İçeriğe geç

Kasko Sigortası ve Teminat Dışı Haller

Yayın · Son güncelleme · 11 dk okuma
Özet

Kasko sigortası, aracın kendisine gelen zararları genel şartlarda sayılan rizikolar çerçevesinde karşılar; deprem, sel veya terör gibi bazı rizikolar ise ancak ek sözleşmeyle teminata alınabilir. Teminat dışı bir halin varlığını ispat yükü kural olarak sigortacıdadır. Yazıda alkol, ehliyetsiz araç kullanma ve kazanın bildirildiği gibi gerçekleşmediği iddiaları Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir.

1. Giriş

Kasko sigortası, aracın kendisinde meydana gelen zararları karşılayan isteğe bağlı bir mal sigortasıdır. Zorunlu trafik sigortası üçüncü kişilere verilen zararları teminat altına alırken, kasko sigortası aracın sahibinin kendi aracıyla ilgili menfaatini korur. Kaza, yanma, çalınma veya üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketleri gibi rizikolar gerçekleştiğinde sigortacı, poliçede ve genel şartlarda belirlenen sınırlar içinde zararı öder.

Kasko uyuşmazlıklarının bir kısmı, sigortacının ödemeyi "teminat dışı" gerekçesiyle reddetmesinden doğmaktadır. Sürücünün alkollü veya ehliyetsiz olması, kazanın bildirildiği şekilde gerçekleşmediği iddiası, aracın kasten zarara uğratılması ya da ek sözleşmeyle alınması gereken bir teminatın poliçede bulunmaması bu gerekçeler arasında sayılabilir.

Aşağıda Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları (Kasko Genel Şartları) çerçevesinde teminatın kapsamı, teminat dışı haller, ispat yükü ve Yargıtay'ın bu konulardaki yaklaşımı incelenmektedir.

2. Kasko Sigortasının Kapsamı

2.1. Teminat altına alınan rizikolar

Kasko Genel Şartlarının A.1 maddesi, sigortacının hangi rizikolardan sorumlu olduğunu sayar.

Kasko Sigortası Genel Şartları, A.1

Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi

Genel şartlar, bu teminat gruplarının bir kısmını içeren ürünü "Dar Kasko", tamamını içeren ürünü "Kasko" olarak adlandırır. Temel teminatlara ek sözleşmeyle eklenebilecek rizikoların bir kısmını içeren ürün "Genişletilmiş Kasko", tamamını içeren ürün ise "Tam Kasko" olarak isimlendirilir. Poliçe başlığının en az 16 punto büyüklüğünde harflerle ürünün adını içermesi ve ürün adının verilen teminatla uyumlu olması gerekir.

2.2. Ek sözleşmeyle teminata alınabilecek zararlar

A.4 maddesi, ancak ek sözleşmeyle teminata dahil edilebilecek halleri sayar. Bunlar arasında Türkiye dışında meydana gelen zararlar; grev, lokavt, kargaşalık ve halk hareketleri; terör eylemleri; deprem, toprak kayması, fırtına, dolu ve yıldırım; sel ve su baskını; kullanım ve gelir kaybı; kemirgen hayvanların verdiği zararlar; anahtarın ele geçirilmesi suretiyle çalınma ve aracın bakımsızlık veya arıza nedeniyle uğradığı zararlar yer alır.

Bu ayrım uygulamada önemlidir. Örneğin sel veya depremde zarar gören bir araç için tazminat alınıp alınamayacağı, poliçede ilgili ek teminatın bulunup bulunmadığına bağlıdır. Poliçenin türü ve ekleri, rizikonun teminat içinde olup olmadığını belirlemede ilk bakılabilecek belgelerdir.

3. İspat Yükü

3.1. Kanuni düzenleme

Türk Ticaret Kanunu (TTK), teminat dışı hallerin ispatında yükü sigortacıya yüklemiştir.

TTK m. 1409 Sorumluluğun başlangıcı

(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.

Buna göre sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini ve zararını ortaya koyar; sigortacı ise ödemeden kaçınmak istiyorsa rizikonun teminat dışı bir halden kaynaklandığını kanıtlar.

3.2. Hukuk Genel Kurulunun yaklaşımı

Hukuk Genel Kurulu, kazanın ihbar edilen şekilde gerçekleşmediği iddiasıyla ödemenin reddedildiği bir kasko uyuşmazlığında ispat yükünün dağılımını şöyle açıklamıştır:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/1083, K. 2020/259, T. 05.03.2020

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın 1.5 maddesi ve 6762 sayılı Kanun’un 1292/3. maddesi … uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. … Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Kararda ayrıca, hasarların uyumsuz olduğunun soyut gerekçelerle kabul edilemeyeceği ve her kazada aynı hasarların oluşmasının beklenemeyeceği belirtilmiştir. Somut ve bilimsel verilere dayanmayan, teknik inceleme içermeyen bilirkişi raporlarıyla sigortacının ispat yükünü yerine getirmiş sayılmayacağı vurgulanmıştır. Buna karşılık Kurul, sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmemesi veya teminat dışında kalan bir olayı iyiniyet kurallarına açıkça aykırı biçimde teminat içindeymiş gibi ihbar etmesi halinde, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükünün sigortalıya geçeceğini kabul etmiştir. Görüşmeler sırasında, sigortacının kazanın farklı gerçekleştiğini somut delillerle kanıtlamasıyla ispat yükünün ikinci kez yer değiştirdiği görüşü de ileri sürülmüş, ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

4. Teminat Dışında Kalan Haller

4.1. Genel şartlardaki liste

Kasko Genel Şartlarının A.5 maddesi, araçta meydana gelen zararın teminat dışında kalacağı halleri sayar. Bunlardan bazıları şunlardır:

Kasko Sigortası Genel Şartları, A.5

Aşağıdaki hallerde araçta meydana gelen zararlar sigorta teminatının dışındadır: … 5.4.Poliçede gösterilen aracın, ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, 5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, 5.6.Araca, sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı aracın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararlar, … 5.8.Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar,

Listede bunların yanında savaş ve benzeri olaylar, nükleer rizikolar, kamu otoritesinin araçta yaptığı tasarruflar, belirli koşullarda aracın taşınması sırasında uğradığı zararlar ve terör kaynaklı biyolojik veya kimyasal kirlenme de yer alır. A.5.10 bendine göre ise zorunlu haller dışında, ehliyetsizlik veya alkol ihlallerine bağlı olarak sürücünün kimliğinin tespitini engellemek amacıyla kaza yerinden ayrılması da teminat dışı haller arasındadır.

Genel şartların metni yıllar içinde değişmiştir. Yargıtay kararlarında aktarılan eski metinde alkol bendi "yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler" ifadesini kullanırken, yürürlükteki metinde Karayolları Trafik Yönetmeliğindeki seviyeye atıf yapılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta kural olarak poliçe tarihinde yürürlükte olan metin esas alınır.

4.2. Alkollü sürücü

Alkol, kasko uyuşmazlıklarında tartışılan teminat dışı hallerdendir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi aşağıdaki kararında sürücünün alkollü olmasını tek başına yeterli görmemiş, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin araştırılmasını istemiştir. Daire, belirli bir eşiğin üzerindeki alkol oranı ile tam kusurun birleştiği durumlar için ise ayrı bir ölçü benimsemiştir:

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/668, K. 2024/9713, T. 15.10.2024

%100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Bu kararda sigortalı araç sürücüsü 1,44 promil alkollü olmasına rağmen, kazada karşı araç sürücüsü asli, sigortalı sürücü tali kusurlu bulunmuştur. Daire, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğini kabul ederek başvurunun reddine ilişkin kararı bozmuştur.

Kararda yapılan ayrım aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Durum4. Hukuk Dairesinin yaklaşımı
Sürücü 1.00 promil ve üzeri alkollü ve kazada tam kusurluMünhasırlık raporu aranmadan teminat dışı kabul edilmektedir
Sürücü alkollü, ancak kusursuz veya tam kusurlu değilKazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğu ispatlanmadıkça teminat içinde sayılmaktadır
Kazada alkol dışı bir etken var (karşı aracın kusuru, yola çıkan hayvan gibi)Münhasır illiyetin araştırılması aranmaktadır

Münhasır illiyetin tespitinde kaza tespit tutanağı, kusur raporları ve gerektiğinde alkolün kaza anına uyarlanmasına ilişkin adli tıp veya nöroloji raporları değerlendirilebilir.

4.3. Sürücü belgesi bulunmayan sürücü

Kasko Genel Şartlarına göre aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan bir kişi tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar teminat dışındadır. 4. Hukuk Dairesi aşağıdaki kararında belgenin o aracı kullanmaya uygun olmasını da aramıştır:

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10238, K. 2023/5198, T. 10.04.2023

Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının A/5 maddesinde 10 bent halinde sigorta teminatı dışında tutulan haller sayılmıştır. Taşıtın KTK hükümlerine göre gerekli sürücü belgesi olmayan kimselerce kullanılması nedeniyle oluşan zararlar da teminat dışında kalan haller arasında gösterilmiştir. 2918 Sayılı KTK'nun 36 vd.maddeleri uyarınca gerekli ehliyetnameye sahip olmayan kişi tarafından aracın kullanılması sırasında oluşan zararlar teminat dışındadır. Ayrıca taşıtı kullanan kişinin ehliyetinin o taşıtı kullanmaya uygun ehliyet olması gereklidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Aynı kararda, kazadan sonra yayanın yakınlarının araca taş ve sopalarla saldırarak verdiği hasar ile sürücünün geçerli ehliyetinin bulunmaması arasında illiyet bağı kurulamayacağı belirtilmiş, kazadan doğan hasar ile sonradan verilen hasarın ayrıştırılması gerektiği kabul edilmiştir. Buna göre kazadan bağımsız olarak sonradan üçüncü kişilerce verilen hasar, sürücünün ehliyetsizliği nedeniyle teminat dışı sayılmamıştır. Kararın bu yönü, kazanın kendisinden doğan hasara ehliyet bendinin uygulanmasıyla ilgili değildir.

Sürücü belgesindeki kısıtlama kodları (örneğin ticari araç kullanamaz kaydı), yurt dışından alınmış belgelerin Türkiye'de kullanılabilme süresi ve belge sınıfının araç türüne uygunluğu gibi hususlar da bu bent kapsamında tartışma konusu olabilir.

4.4. Kasıt

Kasko sigortası, sigortalının iradesi dışındaki olayları karşılamaya yöneliktir. TTK, kasten gerçekleştirilen rizikolar bakımından sigortacının sorumluluğunu kaldırmıştır.

TTK m. 1429 Rizikonun gerçekleşmesinde kusur

(1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.

Bu hükmün iki yönü vardır. Sigortalının veya yakınlarının ihmali, kural olarak sigortacının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; dikkatsiz sürüşten doğan kazalar da kural olarak teminat içinde kalır. Buna karşılık kasten gerçekleştirilen rizikolarda sigortacı tazminat borcundan kurtulur. Kasko Genel Şartlarının A.5.6 bendi de sigortalının, fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ve birlikte yaşadığı kişilerin araca kasten verdiği zararları ve bu kişilerce aracın kaçırılmasını teminat dışında saymaktadır. Kastın ispatı da TTK 1409 uyarınca kural olarak sigortacıya düşer.

4.5. Diğer haller

İstiap haddinin aşılması bakımından genel şartlar, zararın "münhasıran" istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmasını aramaktadır. Bu nedenle aracın fazla yük veya yolcu taşıdığı bir kazada, zararın yalnız bu sebepten doğduğunun gösterilmesi aranır.

Aracın bakımsızlık, donma, paslanma veya mekanik arıza nedeniyle uğradığı zararlar ile sigorta kapsamındaki bir olaydan doğmayan lastik hasarları, ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınabilir. Aynı şekilde aracın kullanılamadığı süredeki gelir ve kullanım kaybı da ek sözleşme olmadıkça kasko kapsamında değildir.

5. Muafiyet ve Özel Belirlemeler

Kasko Genel Şartları, poliçede tespit olunan bir miktara veya hasar ile sigorta bedelinin belli bir oranına kadar olan zararın sigortacı tarafından ödenmeyeceğinin kararlaştırılmasına izin verir (A.6). Aracın belirli günlerde, belirli mesafeler altında veya belirli kişiler tarafından kullanılması gibi özel belirlemeler de yapılabilir (A.7). Genel şartlara göre bu tür muafiyet ve belirlemeler poliçeye en az 14 punto büyüklüğünde harflerle yazılır.

Sigortalıların poliçeyi aldıkları sırada muafiyet, sürücü sınırlaması ve ek teminatlar bölümlerini incelemeleri, uyuşmazlık çıktığında sürpriz yaşamamaları bakımından yararlıdır. TTK 1423 uyarınca sigortacı ve acentesi, sözleşmeden önce sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri sigorta ettirene yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür.

6. Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Yükümlülükler

Kasko Genel Şartlarının B.1 maddesine göre sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmalı, kurtarma ve koruma önlemlerini almalı, aracın çalınması halinde derhal yetkili makamlara haber vermeli ve sigortacının istediği bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sunmalıdır. Üçüncü kişilerin kusuruyla meydana gelen kazalarda tanıkların kimliklerinin bildirilmesi ve mümkünse görgü tutanağı sağlanması da öngörülmüştür.

İhbarın doğru yapılması, yukarıda aktarılan Hukuk Genel Kurulu kararı bakımından da önem taşır. Kurula göre sigortalı doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmezse veya teminat dışı bir olayı iyiniyet kurallarına açıkça aykırı biçimde teminat içindeymiş gibi bildirirse, ispat yükü sigortalıya geçmektedir. Bu nedenle kaza yerinde tutanak düzenlenmesi, fotoğraf çekilmesi ve alkol ölçümü gibi tespitlerin zamanında yapılması, sonradan çıkabilecek uyuşmazlıklarda önemli rol oynayabilir.

7. Sonuç

Kasko sigortası, aracın kendisine gelen zararları genel şartlarda sayılan rizikolar çerçevesinde karşılar. Deprem, sel, terör, kullanım kaybı gibi bazı rizikolar ancak ek sözleşmeyle teminata alınabildiğinden, poliçenin türü ve ekleri uyuşmazlıkta ilk incelenecek konular arasındadır.

Teminat dışı halin varlığını ispat yükü TTK 1409 uyarınca kural olarak sigortacıdadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi alkol bendinde zararla bağlantıyı aramakta; 1.00 promil ve üzeri alkolle tam kusurlu olunan durumlar dışında, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğunun gösterilmesini beklemektedir. Kazanın bildirildiği şekilde gerçekleşmediği iddiasında ise Hukuk Genel Kurulu, sigortacının soyut değil somut ve teknik delillere dayanmasını aramıştır. Bununla birlikte her uyuşmazlığın sonucu, poliçe tarihindeki genel şart metnine, poliçe eklerine ve olayın somut özelliklerine göre değişebilmektedir.

Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.