1. Giriş
Girişimcilerin iş fikirlerini hayata geçirirken karşılaştıkları ilk ve en kritik hukuki karar, hangi şirket türü altında faaliyet gösterecekleridir. Bu karar, şirketin yönetim yapısı, ortakların sorumluluğu, vergisel yükümlülükler, yatırım alma kapasitesi ve nihai olarak "exit" stratejileri bakımından uzun vadeli sonuçlar doğurur. Modern girişim ekosisteminde şirket yapısı seçimi, salt hukuki bir tercih olmaktan çıkıp stratejik bir iş kararı niteliği kazanmıştır.
Türk hukukunda girişimler için uygulamada en yaygın tercih edilen şirket türleri anonim şirket (A.Ş.) ve limited şirkettir (Ltd. Şti.). Her iki tür de sermaye şirketi olup ortakların sorumluluğu koymuş oldukları sermaye ile sınırlıdır. Ancak yönetim yapısı, pay devri, sermaye artırımı ve yatırımcı ilişkileri bakımından önemli farklılıklar bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle birlikte, özellikle anonim şirketler bakımından uluslararası standartlara yakın bir düzenleme benimsenmiştir.
Bu makalede, öncelikle anonim şirket ve limited şirket arasındaki temel farklılıklar incelenecek, ardından uluslararası hukuktaki benzer yapılar karşılaştırılacak ve son olarak kurucu ortaklar arası sözleşmelerin esasları ele alınacaktır.
2. Anonim Şirket ve Limited Şirket Karşılaştırması
2.1. Kavramsal Çerçeve ve Tarihsel Gelişim
Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, borçlarından yalnızca malvarlığıyla sorumlu olan şirket türüdür (TTK m. 329). Tarihsel olarak 17. yüzyılda Hollanda ve İngiltere'de deniz ticaretinin finansmanı amacıyla ortaya çıkan anonim şirket yapısı, sınırlı sorumluluk ilkesiyle sermaye birikimini teşvik etmiştir.
Limited şirket ise 19. yüzyıl sonlarında Almanya'da (GmbH - Gesellschaft mit beschränkter Haftung) küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilmiştir. Türk hukukunda limited şirket, 1926 tarihli Ticaret Kanunu'ndan bu yana düzenlenmekte olup, 6102 sayılı TTK ile önemli değişikliklere uğramıştır.
| Kriter | Anonim Şirket (A.Ş.) | Limited Şirket (Ltd. Şti.) |
|---|---|---|
| Asgari Sermaye | 250.000 TL (Kayıtlı: 500.000 TL) | 50.000 TL |
| Pay Devri | Ciro + teslim (kolay) | Noter onaylı sözleşme + Genel kurul onayı |
| Yönetim Organı | Yönetim Kurulu (ortak olma şartı yok) | Müdür(ler) (en az 1 ortak müdür olmalı) |
| Pay Senedi | Nama veya hamiline yazılı | Yok (sadece ispat belgesi) |
| İmtiyazlı Pay | Oluşturulabilir | Sınırlı imkan |
| Kayıtlı Sermaye | Mümkün | Mümkün değil |
| Yatırım Uygunluğu | Yüksek | Düşük |
2.2. Asgari Sermaye
Türk Ticaret Kanunu'na göre anonim şirketlerde asgari sermaye tutarı 250.000 TL, kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan anonim şirketlerde ise 500.000 TL'dir (TTK m. 332). Limited şirketlerde asgari sermaye tutarı 50.000 TL olarak belirlenmiştir (TTK m. 580). Bu tutarlar, 2024 yılında yapılan değişiklikle önemli ölçüde artırılmıştır.
2.3. Pay Devri
Pay devri, girişim yatırımları açısından kritik öneme sahip bir konudur. Yatırımcılar, yatırım yaptıkları şirketlere giriş ve çıkış kolaylığı ararlar. Bu nedenle pay devri prosedürlerinin basitliği, şirket türü seçiminde belirleyici faktörlerden biridir.
Anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devri, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle gerçekleşir (TTK m. 490). Esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe herhangi bir onay şartına (bağlam) tabi değildir. Hamiline yazılı paylarda ise Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (MKK) bildirim zorunluluğu getirilmiştir (TTK m. 489). 2020 yılında yapılan değişiklikle hamiline yazılı payların MKK'ya kaydı zorunlu hale gelmiştir.
Limited şirketlerde ise esas sermaye payının devri, yazılı şekilde yapılacak bir devir sözleşmesi ile mümkündür ve noter onayı şarttır. Bu devrin şirkete karşı geçerlilik kazanabilmesi için genel kurul onayı aranır (TTK m. 595). Esas sözleşmeyle onay şartı kaldırılabilir veya ağırlaştırılabilir.
2.4. Yönetim Yapısı
Anonim şirketlerde yönetim kurulu zorunlu bir organdır. Yönetim kurulu en az bir üyeden oluşabilir ve üyelerin ortak olma zorunluluğu yoktur (TTK m. 359). Bu durum, profesyonel yöneticilerin (CEO, CFO) veya yatırımcı temsilcilerinin yönetime dahil edilmesini kolaylaştırır. Yönetim kurulu üyeleri, genel kurul tarafından en fazla üç yıl süreyle seçilir.
Limited şirketlerde şirket, müdürler tarafından yönetilir. Şirket sözleşmesiyle veya genel kurul kararıyla bir veya birden fazla müdür atanabilir. Ancak en az bir ortağın müdür sıfatını taşıması zorunludur (TTK m. 623). Bu zorunluluk, yatırımcıların yönetime doğrudan katılımını engelleyebilmekte ve girişim yatırımları bakımından dezavantaj oluşturmaktadır.
2.5. Yatırım Alma Kapasitesi
Anonim şirketler, yapısal özellikleri itibarıyla yatırım almaya çok daha elverişlidir. Pay senedi ihraç edilebilmesi, payların kolayca devredilebilmesi, farklı imtiyazlı pay grupları oluşturulabilmesi ve kayıtlı sermaye sistemiyle esnek sermaye artırımı imkanı, yatırımcılar açısından tercih sebebi olan unsurlardır.
Limited şirketlerde pay senedi ihracı mümkün değildir; sadece ispat aracı niteliğinde pay senedi verilebilir (TTK m. 593/2). Pay devrindeki onay şartı ve yapısal kısıtlamalar nedeniyle risk sermayesi yatırımcıları genellikle anonim şirket yapısını tercih etmektedir.
2.5.1. İmtiyazlı Paylar
Anonim şirketlerde, esas sözleşme ile belirli pay gruplarına kâr payı, tasfiye payı, rüçhan hakkı ve oy hakkı gibi konularda imtiyaz tanınabilir (TTK m. 478). Bu imtiyazlar, farklı yatırım turlarında farklı haklar tanınmasına olanak sağlar. Örneğin, Seri A yatırımcılarına tasfiye önceliği (liquidation preference) tanınabilir.
2.5.2. Kayıtlı Sermaye Sistemi
Anonim şirketler, kayıtlı sermaye sistemini benimseyerek yönetim kuruluna belirli bir tavana kadar sermaye artırımı yetkisi verebilir (TTK m. 460). Bu sistem, hızlı büyüme sürecindeki girişimler için kritik önem taşır; zira her sermaye artırımında genel kurul toplama zorunluluğunu ortadan kaldırır.
3. Kurucu Ortaklar Arası Sözleşmeler
Kurucu ortaklar arası sözleşme (founders' agreement / shareholders' agreement), şirket esas sözleşmesinin yanı sıra ortaklar arasındaki ilişkileri düzenleyen, tarafları bağlayıcı nitelikte bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Bu sözleşme, esas sözleşmede yer almayan veya yer alması uygun olmayan konuları detaylı biçimde düzenleme imkanı sağlar.
Kurucu ortaklar arası sözleşmenin hukuki niteliği, doktrinde tartışmalıdır. Bir görüşe göre bu sözleşme adi ortaklık niteliğindeyken, diğer görüşe göre sui generis bir sözleşmedir. Yargıtay, bu sözleşmeleri genel olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirmekte ve sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca taraf iradelerine üstünlük tanımaktadır.
3.1. Önalım Hakkı (Right of First Refusal - ROFR)
Önalım hakkı, bir ortağın payını üçüncü kişiye devretmek istemesi halinde, diğer ortaklara aynı koşullarla bu payı satın alma önceliği tanıyan bir düzenlemedir. Bu hak, şirketin ortaklık yapısının kontrolünün mevcut ortaklarda kalmasını sağlar ve istenmeyen üçüncü kişilerin şirkete ortak olmasını önler.
Türk hukukunda önalım hakkı, TBK m. 240-242 hükümlerinde düzenlenmiştir. Sözleşmesel önalım hakkı, şerh verilmedikçe üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Ancak anonim şirketlerde nama yazılı paylar için esas sözleşmeye konulacak "bağlam" hükmü ile benzer bir etki sağlanabilir (TTK m. 493).
3.2. Birlikte Satış Hakkı (Tag-Along / Co-Sale Right)
Birlikte satış hakkı, çoğunluk ortağın payını üçüncü kişiye satması halinde, azınlık ortaklara da aynı koşullarla ve aynı oranda paylarını satma imkanı tanır. Bu düzenleme, azınlık ortakların çoğunluğun değişmesi durumunda şirkette istemeden kalmalarını önler ve yatırımcının çıkış stratejisi bakımından kritik önem taşır.
Tag-along hakkı, özellikle azınlık yatırımcıların korunması için kullanılır. Kurucuların paylarını satarak şirketten ayrılması halinde, yatırımcılar da aynı koşullarla çıkış yapabilirler. Bu hak, yatırımcı ile kurucu arasındaki güven ilişkisini korur.
3.3. Sürükleme Hakkı (Drag-Along)
Sürükleme hakkı, çoğunluk ortağın şirketin tamamını satmak istemesi durumunda, azınlık ortakları da aynı koşullarla satışa zorlayabilmesini sağlar. Bu hak, potansiyel alıcıların şirketin %100'ünü talep ettiği durumlarda satış işleminin gerçekleşmesini mümkün kılar.
Drag-along hakkının Türk hukukundaki geçerliliği tartışmalıdır. Bir görüşe göre bu hak, mülkiyet hakkını sınırladığından geçersizdir. Ancak baskın görüş, sözleşme serbestisi çerçevesinde bu hakkın geçerli olduğu yönündedir. Uygulamada, drag-along hükümleri genellikle belirli eşikler (örneğin, en az %75 çoğunluk) ve minimum fiyat garantileri ile sınırlandırılmaktadır.
3.4. Hakediş Mekanizması (Vesting)
Vesting, kurucuların paylarının belirli bir süre boyunca veya belirli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak kademeli biçimde kazanılmasını öngören bir mekanizmadır. Bu düzenleme, kurucuların şirkete uzun vadeli bağlılığını teşvik eder ve erken ayrılma durumunda payların şirkette kalmasını sağlar.
Türk hukukunda vesting mekanizmasının hukuki niteliği, şarta bağlı hak kazanımı olarak değerlendirilmektedir. TBK m. 170 uyarınca, geciktirici şarta bağlı işlemlerde hak, şartın gerçekleşmesiyle kazanılır. Vesting'de paylar baştan kurucuya devredilmekte, ancak belirli koşulların gerçekleşmemesi halinde geri alınmaktadır (reverse vesting).
Tipik bir vesting yapısında, payların dört yıllık bir süre içinde aylık veya yıllık olarak kazanılması ve ilk yıl için "cliff" adı verilen bekleme süresi öngörülür. Cliff süresi dolmadan ayrılan kurucunun henüz kazanılmamış payları şirkete veya diğer kuruculara devredilir. Standart "4 yıl vesting + 1 yıl cliff" yapısı, Silikon Vadisi'nde geliştirilen ve dünya genelinde kabul gören bir uygulamadır.
3.5. Rekabet Yasağı ve Gizlilik (Non-Compete & Confidentiality)
Kurucu ortaklar arası sözleşmelerde, ortakların şirketle rekabet eden faaliyetlerde bulunmaması (non-compete) ve şirkete ait gizli bilgileri koruması (confidentiality) yükümlülüğü düzenlenir. Bu hükümler, özellikle teknoloji girişimlerinde fikri mülkiyet ve ticari sırların korunması bakımından kritik öneme sahiptir.
Türk hukukunda rekabet yasağı, TBK m. 444-447 hükümlerinde düzenlenmiştir. Rekabet yasağının geçerli olabilmesi için yer, zaman ve konu bakımından sınırlandırılması gerekmektedir. Sınırsız rekabet yasağı hükümleri, TBK m. 27 uyarınca kesin hükümsüzdür.
3.6. Kilitlenme Mekanizması (Deadlock Resolution)
Eşit paya sahip ortakların bulunduğu yapılarda veya belirli kararlar için oy birliği aranan durumlarda, ortakların anlaşamaması halinde uygulanacak çözüm mekanizmaları önceden belirlenir. Deadlock durumu, şirketin işleyişini felç edebilecek ciddi bir risk oluşturur.
Kilitlenme çözüm mekanizmaları arasında şunlar yer alır: (1) Arabuluculuk veya tahkim, (2) Swing vote director - tarafsız üçüncü kişinin oy kullanması, (3) Russian Roulette / Shotgun clause - taraflardan birinin fiyat belirleyip diğerinin alıcı veya satıcı olarak seçim yapması, (4) Texas Shoot-out - kapalı zarf usulü ihale.
4. Uluslararası Hukuk Perspektifi: Türkiye'nin Konumu
Türk şirketler hukuku, 6102 sayılı TTK ile önemli ölçüde modernize edilmiş ve AB müktesebatına uyum sağlanmıştır. Ancak girişim ekosistemi için bazı yapısal eksiklikler devam etmektedir:
- Convertible instruments: SAFE ve Convertible Note gibi araçlar için özel düzenleme bulunmamaktadır. Bu araçlar, mevcut hukuk çerçevesinde borç veya şarta bağlı sermaye taahhüdü olarak yapılandırılmaktadır.
- Stock options: Çalışan hisse opsiyon planları (ESOP) için vergisel teşvik mekanizması mevcut değildir. ABD'deki ISO (Incentive Stock Option) veya İngiltere'deki EMI scheme benzeri düzenlemeler yoktur.
- Dual-class shares: Farklı oy haklarına sahip pay sınıfları oluşturulabilmekle birlikte, kurucu kontrolünü korumaya yönelik yapılar (founder-friendly) sınırlıdır.
5. Sonuç ve Pratik Öneriler
Şirket türü seçimi ve kurucu ortaklar arası sözleşmelerin hazırlanması, girişimin gelecekteki büyümesi, yatırım alması ve olası uyuşmazlıkların çözümü bakımından belirleyici öneme sahiptir. Bu çalışmada ulaşılan temel sonuçlar şu şekilde özetlenebilir:
- Şirket türü seçiminde yatırım alma hedefi belirleyici olmalıdır. Risk sermayesi yatırımı hedefleyen girişimler için anonim şirket tercih edilmelidir.
- Kurucu ortaklar arası sözleşme mutlaka hazırlanmalı; ROFR, tag-along, drag-along ve vesting hükümleri standart olarak yer almalıdır.
- Vesting mekanizması tüm kurucular için uygulanmalı; standart 4 yıl + 1 yıl cliff yapısı benimsenmelidir.
- Rekabet yasağı hükümleri TBK'nın emredici sınırları içinde kalacak şekilde düzenlenmelidir.
- Deadlock mekanizmaları eşit paylı yapılarda mutlaka öngörülmelidir.
Her girişimin ihtiyaçları farklı olduğundan, bu konularda somut duruma özgü hukuki değerlendirme yapılması ve uluslararası standartlarla uyumlu belgeler hazırlanması gerekmektedir.
- Şirket türü seçimi yapıldı mı? (A.Ş. vs Ltd. Şti.)
- Yatırım hedefleri şirket türü ile uyumlu mu?
- Kurucu ortaklar sözleşmesi hazırlandı mı?
- Hisse dağılımı ve oy hakları belirlendi mi?
- Vesting mekanizması tüm kurucular için öngörüldü mü?
- ROFR (önalım hakkı) düzenlendi mi?
- Tag-along ve drag-along hakları tanımlandı mı?
- Deadlock çözüm mekanizması belirlendi mi?
- Rekabet yasağı hükümleri TBK sınırlarına uygun mu?
- Fikri mülkiyet devir/lisans düzenlemeleri yapıldı mı?
- Good leaver / bad leaver ayrımı tanımlandı mı?
- Karar alma süreçleri ve veto hakları netleştirildi mi?