sistemi varsa, bu işlem genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulu kararıyla gerçekleştirilebilir.

3. Kurucu Ortaklar Arası Sözleşmeler

Kurucu ortaklar arası sözleşme (founders' agreement / shareholders' agreement), şirket esas sözleşmesinin yanı sıra ortaklar arasındaki ilişkileri düzenleyen, tarafları bağlayıcı nitelikte bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Bu sözleşme, esas sözleşmede yer almayan veya yer alması uygun olmayan konuları detaylı biçimde düzenleme imkanı sağlar.

Kurucu ortaklar arası sözleşmenin hukuki niteliği, doktrinde tartışmalıdır. Bir görüşe göre bu sözleşme adi ortaklık niteliğindeyken, diğer görüşe göre sui generis bir sözleşmedir. Yargıtay, bu sözleşmeleri genel olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirmekte ve sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca taraf iradelerine üstünlük tanımaktadır.

Karşılaştırmalı Hukuk: Shareholders' Agreement
ABD'de founders' agreement, şirket kuruluşunun temel belgelerinden biridir ve neredeyse her girişimde kullanılır. NVCA (National Venture Capital Association) tarafından yayınlanan model belgeler, sektörde standart haline gelmiştir. İngiltere'de shareholders' agreement, Companies Act 2006 ile düzenlenen articles of association'ı tamamlayıcı niteliktedir. Alman hukukunda Gesellschaftervereinbarung, GmbHG'nin emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla geçerlidir.

3.1. Önalım Hakkı (Right of First Refusal - ROFR)

Önalım hakkı, bir ortağın payını üçüncü kişiye devretmek istemesi halinde, diğer ortaklara aynı koşullarla bu payı satın alma önceliği tanıyan bir düzenlemedir. Bu hak, şirketin ortaklık yapısının kontrolünün mevcut ortaklarda kalmasını sağlar ve istenmeyen üçüncü kişilerin şirkete ortak olmasını önler.

Türk hukukunda önalım hakkı, TBK m. 240-242 hükümlerinde düzenlenmiştir. Sözleşmesel önalım hakkı, şerh verilmedikçe üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Ancak anonim şirketlerde nama yazılı paylar için esas sözleşmeye konulacak "bağlam" hükmü ile benzer bir etki sağlanabilir (TTK m. 493).

Karşılaştırmalı Hukuk: ROFR ve ROFO
ABD hukukunda Right of First Refusal (ROFR) ve Right of First Offer (ROFO) ayrımı yapılır. ROFR'da satıcı önce üçüncü kişiden teklif alır, sonra bu teklifi hak sahibine sunar. ROFO'da ise satıcı önce hak sahibine teklif vermek zorundadır. NVCA model belgelerinde genellikle ROFR tercih edilmektedir. Alman hukukunda Vorkaufsrecht (önalım hakkı), BGB § 463-473 hükümlerinde düzenlenmiştir.

3.2. Birlikte Satış Hakkı (Tag-Along / Co-Sale Right)

Birlikte satış hakkı, çoğunluk ortağın payını üçüncü kişiye satması halinde, azınlık ortaklara da aynı koşullarla ve aynı oranda paylarını satma imkanı tanır. Bu düzenleme, azınlık ortakların çoğunluğun değişmesi durumunda şirkette istemeden kalmalarını önler ve yatırımcının çıkış stratejisi bakımından kritik önem taşır.

Tag-along hakkı, özellikle azınlık yatırımcıların korunması için kullanılır. Kurucuların paylarını satarak şirketten ayrılması halinde, yatırımcılar da aynı koşullarla çıkış yapabilirler. Bu hak, yatırımcı ile kurucu arasındaki güven ilişkisini korur.

Pratik Örnek: Tag-Along Uygulaması
Kurucu A (%60 pay) ve Yatırımcı B (%40 pay) ortaklık yapısına sahip bir girişimde, Kurucu A paylarını üçüncü kişi C'ye satmak istemektedir. Tag-along hakkı uyarınca: Yatırımcı B, A'nın sattığı orana eşit oranda (yani satış miktarının %40'ı kadar) kendi paylarını da aynı fiyat ve koşullarla C'ye satma hakkına sahiptir. Eğer C tüm payları almak istemiyorsa, A ve B'nin satış miktarları orantılı olarak azaltılır.

3.3. Sürükleme Hakkı (Drag-Along)

Sürükleme hakkı, çoğunluk ortağın şirketin tamamını satmak istemesi durumunda, azınlık ortakları da aynı koşullarla satışa zorlayabilmesini sağlar. Bu hak, potansiyel alıcıların şirketin %100'ünü talep ettiği durumlarda satış işleminin gerçekleşmesini mümkün kılar.

Drag-along hakkının Türk hukukundaki geçerliliği tartışmalıdır. Bir görüşe göre bu hak, mülkiyet hakkını sınırladığından geçersizdir. Ancak baskın görüş, sözleşme serbestisi çerçevesinde bu hakkın geçerli olduğu yönündedir. Uygulamada, drag-along hükümleri genellikle belirli eşikler (örneğin, en az %75 çoğunluk) ve minimum fiyat garantileri ile sınırlandırılmaktadır.

Karşılaştırmalı Hukuk: Tag-Along ve Drag-Along
ABD ve İngiltere hukukunda tag-along ve drag-along hakları standart olarak kabul edilmektedir. Delaware mahkemeleri, bu hakların fiduciary duty (sadakat yükümlülüğü) ile uyumlu olması gerektiğini vurgulamıştır (Nemec v. Shrader, 2010). AB'de 2007/36/EC sayılı Direktif, %90 eşiğine ulaşan çoğunluk pay sahiplerine "squeeze-out" (azınlığı çıkarma) hakkı tanımaktadır. Alman hukukunda Mitveräußerungspflicht (birlikte satış yükümlülüğü) GmbH sözleşmelerinde geçerli kabul edilmektedir.

3.4. Hakediş Mekanizması (Vesting)

Vesting, kurucuların paylarının belirli bir süre boyunca veya belirli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak kademeli biçimde kazanılmasını öngören bir mekanizmadır. Bu düzenleme, kurucuların şirkete uzun vadeli bağlılığını teşvik eder ve erken ayrılma durumunda payların şirkette kalmasını sağlar.

Türk hukukunda vesting mekanizmasının hukuki niteliği, şarta bağlı hak kazanımı olarak değerlendirilmektedir. TBK m. 170 uyarınca, geciktirici şarta bağlı işlemlerde hak, şartın gerçekleşmesiyle kazanılır. Vesting'de paylar baştan kurucuya devredilmekte, ancak belirli koşulların gerçekleşmemesi halinde geri alınmaktadır (reverse vesting).

Tipik bir vesting yapısında, payların dört yıllık bir süre içinde aylık veya yıllık olarak kazanılması ve ilk yıl için "cliff" adı verilen bekleme süresi öngörülür. Cliff süresi dolmadan ayrılan kurucunun henüz kazanılmamış payları şirkete veya diğer kuruculara devredilir. Standart "4 yıl vesting + 1 yıl cliff" yapısı, Silikon Vadisi'nde geliştirilen ve dünya genelinde kabul gören bir uygulamadır.

Pratik Örnek: Vesting Yapılandırması
Üç kurucu (A, B, C) eşit paylarla (%33,33) şirket kurmaktadır. 4 yıllık vesting + 1 yıllık cliff uygulanacaktır. 8. ayda Kurucu C ayrılırsa: Cliff süresi (12 ay) dolmadığından, C'nin tüm payları (%33,33) A ve B'ye orantılı olarak devredilir. 18. ayda Kurucu C ayrılırsa: 18/48 = %37,5 oranında hak kazanılmış olur. C, %33,33 x %37,5 = %12,5 pay alır, geri kalan %20,83 pay A ve B'ye devredilir.
Karşılaştırmalı Hukuk: Vesting
ABD'de vesting genellikle Restricted Stock Agreement veya Stock Option Agreement ile düzenlenir. IRC § 83(b) election, vergisel avantaj sağlamak için kullanılır. Delaware hukukunda vesting düzenlemeleri tamamen sözleşme özgürlüğü kapsamındadır. İngiltere'de EMI (Enterprise Management Incentive) scheme kapsamında benzer yapılar vergisel teşviklerle desteklenmektedir. Türkiye'de henüz vesting'e özgü vergisel düzenleme bulunmamaktadır.

3.5. Rekabet Yasağı ve Gizlilik (Non-Compete & Confidentiality)

Kurucu ortaklar arası sözleşmelerde, ortakların şirketle rekabet eden faaliyetlerde bulunmaması (non-compete) ve şirkete ait gizli bilgileri koruması (confidentiality) yükümlülüğü düzenlenir. Bu hükümler, özellikle teknoloji girişimlerinde fikri mülkiyet ve ticari sırların korunması bakımından kritik öneme sahiptir.

Türk hukukunda rekabet yasağı, TBK m. 444-447 hükümlerinde düzenlenmiştir. Rekabet yasağının geçerli olabilmesi için yer, zaman ve konu bakımından sınırlandırılması gerekmektedir. Sınırsız rekabet yasağı hükümleri, TBK m. 27 uyarınca kesin hükümsüzdür.

Pratik Örnek: Rekabet Yasağı Hükmü
Tipik bir startup founders' agreement'ta rekabet yasağı şöyle düzenlenir: "Kurucu, şirketteki görevinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle, Türkiye sınırları içinde, şirketin faaliyet alanı olan [sektör tanımı] sektöründe doğrudan veya dolaylı olarak rekabetçi faaliyette bulunmayacak, bu alanda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette yönetici, danışman veya çalışan sıfatıyla görev almayacaktır."

3.6. Kilitlenme Mekanizması (Deadlock Resolution)

Eşit paya sahip ortakların bulunduğu yapılarda veya belirli kararlar için oy birliği aranan durumlarda, ortakların anlaşamaması halinde uygulanacak çözüm mekanizmaları önceden belirlenir. Deadlock durumu, şirketin işleyişini felç edebilecek ciddi bir risk oluşturur.

Kilitlenme çözüm mekanizmaları arasında şunlar yer alır: (1) Arabuluculuk veya tahkim, (2) Swing vote director - tarafsız üçüncü kişinin oy kullanması, (3) Russian Roulette / Shotgun clause - taraflardan birinin fiyat belirleyip diğerinin alıcı veya satıcı olarak seçim yapması, (4) Texas Shoot-out - kapalı zarf usulü ihale.

Karşılaştırmalı Hukuk: Deadlock Mekanizmaları
İngiltere ve ABD'de shotgun clause (Russian Roulette) yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu mekanizmada bir taraf fiyat belirler, diğer taraf bu fiyattan ya paylarını satar ya da karşı tarafın paylarını satın alır. Delaware mahkemeleri bu tür hükümleri geçerli kabul etmektedir (Blitch v. Peoples Bank, 1997). Alman hukukunda "Ausschließungsklausel" (ihraç hükmü) benzer işlev görür. Türk hukukunda bu mekanizmaların geçerliliği, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kabul edilmektedir.

4. Uluslararası Hukuk Perspektifi: Türkiye'nin Konumu

Türk şirketler hukuku, 6102 sayılı TTK ile önemli ölçüde modernize edilmiş ve AB müktesebatına uyum sağlanmıştır. Ancak girişim ekosistemi için bazı yapısal eksiklikler devam etmektedir:

Karşılaştırmalı Hukuk: Girişim Ekosistemi Uyumluluğu
OECD verilerine göre, girişim yatırımları için en uygun hukuki ortamı sunan ülkeler ABD (Delaware), İngiltere, Singapur ve Estonya'dır. Bu ülkelerin ortak özellikleri: düşük asgari sermaye şartı, esnek pay devri, çeşitli pay sınıfları oluşturabilme ve girişim-dostu vergi düzenlemeleridir. Türkiye, 2024 yılında asgari sermaye artışına rağmen, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Ar-Ge teşvikleri gibi sektörel düzenlemelerle girişim ekosistemine destek sağlamaktadır.

5. Sonuç ve Pratik Öneriler

Şirket türü seçimi ve kurucu ortaklar arası sözleşmelerin hazırlanması, girişimin gelecekteki büyümesi, yatırım alması ve olası uyuşmazlıkların çözümü bakımından belirleyici öneme sahiptir. Bu çalışmada ulaşılan temel sonuçlar şu şekilde özetlenebilir:

  1. Şirket türü seçiminde yatırım alma hedefi belirleyici olmalıdır. Risk sermayesi yatırımı hedefleyen girişimler için anonim şirket tercih edilmelidir.
  2. Kurucu ortaklar arası sözleşme mutlaka hazırlanmalı; ROFR, tag-along, drag-along ve vesting hükümleri standart olarak yer almalıdır.
  3. Vesting mekanizması tüm kurucular için uygulanmalı; standart 4 yıl + 1 yıl cliff yapısı benimsenmelidir.
  4. Rekabet yasağı hükümleri TBK'nın emredici sınırları içinde kalacak şekilde düzenlenmelidir.
  5. Deadlock mekanizmaları eşit paylı yapılarda mutlaka öngörülmelidir.

Her girişimin ihtiyaçları farklı olduğundan, bu konularda somut duruma özgü hukuki değerlendirme yapılması ve uluslararası standartlarla uyumlu belgeler hazırlanması gerekmektedir.

Bu çalışma yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihatlarda meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle içerik zamanla geçerliliğini yitirebilir. İçeriğin somut olaylara uygulanması veya bu içeriğe dayanılarak alınan kararlar nedeniyle doğabilecek sonuçlardan sorumluluk kabul edilmez.

Startup Hukuku Serisi 1 / 13