1. Giriş
Sözleşme hukukunun temel ilkelerinden biri, "impossibilium nulla obligatio est" (imkânsız olan şey borç konusu olamaz) prensibidir. Roma hukukundan günümüze kadar tüm hukuk sistemleri, ifanın imkânsız hale gelmesi durumunda borç ilişkisinin akıbetini düzenlemiştir. İfa imkânsızlığı, borcun doğumundan önce veya sonra ortaya çıkabilir ve her iki durumda farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Türk Borçlar Kanunu, imkânsızlığı çeşitli açılardan ele alır: başlangıçtaki-sonraki, objektif-sübjektif, tam-kısmi, kusurlu-kusursuz imkânsızlık. Bu ayrımların her biri, sözleşmenin geçerliliği, borcun sona ermesi ve tazminat sorumluluğu açısından farklı sonuçlar doğurur.
Common Law: Anglo-Amerikan hukukunda "impossibility" dar yorumlanır. "Frustration of contract" (sözleşmenin boşa çıkması) ve "impracticability" (fiili güçlük) kavramları daha geniş uygulama alanı bulur. UCC §2-615 ticari imkânsızlığı düzenler.
CISG: Viyana Konvansiyonu m. 79, "engel" (impediment) kavramını kullanır. İmkânsızlık değil, "denetim dışı engel" standardı benimsenmiştir.
Fransız Hukuku: Code Civil'in 2016 reformuyla "force majeure" (mücbir sebep) m. 1218'de yeniden tanımlandı. İmkânsızlık, kesin ve sürekli olmalıdır.
2. İfa İmkansızlığı Kavramı
İfa imkansızlığı, borcun konusu olan edimin herhangi bir sebeple yerine getirilememesi durumudur. İmkânsızlık kavramı, "aşırı güçlük" kavramından ayrılmalıdır: imkânsızlıkta ifa objektif olarak yapılamaz, aşırı güçlükte ise ifa mümkün ancak aşırı fedakârlık gerektirir.
| Ayrım Kriteri | İmkânsızlık | Aşırı Güçlük |
|---|---|---|
| Tanım | İfa objektif olarak yapılamaz | İfa mümkün ama aşırı fedakârlık gerektirir |
| Sonuç | Borç sona erer | Uyarlama veya dönme (TBK m. 138) |
| Örnek | Satış konusu eşyanın yok olması | Fiyatların aşırı artması |
3. İmkansızlık Türleri
| İmkânsızlık Türü | Tanım | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|
| Başlangıçtaki (ilksel) | Sözleşme kurulurken zaten imkânsız | Kesin hükümsüzlük (TBK m. 27) |
| Sonraki (ardıl) | Sözleşmeden sonra imkânsız hale gelme | Kusura göre değişir (TBK m. 136) |
| Objektif | Herkes için imkânsız | Borç sona erer |
| Sübjektif | Sadece borçlu için imkânsız | Kural olarak borcu sona erdirmez |
| Tam | Edimin tamamı imkânsız | Borç tamamen sona erer |
| Kısmi | Edimin bir kısmı imkânsız | Sadece imkânsız kısım sona erer (TBK m. 137) |
2.1. Başlangıçtaki İmkansızlık
Sözleşmenin kurulduğu anda edimin zaten imkânsız olması halidir. Bu durumda sözleşme konusuz olduğundan kesin hükümsüzdür. Başlangıçtaki imkânsızlık, objektif olmalıdır; sübjektif güçlükler bu kapsamda değildir.
• Sözleşme kurulduğu anda edim zaten imkânsızdır.
• Sözleşme kesin hükümsüzdür (başından beri geçersiz).
• Tarafların bilip bilmemesi sonucu değiştirmez.
• Ancak satıcı kusurlu ise culpa in contrahendo (sözleşme öncesi kusur) sorumluluğu doğabilir.
2.2. Sonraki İmkansızlık
Sözleşmenin kurulmasından sonra edimin imkânsız hale gelmesidir. Bu, uygulamada en sık karşılaşılan imkânsızlık türüdür. Sonuçları, imkânsızlığın borçlunun kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığına göre farklılık gösterir.
2.3. Objektif ve Sübjektif İmkansızlık
Objektif imkânsızlık: Edimin herkes için, yani hiç kimse tarafından yerine getirilemeyeceği durumudur. Örneğin, satış konusu eşyanın tamamen yok olması.
Sübjektif imkânsızlık: Edimin yalnızca borçlu tarafından yerine getirilememesi durumudur. Başkaları bu edimi ifa edebilir. Modern hukukta sübjektif imkânsızlık da bazı durumlarda borcu sona erdirebilir (özellikle kişiye sıkı sıkıya bağlı edimlerde).
Sübjektif: Ressam sipariş edilen tabloyu yapamayacak kadar hastalanır → Başka bir ressam yapabilir, ancak ressamın kişiliği esaslı ise borç sona erer → Aksi halde borçlu temerrüdü uygulanır.
4. Kusurlu ve Kusursuz İmkansızlık
İmkânsızlığın hukuki sonuçları, büyük ölçüde borçlunun kusurlu olup olmadığına bağlıdır. Bu ayrım, tazminat sorumluluğu açısından kritik öneme sahiptir.
| Durum | Kusursuz İmkânsızlık | Kusurlu İmkânsızlık |
|---|---|---|
| Borcun akıbeti | Sona erer | Tazminata dönüşür |
| Karşı edim | İsteme hakkı düşer | Alacaklı seçim yapar |
| Tazminat | Yok (kural) | Müspet zarar talep edilebilir |
| İade | Sebepsiz zenginleşme ile | Sebepsiz zenginleşme veya tazminat |
3.1. Borçlunun Kusuru Olmadan İmkansızlık
Borçlunun kusuru olmaksızın ifa imkânsız hale gelirse borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde karşı edimi isteme hakkı da düşer. Taraflar birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ederler.
3.2. Borçlunun Kusurlu Olduğu İmkansızlık
Borçlu kusurlu ise alacaklı, ifa yerine tazminat talep edebilir. Kusur karinedir; borçlu kusursuzluğunu ispat etmelidir. Tazminat miktarı, ifa menfaati (müspet zarar) kadardır.
• İfa imkânsız hale gelmiştir (vazo yok oldu).
• Satıcı kusurludur (çalışanın kusuru TBK m. 116 gereği satıcıya yükletilir).
• Alıcı, vazonun değeri kadar tazminat talep edebilir.
• Alıcı ayrıca sözleşmeden dönebilir ve menfi zararını isteyebilir.
5. Kısmi İmkansızlık
Edimin bir kısmının imkânsız hale gelmesi durumudur. Kural olarak sadece imkânsız kısım için borç sona erer, kalan kısım için borç devam eder. Ancak kısmi ifa taraflar için anlamsız olacaksa, borcun tamamı sona erer.
Bölünemez edim: Bir çift antika vazodan biri kırılır. Tek vazo alıcı için anlamsızsa, tüm sözleşme sona erer.
6. Geçici İmkansızlık
İfanın geçici bir süre için imkânsız olması durumudur. Geçici imkânsızlık borcu sona erdirmez; imkânsızlığın kalkmasından sonra ifa talep edilebilir. Ancak bazı durumlarda geçici imkânsızlık sürekli imkânsızlık sonuçları doğurur:
- Geçici imkânsızlık sürekli hale gelirse
- Bekleme alacaklı için katlanılamaz hale gelirse
- İfanın zamanı sözleşmenin esaslı unsuru ise (kesin vadeli işlem)
7. İmkansızlığın Sonuçları
| Sonuç | Kusursuz İmkânsızlık | Kusurlu İmkânsızlık |
|---|---|---|
| Asıl borç | Sona erer | Tazminata dönüşür |
| Karşı edim hakkı | Düşer | Alacaklının seçimine bağlı |
| Alınan edimler | Sebepsiz zenginleşme ile iade | Sebepsiz zenginleşme veya tazminattan mahsup |
| Tazminat | Talep edilemez | Müspet zarar (ifa menfaati) talep edilebilir |
| Surroga (ikame değer) | Talep edilebilir (sigorta bedeli vb.) | Talep edilebilir |
6.1. Borçlunun Kusursuz Olması Halinde
- Borç sona erer: Borçlu ifadan kurtulur
- Karşı edimi talep hakkı düşer: Borçlu, alacaklıdan karşı edimi isteyemez
- Alınan edimler iade edilir: Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre
- Tazminat istenemez: Kusur olmadığından sorumluluk yoktur
- Surroga talep edilebilir: Sigorta bedeli, üçüncü kişiden alınan tazminat vb.
6.2. Borçlunun Kusurlu Olması Halinde
- Alacaklı ifa yerine tazminat isteyebilir: Müspet zarar (ifa menfaati)
- Sözleşmeden dönme mümkündür: Menfi zarar talep edilebilir
- Seçimlik haklar: Alacaklı hangi yolu seçeceğine karar verir
8. Surroga (İkame) Talebi (Commodum ex Negotiatione)
İmkânsızlık sebebiyle borçlunun eline geçen ikame değerler (sigorta bedeli, tazminat, ikame mal vb.) alacaklı tarafından talep edilebilir. Bu kurum, "commodum ex negotiatione" veya "surroga talebi" olarak adlandırılır.
• Satıcının kusuru yoksa: Borç sona erer, ancak alıcı 500.000 TL sigorta bedelini talep edebilir.
• Satıcının kusuru varsa: Alıcı ya sigorta bedelini ya da tazminat talep edebilir.
• Otomobilin değeri sigorta bedelini aşıyorsa (örn: 700.000 TL), alıcı aradaki farkı tazminat olarak talep edebilir.
9. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
İmkânsızlık Tespiti:
- Gerçek imkânsızlık mı yoksa aşırı güçlük mü sorusunun yanıtlanması gerekir (TBK m. 138 uygulanacak mı?)
- Objektif mi sübjektif mi ayrımının yapılması önemlidir (herkes için mi sadece borçlu için mi?)
- Tam mı kısmi mi olduğunun belirlenmesi gerekir (sözleşme bölünebilir mi?)
- Başlangıçtaki mi sonraki mi olduğunun tespiti önem taşır (geçerlilik mi ifa aşaması mı?)
Kusur Değerlendirmesi:
- Borçlunun kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır (kusur karinedir, borçlu aksini ispat etmelidir)
- Mücbir sebep veya beklenmeyen hal olup olmadığı değerlendirilmelidir
- Üçüncü kişinin etkisinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir
Talep Hakları:
- Karşı edim hakkının düşüp düşmediği değerlendirilmelidir
- Surroga (sigorta bedeli vb.) talep edilip edilemeyeceği araştırılmalıdır
- Tazminat (kusurlu imkânsızlıkta) hesaplanması gerekebilir
- İade taleplerinin belirlenmesi önem taşır
10. Sonuç
İfa imkânsızlığı, sözleşmelerin en önemli sona erme sebeplerinden biridir. Roma hukukundan günümüze kadar tüm hukuk sistemlerinde merkezi bir yer tutan bu kurum, borç ilişkisinin objektif nedenlerle yerine getirilemez hale gelmesini düzenler.
İmkânsızlığın türü (başlangıçtaki/sonraki, objektif/sübjektif, tam/kısmi), zamanı ve özellikle borçlunun kusur durumu, hukuki sonuçları belirleyen temel faktörlerdir. Kusursuz imkânsızlıkta borç sona ererken, kusurlu imkânsızlıkta borç tazminata dönüşür.
Modern hukukta imkânsızlık kavramı, aşırı ifa güçlüğü (TBK m. 138) ile birlikte değerlendirilmelidir. İmkânsızlık mutlak bir yapılamazlığı ifade ederken, aşırı güçlük ifanın mümkün olmasına rağmen aşırı fedakârlık gerektirdiği durumları kapsar. Her iki durumun doğru tespit edilmesi, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.