İptal Edilebilirlik (Nispi Butlan) | Av. Ersan Çetin
TR EN DE

Sözleşmenin Geçersizliği: İptal Edilebilirlik

Sözleşmelerde iptal edilebilirlik (nispi butlan) kavramı, iptal sebepleri, iptal hakkının kullanılması, süreleri ve hukuki sonuçları hakkında kapsamlı bilgi.

Summary in English

Overview

This article examines voidability (iptal edilebilirlik/nispi butlan/Anfechtbarkeit) under Turkish contract law. Voidability is a milder form of invalidity compared to absolute nullity, arising when a party's will is defective at the time of contract formation. The contract remains valid until the avoidance right is exercised, giving the affected party a choice.

Key Points

  • Grounds for Voidability: Mistake (error), fraud (deceit), and duress (coercion) as regulated by TBK Articles 30-39. Limited legal capacity is also a ground for voidability.
  • Valid Until Avoided: Unlike void contracts, voidable contracts produce legal effects until the avoidance right is exercised. This distinguishes voidability from absolute nullity.
  • Only the Affected Party Can Avoid: Only the party whose will was defective can exercise the avoidance right. Courts cannot consider voidability ex officio.
  • Time Limits: The right to avoid must be exercised within 1 year from discovery of the defect (or cessation of duress), with an absolute limit of 10 years from contract formation.
  • Ratification (Icazet): The affected party can ratify the contract expressly or impliedly. Failure to exercise avoidance within the time limit constitutes implied ratification.
  • Consequences of Avoidance: The contract becomes void retroactively (ex tunc). Performances must be returned under unjust enrichment rules. The mistaken party may be liable for the other party's negative interest damages.

Überblick

Dieser Artikel untersucht die Anfechtbarkeit (iptal edilebilirlik/nispi butlan) im türkischen Vertragsrecht. Die Anfechtbarkeit ist eine mildere Form der Ungültigkeit im Vergleich zur absoluten Nichtigkeit und entsteht, wenn der Wille einer Partei bei Vertragsschluss mangelhaft ist. Der Vertrag bleibt gültig, bis das Anfechtungsrecht ausgeübt wird, was der betroffenen Partei eine Wahlmöglichkeit gibt.

Kernpunkte

  • Anfechtungsgründe: Irrtum, Täuschung und Drohung gemäß TBK Artikel 30-39. Beschränkte Geschäftsfähigkeit ist ebenfalls ein Anfechtungsgrund.
  • Gültig bis zur Anfechtung: Anders als nichtige Verträge entfalten anfechtbare Verträge Rechtswirkungen, bis das Anfechtungsrecht ausgeübt wird. Dies unterscheidet die Anfechtbarkeit von der absoluten Nichtigkeit.
  • Nur die betroffene Partei kann anfechten: Nur die Partei, deren Wille mangelhaft war, kann das Anfechtungsrecht ausüben. Gerichte können die Anfechtbarkeit nicht von Amts wegen berücksichtigen.
  • Fristen: Das Anfechtungsrecht muss innerhalb von 1 Jahr ab Entdeckung des Mangels (oder Wegfall der Drohung) ausgeübt werden, mit einer absoluten Frist von 10 Jahren ab Vertragsschluss.
  • Genehmigung (Icazet): Die betroffene Partei kann den Vertrag ausdrücklich oder stillschweigend genehmigen. Die Nichtausübung der Anfechtung innerhalb der Frist gilt als stillschweigende Genehmigung.
  • Folgen der Anfechtung: Der Vertrag wird rückwirkend nichtig (ex tunc). Leistungen müssen nach den Regeln der ungerechtfertigten Bereicherung zurückgewährt werden. Die irrende Partei kann für das negative Interesse der anderen Partei haftbar sein.

1. Giriş

Sözleşme hukukunda geçersizlik yaptırımları, korunan menfaatin niteliğine göre farklı derecelerde düzenlenmiştir. İptal edilebilirlik (nispi butlan/Anfechtbarkeit), sözleşmenin kurulması sırasında iradenin sakatlanması hallerinde ortaya çıkan ve kesin hükümsüzlükten daha hafif bir geçersizlik türüdür. Bu yaptırım türü, kamu menfaatini değil bireysel menfaatleri koruma amacı taşır.

Kesin hükümsüzlükten farklı olarak, iptal edilebilir sözleşme iptal hakkı kullanılıncaya kadar geçerlidir ve hukuki sonuç doğurur. Bu özellik, taraflara bir seçim hakkı tanımakta; mağdur taraf sözleşmeyi iptal edebileceği gibi, koşullar uygunsa sözleşmeyle bağlı kalmayı da tercih edebilmektedir.

Karşılaştırmalı Hukuk: İptal Edilebilirlik
İptal edilebilirlik kurumu tüm modern hukuk sistemlerinde kabul edilmektedir. Alman hukukunda "Anfechtbarkeit" (BGB § 119-124), İsviçre hukukunda OR Art. 23-31, Fransız hukukunda "nullité relative" benzer düzenlemeler içermektedir. Common Law sisteminde ise "voidable contract" kavramı kullanılmakta; misrepresentation, duress ve undue influence doktrenleri irade sakatlıklarını düzenlemektedir.

2. İptal Edilebilirlik Sebepleri

Türk Borçlar Kanunu, iptal edilebilirlik nedenlerini üç ana başlık altında düzenlemiştir: yanılma (hata), aldatma (hile) ve korkutma (ikrah).

İptal Sebebi Tanım Hukuki Dayanak Süre
Yanılma (Hata) Gerçek durumun bilinmemesi veya yanlış bilinmesi TBK m. 30-35 Öğrenmeden itibaren 1 yıl
Aldatma (Hile) Kasıtlı olarak yanıltma TBK m. 36 Öğrenmeden itibaren 1 yıl
Korkutma (İkrah) Tehdit veya zorlamayla sözleşme yaptırma TBK m. 37-38 Etkinin kalkmasından itibaren 1 yıl
Sınırlı Ehliyetsizlik Yasal temsilci onayı olmadan yapılan işlem TMK m. 16 Özel düzenlemelere tabi

2.1. Yanılma (Hata)

Yanılma, sözleşme kurulurken tarafın gerçek durumu bilmemesi veya yanlış bilmesi halidir. Her yanılma iptal hakkı doğurmaz; yalnızca "esaslı yanılma" iptal sebebi oluşturur.

Yanılma Türü Açıklama Örnek
İşlem Yanılması Sözleşme türünde yanılma Satış yerine bağışlama sözleşmesi imzalama
Konu Yanılması Sözleşme konusunda yanılma A arsası yerine B arsası satın alma
Kişi Yanılması Sözleşme tarafında yanılma Yanlış kişiye kredi verme
Miktar Yanılması Edim miktarında yanılma 100.000 TL yerine 1.000.000 TL yazma
Pratik Örnek: Esaslı Yanılma
Senaryo: A, internet sitesinde sipariş verirken adet kutusuna yanlışlıkla "10" yazmış, 1 adet yerine 10 adet sipariş etmiştir. Birim fiyat 5.000 TL'dir.

Değerlendirme: A, TBK m. 31/5 kapsamında miktar yanılmasına düşmüştür. Gerçekte üstlenmek istediğinden (5.000 TL) önemli ölçüde fazla bir edim (50.000 TL) için iradesini açıklamıştır.

Sonuç: A, yanılmayı öğrendiği andan itibaren 1 yıl içinde sözleşmeyi iptal edebilir.

2.2. Aldatma (Hile)

Aldatma, bir tarafın diğer tarafı kasıtlı olarak yanıltması halinde söz konusu olur. Aldatılan taraf, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyi iptal edebilir.

2.3. Korkutma (İkrah)

Korkutma, bir tarafın tehdit veya zorlamayla sözleşme yapmaya mecbur bırakılması halinde söz konusu olur.

3. Kesin Hükümsüzlük ile Karşılaştırma

Özellik Kesin Hükümsüzlük İptal Edilebilirlik
Başlangıç Durumu Baştan itibaren geçersiz İptal edilene kadar geçerli
İleri Sürme Herkes ileri sürebilir Yalnızca hak sahibi kullanır
Re'sen Dikkate Alınma Hakim re'sen dikkate alır Hakim re'sen dikkate almaz
Süre Süresiz 1 yıl / 10 yıl hak düşürücü süre
Onama Onarılamaz Onanabilir (icazet)

4. İptal Hakkının Kullanılması

İptal hakkı, karşı tarafa yöneltilen tek taraflı irade beyanıyla kullanılır. Dava açmak zorunlu değildir.

5. Onama (İcazet)

İptal hakkı sahibi, sözleşmeyi açık veya örtülü olarak onayabilir. Onama ile iptal hakkı sona erer ve sözleşme kesin geçerlilik kazanır.

6. İptalin Sonuçları

6.1. Geriye Etkili Geçersizlik

İptal hakkı kullanıldığında sözleşme baştan itibaren geçersiz hale gelir. Taraflar ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade eder.

6.2. Tazminat Sorumluluğu

Yanılma halinde iptal eden taraf, karşı tarafın "olumsuz zararını" tazmin etmekle yükümlü olabilir.

7. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

8. Sonuç

İptal edilebilirlik, iradenin sakatlandığı hallerde tarafı koruyan önemli bir kurumdur. Kesin hükümsüzlükten farklı olarak sözleşme iptal edilene kadar geçerliliğini korur. Bu nedenle iptal hakkının süresi içinde ve doğru şekilde kullanılması büyük önem taşır.

Aldatma ve korkutma hallerinde, özel hukuk yaptırımlarının yanı sıra ceza hukuku boyutunun da değerlendirilmesi önerilmektedir.

Bu çalışma yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihatlarda meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle içerik zamanla geçerliliğini yitirebilir. İçeriğin somut olaylara uygulanması veya bu içeriğe dayanılarak alınan kararlar nedeniyle doğabilecek sonuçlardan sorumluluk kabul edilmez.

Sözleşmeler Hukuku Serisi 5 / 15