1. Giriş
Sözleşme, özel hukukun temel kurumlarından biridir ve tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Sözleşmenin kurulması, modern hukuk sistemlerinin en önemli yapı taşlarından birini oluşturmakta; ticari hayattan günlük yaşama kadar her alanda insanlar arasındaki hukuki ilişkilerin temelini teşkil etmektedir. Roma hukukundan bu yana gelişen sözleşme teorisi, günümüzde dijitalleşme ve küreselleşmenin etkisiyle yeni boyutlar kazanmıştır.
Bu karşılıklı ve uyumlu irade açıklaması, bir tarafın önerisi (icap) ve diğer tarafın kabulü şeklinde gerçekleşir. İrade açıklaması açık veya örtülü biçimde yapılabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, sözleşmenin kurulmasına ilişkin temel ilkeleri 1-11. maddeler arasında düzenlemiştir.
Bu makalede, sözleşmenin kurulmasının temel unsurları olan icap ve kabul kavramları, bunların türleri ve sözleşmenin kurulma anı Türk hukuku çerçevesinde incelenecek; karşılaştırmalı hukuk perspektifiyle değerlendirilecek ve pratik uygulama örnekleriyle somutlaştırılacaktır.
2. İcap (Öneri)
İcap, bir kişinin sözleşme yapmak amacıyla diğer tarafa yönelttiği irade açıklamasıdır. Teknik hukuki anlamda icap, sözleşmenin kurulması sürecinde ilk adımı teşkil eder ve muhatabın kabulü halinde sözleşmenin kurulmasına yol açar. Geçerli bir icap için, öneride sözleşmenin esaslı unsurlarının belirli veya belirlenebilir olması ve önerenin bağlanma iradesinin bulunması gerekir.
2.1. İcabın Unsurları
Bir irade açıklamasının icap niteliği taşıyabilmesi için belirli unsurları içermesi gerekmektedir. Bu unsurlar, icabı icaba davetten ayıran temel kriterlerdir.
| Unsur | Açıklama | Örnek |
|---|---|---|
| Belirlilik | Sözleşmenin esaslı noktaları (edim, karşı edim, taraflar) belirli veya belirlenebilir olmalı | "X marka araç 500.000 TL'ye satılıktır" |
| Bağlanma İradesi | Önerenin, kabulü halinde sözleşmeyle bağlanma iradesi bulunmalı | "Bu teklif 7 gün geçerlidir" |
| Yöneltilmiş Olma | İcap, belirli bir kişiye veya kamuya yöneltilmiş olmalı | E-posta ile gönderilen teklif |
| Ciddiyet | Öneri şaka veya latife amacıyla yapılmamış olmalı | Resmi yazışma, noter ihtarı |
2.2. İcaba Davet
İcaba davet (invitatio ad offerendum), sözleşmenin esaslı unsurlarını içermeyen veya bağlanma iradesi taşımayan açıklamalardır. Bu açıklamalar, karşı tarafı icapta bulunmaya davet etmekte ancak henüz bağlayıcı bir teklif niteliği taşımamaktadır. Vitrin fiyatları, kataloglar ve reklamlar genellikle icaba davet niteliğindedir. Ancak fiyat tarifeleri ile tarife gönderilmesi kural olarak icap sayılır.
| Durum | Nitelik | Gerekçe |
|---|---|---|
| Vitrin fiyatları | İcaba davet | Stok sınırlılığı, bağlanma iradesi eksik |
| Katalog ve broşürler | İcaba davet | Genel bilgilendirme amaçlı |
| Genel reklamlar | İcaba davet | Belirsiz muhatap çevresine yönelik |
| Fiyat tarifeleri | İcap | Belirli koşullarla bağlanma iradesi mevcut (TBK m. 8) |
| E-ticaret sitesi ürün sayfası | Tartışmalı (genellikle icap) | Stok durumu, fiyat ve koşullar belirli |
3. Süreli ve Süresiz Öneri
İcabın bağlayıcılık süresi, sözleşmenin kurulması bakımından kritik öneme sahiptir. Türk Borçlar Kanunu, önerinin süreli veya süresiz olmasına göre farklı hükümler öngörmüştür.
3.1. Süreli Öneri
Kabul için süre belirleyerek sözleşme yapılmasını öneren kişi, bu sürenin sonuna kadar önerisiyle bağlıdır. Kabul açıklaması belirlenen süre içinde önerene ulaşmazsa, öneren önerisiyle bağlı olmaktan kurtulur. Süre, açıkça belirtilebileceği gibi (örneğin "Bu teklif 10 gün geçerlidir") örtülü olarak da anlaşılabilir.
3.2. Süresiz Öneri - Hazır Olanlar Arasında
Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri, derhal kabul edilmezse öneren bağlılıktan kurtulur. "Derhal" kavramı, görüşmenin mahiyetine göre değişkenlik gösterebilir; karmaşık bir ticari teklifin değerlendirilmesi için makul bir düşünme süresi tanınabilir.
Telefon, video konferans veya anlık mesajlaşma araçlarıyla yapılan görüşmeler de hazır olanlar arasında yapılmış sayılır. Bu düzenleme, teknolojik gelişmelere paralel olarak 6098 sayılı TBK ile modernize edilmiştir.
3.3. Süresiz Öneri - Hazır Olmayanlar Arasında
Hazır olmayan bir kişiye süre belirtilmeksizin yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar önereni bağlar. Bu süre, önerinin muhatabına ulaşması, değerlendirmesi ve yanıtın önerene ulaşması için gereken makul süreyi kapsar.
| İletişim Aracı | Hazır/Hazır Olmayan | Bağlayıcılık Süresi |
|---|---|---|
| Yüz yüze görüşme | Hazır | Görüşme süresince |
| Telefon görüşmesi | Hazır | Görüşme süresince |
| Video konferans | Hazır | Görüşme süresince |
| Anlık mesajlaşma (aktif) | Hazır | Aktif yazışma süresince |
| E-posta | Hazır olmayan | Makul yanıt süresi |
| Mektup/Faks | Hazır olmayan | Makul yanıt süresi |
4. Kabul
Kabul, muhatabın öneriye uygun şekilde sözleşmeyi kurmak istediğini bildiren irade açıklamasıdır. Kabul, sözleşmenin kurulması sürecini tamamlayan ve hukuki sonuç doğuran son irade açıklamasıdır. Kabulün öneriye uygun olması, yani öneriyle aynı içerikte bulunması gerekir. Değişiklik içeren kabul, yeni bir öneri sayılır (karşı icap/counter-offer).
4.1. Açık ve Örtülü Kabul
Kabul açık bir şekilde yapılabileceği gibi, örtülü şekilde de gerçekleşebilir. Örtülü kabul, tarafın davranışlarından kabul iradesinin anlaşılabildiği durumlarda söz konusu olur. Örneğin, sipariş edilen malın gönderilmesi veya hizmetin ifasına başlanması örtülü kabul niteliğindedir.
Değerlendirme: B firmasının ürünleri sevk etmesi, örtülü kabul niteliğindedir. Sözleşme, ürünlerin sevkiyle birlikte kurulmuş sayılır. Toplam bedel 50.000 TL olarak kesinleşir.
Dikkat: Örtülü kabul durumlarında ispat güçlüğü yaşanmaması için yazılı teyit alınması tavsiye edilir.
4.2. Susma Yoluyla Kabul
Kural olarak susma kabul sayılmaz; bu ilke, kişilerin iradesini açıkça beyan etmedikçe borç altına girmemesi gerektiği düşüncesine dayanır. Ancak işin niteliği veya özel durumlar açık bir reddi gerektiriyorsa, öneri uygun sürede reddedilmezse kabul edilmiş sayılır.
Susmanın kabul sayılacağı haller:
- Taraflar arasındaki süregelen iş ilişkisi: Düzenli sipariş ilişkisinde yeni siparişe itiraz edilmemesi
- Önceki anlaşmaya dayanan durumlar: Çerçeve sözleşme kapsamında yapılan siparişler
- İşin niteliğinin gerektirdiği haller: Acil durumlarda reddin derhal bildirilmesi gerektiği haller
- Ticari örf ve adet: Belirli sektörlerde yerleşik uygulamalar
4.3. Geç Gelen ve Değişiklik İçeren Kabul
Zamanında gönderilmiş ancak geç gelen kabul beyanı konusunda TBK özel bir düzenleme içermektedir. Öneren, bu geç kalmayı kabul etmek istemiyorsa, durumu derhal muhataba bildirmek zorundadır; aksi halde sözleşme kurulmuş sayılır. Değişiklik içeren kabul ise yeni bir öneri (karşı icap) niteliğindedir.
5. Sözleşmenin Kurulma Anı
Sözleşmenin kurulma anı, hakların ve borçların ne zaman doğduğunun, zamanaşımının başlangıcının ve uygulanacak hukukun tespiti bakımından büyük önem taşır. Türk hukukunda sözleşmenin kurulma anı, hazır olanlar ve hazır olmayanlar arasında farklı şekilde belirlenir.
| Durum | Kurulma Anı | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Hazır olanlar arasında | Kabul beyanının açıklanması anı | TBK m. 4 |
| Hazır olmayanlar arasında | Kabul haberinin önerene ulaşması anı | TBK m. 11 |
| Açık kabul gerekli değilse | Önerinin muhatabına ulaşması anı | TBK m. 6 |
6. Esaslı Noktalarda Anlaşma
Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşmış iseler, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır. Esaslı noktalar, sözleşme tipine göre değişmekle birlikte genellikle edim, karşı edim ve tarafları kapsar. İkinci derecedeki noktalarda anlaşmazlık çıkarsa, hakim bu noktaları işin niteliğine göre belirler.
• Satılan mal (ne satılıyor?)
• Satış bedeli (ne karşılığında?)
• Taraflar (kim satıyor, kim alıyor?)
İkinci derecede noktalar (örnek):
• Teslim yeri ve zamanı
• Ödeme şekli (peşin/taksit)
• Ambalaj şekli
• Nakliye sorumluluğu
Taraflar satılan mal ve bedel üzerinde anlaştıysa, teslim yeri belirlenmemiş olsa bile sözleşme kurulmuştur. Teslim yeri, TBK m. 89 uyarınca belirlenecektir.
7. İcabın Geri Alınması ve Sona Ermesi
İcap, bağlayıcı olmakla birlikte belirli durumlarda geri alınabilir veya kendiliğinden sona erebilir.
7.1. İcabın Geri Alınması
Öneren, icabı geri aldığına ilişkin açıklamasının en geç icap ile birlikte muhatabına ulaşmasını sağlayarak icabını geri alabilir. Geri alma beyanı, icaptan sonra muhatabına ulaşırsa icabın bağlayıcılığı devam eder.
7.2. İcabın Sona Ermesi
İcap şu hallerde sona erer:
- Sürenin dolması (süreli icapta)
- Muhatabın reddi
- Karşı icap yapılması
- Önerenin veya muhatabın ölümü veya ehliyetini kaybetmesi
- Sözleşme konusunun imkansız hale gelmesi
8. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sözleşmenin kurulması sürecinde, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi önerilir:
2. Kabul için süre belirlenmişse bu süreye mutlaka uyun
3. E-posta ile yapılan önerilerde, önerinin karşı tarafa ulaştığının teyit edilmesini isteyin (okundu bilgisi, alındı teyidi)
4. Değişiklik içeren kabul yeni öneri sayılacağından, müzakerelerde her aşamayı yazılı olarak kaydedin
5. Örtülü kabul durumlarında ispat güçlüğü yaşanmaması için mutlaka yazılı teyit alın
6. Uluslararası sözleşmelerde CISG'nin uygulanıp uygulanmayacağını önceden belirleyin
7. Ticari ilişkilerde genel işlem koşullarının (standart sözleşme şartları) kontrolünü ihmal etmeyin
9. Sonuç
Sözleşmenin kurulması, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarına dayanır. İcap ve kabul kavramlarının doğru anlaşılması, sözleşmenin ne zaman ve hangi içerikle kurulduğunun belirlenmesi açısından büyük önem taşır. Özellikle ticari hayatta sıkça karşılaşılan uzaktan iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelerde ve e-ticaret işlemlerinde bu kavramların önemi daha da artmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu, sözleşmenin kurulmasına ilişkin modern ve esnek bir çerçeve sunmaktadır. Ancak uygulayıcıların, özellikle uluslararası işlemlerde, farklı hukuk sistemlerindeki yaklaşımları da göz önünde bulundurması gerekmektedir. Dijitalleşmenin hızlandığı günümüzde, e-ticaret platformları, akıllı sözleşmeler ve yapay zeka destekli müzakere sistemleri gibi yeni gelişmeler, sözleşmenin kurulması teorisini sürekli olarak yeniden düşünmemizi gerektirmektedir.