1. Giriş
Borçlu temerrüdü (mora debitoris), sözleşme hukukunun en temel kurumlarından biridir. Roma hukukundan günümüze kadar tüm hukuk sistemleri, borcunu zamanında ifa etmeyen borçlunun hangi sonuçlarla karşılaşacağını ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Temerrüt, borcu sona erdirmez; ancak borçlunun sorumluluğunu önemli ölçüde ağırlaştırır ve alacaklıya çeşitli seçimlik haklar tanır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 117-126. maddeleri arasında düzenlenen borçlu temerrüdü, özellikle karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde büyük önem taşır. Alacaklının seçimlik hakları, süre verme zorunluluğu ve temerrüt faizi gibi konular, ticari hayatta sıkça karşılaşılan uyuşmazlık alanlarıdır.
Common Law: Anglo-Amerikan hukukunda "breach of contract" kavramı temerrütten daha geniş kapsamlıdır. "Anticipatory breach" (erken ihlal) kavramı ile henüz vade gelmeden de ihlal kabul edilebilir. "Liquidated damages" ve "penalty" ayrımı önem taşır.
CISG (Viyana Konvansiyonu): Uluslararası satım sözleşmelerinde m. 45 vd. alıcının, m. 61 vd. satıcının ihlal halindeki hakları düzenlenir. "Fundamental breach" (esaslı ihlal) kavramı sözleşmeden dönme için gereklidir.
Fransız Hukuku: Code Civil'in 2016 reformuyla "mise en demeure" (ihtar) ve temerrüt sonuçları yeniden düzenlenmiştir (m. 1231 vd.).
2. Borçlu Temerrüdü Kavramı
Borçlu temerrüdü, borcun muaccel olmasına rağmen borçlunun haklı bir sebep olmaksızın ifada gecikmesidir. Temerrüt, borcun kendisini değil, ifanın zamanlamasını etkiler. Borçlu temerrüdünün temel özellikleri şunlardır:
- Geçici nitelik: Temerrüt, borcu sona erdirmez; ifa hâlâ mümkündür
- Sorumluluk ağırlaşması: Borçlunun sorumluluğu genişler
- Seçimlik haklar: Alacaklıya çeşitli seçenekler tanır
- Faiz ve tazminat: Ek mali yükümlülükler doğar
3. Temerrüdün Koşulları
| Koşul | Açıklama | Dikkat Edilecek Husus |
|---|---|---|
| Muacceliyet | Borcun vadesi gelmiş olmalı | Vadesi gelmemiş borç için temerrüt olmaz |
| İfa imkânı | Borç ifa edilebilir olmalı | İmkânsızlıkta temerrüt değil, imkânsızlık hükümleri uygulanır |
| İhtar | Kural olarak ihtar gerekli | İstisnaları mevcut (belirli vade, haksız fiil vb.) |
| Kusur | Borçlunun kusurlu olması | Kusur karinedir, borçlu aksini ispat edebilir |
2.1. Borcun Muaccel Olması
Borcun vadesi gelmeli ve ifa edilebilir hale gelmelidir. Henüz vadesi gelmemiş bir borç için temerrütten söz edilemez. Muacceliyet, vade ile sağlanır. Vade yoksa, borcun niteliğine göre belirlenir (TBK m. 90).
2.2. Borcun İfa Edilebilir Olması
Borç, ifa edilebilir ve mümkün olmalıdır. İfa imkânsız hale gelmişse artık temerrüt değil, ifa imkânsızlığı hükümleri uygulanır. Temerrüt, geçici bir durumdur; ifa hâlâ yapılabilir ancak gecikmiştir.
2.3. İhtar (Uyarı)
Kural olarak alacaklının borçluya ihtar göndermesi gerekir. İhtar, borçluya "artık ifa zamanı geldi, derhal ifa et" mesajı veren irade beyanıdır. İhtarda şekil serbestisi vardır ancak ispat için yazılı yapılması önerilir.
2.4. İhtarsız Temerrüt Halleri
| Durum | Temerrüt Başlangıcı | Örnek |
|---|---|---|
| Belirli vade (dies interpellat) | Vade gününün geçmesi | "Ödeme 15 Ocak 2024'te yapılacaktır" |
| Haksız fiil | Fiilin işlendiği tarih | Trafik kazasında zarar anı |
| Kötüniyetli sebepsiz zenginleşme | Zenginleşmenin gerçekleştiği tarih | Bildiği halde başkasının parasını kullanma |
| İyiniyetli sebepsiz zenginleşme | Bildirim/ihtar | Yanlışlıkla hesaba yatırılan para |
• Vade belirli olduğundan ihtar gerekmez (dies interpellat pro homine).
• Kiracı 2 Şubat itibariyle kendiliğinden temerrüde düşer.
• Kiraya veren derhal temerrüt faizi talep edebilir.
• Konut kiralarında TBK m. 315 uyarınca 30 gün ek süre verilmesi gerekir.
2.5. Borçlunun Kusurlu Olması
Borçlunun gecikmeden dolayı kusurlu olması gerekir. Kusur karinedir; yani temerrüt koşulları gerçekleştiğinde borçlunun kusurlu olduğu varsayılır. Ancak borçlu kusurunun bulunmadığını ispat ederse temerrüde düşmez. Mücbir sebep, beklenmeyen hal gibi durumlar kusursuzluğu gösterebilir.
4. Temerrüdün Sonuçları
Borçlu temerrüdü, çeşitli hukuki sonuçlar doğurur. Bu sonuçlar hem para borçları hem de diğer borçlar için farklılık gösterebilir.
| Sonuç | Para Borçları | Diğer Borçlar |
|---|---|---|
| Faiz | Temerrüt faizi (yasal veya sözleşmesel) | Uygulanmaz |
| Munzam zarar | Faizi aşan zarar tazminatı | Gecikme tazminatı |
| Beklenmeyen hal | Sorumluluk ağırlaşması | Sorumluluk ağırlaşması |
| Seçimlik haklar | TBK m. 125 uygulanır | TBK m. 125 uygulanır |
3.1. Temerrüt Faizi
Para borçlarında borçlu, temerrüt tarihinden itibaren faiz ödemekle yükümlüdür. Temerrüt faizi, gecikmenin otomatik yaptırımıdır ve alacaklının zarara uğrayıp uğramadığına bakılmaz.
| Faiz Türü | Yasal Oran (2024) | Uygulama Alanı |
|---|---|---|
| Adi (hukuki) temerrüt faizi | Yıllık %24 (değişkendir) | Ticari olmayan işlemler |
| Ticari temerrüt faizi | Avans faiz oranı (TCMB belirleme) | Ticari işler |
| Sözleşmesel faiz | Tarafların belirlediği oran | Sözleşmede kararlaştırılmışsa |
3.2. Munzam (Aşkın) Zarar
Alacaklı, temerrüt faizini aşan zararını ispat etmesi halinde, bu zararın da tazminini isteyebilir. Buna "munzam zarar" veya "aşkın zarar" denir (TBK m. 122).
• Temerrüt faizi: 240.000 TL/yıl
• Gerçek zarar (kredi faizi): 500.000 TL/yıl
• Munzam zarar: 500.000 - 240.000 = 260.000 TL
Alacaklı, munzam zararı ispat ederse ayrıca 260.000 TL tazminat alabilir.
3.3. Beklenmeyen Halden Sorumluluk
Temerrüde düşen borçlu, bu sırada borcun ifasının imkânsız hale gelmesinden de sorumludur. Bu, "kazai sorumluluk" olarak adlandırılır ve borçlunun sorumluluğunu önemli ölçüde ağırlaştırır.
• Yangın beklenmeyen hal (kaza) niteliğindedir.
• Normalde satıcı beklenmeyen halden sorumlu olmaz.
• Ancak temerrüde düştüğü için artık sorumludur.
• Satıcı, ancak "zamanında teslim etseydim de tablo yanacaktı" derse (örn: alıcının deposunda da yangın çıktıysa) sorumluluktan kurtulabilir.
5. Alacaklının Seçimlik Hakları
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, borçlu temerrüde düştüğünde üç seçimlik hakka sahiptir. Bu haklar, alacaklıya farklı stratejik seçenekler sunar.
| Seçimlik Hak | Açıklama | Tazminat | Sözleşme Durumu |
|---|---|---|---|
| 1. Aynen ifa + gecikme tazminatı | Borcun ifasını ve gecikme zararını talep | Gecikme tazminatı | Devam eder |
| 2. İfadan vazgeçme + müspet zarar | İfa yerine tazminat talep | Müspet zarar (ifa menfaati) | Devam eder (dönüşür) |
| 3. Sözleşmeden dönme + menfi zarar | Sözleşmeyi sona erdirme | Menfi zarar (güven zararı) | Sona erer |
4.1. Aynen İfa ve Gecikme Tazminatı
Alacaklı, borcun aynen ifasını ve gecikmeden doğan zararın tazminini isteyebilir. Bu, sözleşmeyi ayakta tutan ve alacaklının hâlâ ifayı istediği durumdur. Gecikme tazminatı, zamanında ifa edilseydi uğranılmayacak zararları kapsar.
4.2. İfadan Vazgeçip Müspet Zarar Tazminatı
Alacaklı, ifayı istemekten vazgeçtiğini bildirerek, sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan zararın (müspet zarar/ifa menfaati) tazminini isteyebilir. Müspet zarar, sözleşme gereği gibi ifa edilseydi alacaklının ulaşacağı durumun parasal karşılığıdır.
4.3. Sözleşmeden Dönme ve Menfi Zarar
Alacaklı, sözleşmeden dönerek menfi zararının tazminini isteyebilir. Menfi zarar (güven zararı), sözleşme hiç yapılmasaydı alacaklının içinde bulunacağı duruma ulaşması için gerekli tazminattır.
Müspet zarar (ifa menfaati): 120.000 - 100.000 = 20.000 TL (sözleşme ifa edilseydi elde edilecek kâr)
Menfi zarar (güven zararı): Sözleşme için yapılan masraflar (noter, ulaşım, başka fırsatların kaçırılması vb.)
6. Süre Verme Zorunluluğu
Alacaklı, ikinci ve üçüncü seçimlik hakları kullanmadan önce kural olarak borçluya uygun bir süre vermeli veya derhal ifa için ihtarda bulunmalıdır. Bu, borçluya son bir şans tanır.
5.1. Süre Verilmesini Gerektirmeyen Haller
Bazı durumlarda süre verilmesi gerekmez (TBK m. 124):
- Borçlunun tutumundan süre vermenin yararsız olacağı anlaşılıyorsa
- Belirlenen vade, alacaklı için önemini yitirmişse (kesin vadeli işlem)
- Borcun ifası imkânsız hale gelmişse
7. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
Alacaklı İçin
Temerrüde Düşürme:
- Borcun muaccel olduğunun teyit edilmesi gerekir
- Belirli vade yoksa noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi önerilir
- İhtarda açık ve net ifa talebinin belirtilmesi önemlidir
- İhtar tarihinin ve tebliğinin belgelenmesi tavsiye edilir
Seçimlik Hak Kullanımı:
- Hangi seçimlik hakkın avantajlı olduğunun değerlendirilmesi gerekir
- Müspet/menfi zarar hesaplamasının yapılması önerilir
- Ek süre verme zorunluluğunun kontrol edilmesi önemlidir
- Seçimin açık şekilde bildirilmesi gerekir (bağlayıcıdır)
Faiz ve Tazminat:
- Ticari/adi işlem ayrımına dikkat edilmesi önemlidir
- Sözleşmesel faiz oranı varsa uygulanması gerekir
- Munzam zarar delillerinin toplanması tavsiye edilir
- Faiz başlangıç tarihinin doğru hesaplanması önem taşır
Borçlu İçin
Temerrütten Kaçınma:
- Vade tarihlerinin takip edilmesi önemlidir
- İfa güçlüğü öngörülüyorsa erken iletişime geçilmesi tavsiye edilir
- Kısmi ifa önerisinde bulunulması değerlendirilebilir
- Mücbir sebep/beklenmeyen hal varsa belgelenmesi gerekir
Temerrüde Düştükten Sonra:
- Kusursuzluk def'inin değerlendirilmesi önerilir
- Verilen ek süre içinde ifanın gerçekleştirilmesi önemlidir
- Alacaklının seçimlik hak kullanımının takip edilmesi gerekir
- Tazminat miktarının sorgulanması tavsiye edilir
8. Sonuç
Borçlu temerrüdü, sözleşme hukukunun temel kurumlarından biridir ve borç ilişkilerinde zamanında ifanın önemini vurgular. Temerrüt, borcu sona erdirmemekle birlikte borçlunun sorumluluğunu önemli ölçüde ağırlaştırır: temerrüt faizi, munzam zarar ve beklenmeyen halden sorumluluk gibi yaptırımlar devreye girer.
Alacaklı açısından temerrüt, stratejik bir karar noktası oluşturur. Üç seçimlik hak - aynen ifa talebi, müspet zarar tazminatı ve sözleşmeden dönme - farklı durumlar için farklı avantajlar sunar. Doğru seçimin yapılabilmesi için somut olayın koşulları, tazminat hesaplamaları ve ispat durumu dikkatli şekilde değerlendirilmelidir.
Karşılaştırmalı hukuk perspektifinden bakıldığında, Türk hukukunun Kıta Avrupası sistemleriyle paralel bir yapı benimsediği, ancak Common Law'dan farklı olarak aynen ifa talebine öncelik verdiği görülmektedir. Uluslararası sözleşmelerde CISG ve UNIDROIT İlkeleri'nin farklı yaklaşımları da göz önünde bulundurulmalıdır.