# Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

- Yazar: Av. Ersan Çetin
- Alan: Sigorta ve Tazminat Hukuku
- Yayın: 2026-10-17
- Son güncelleme: 2026-10-17
- Kaynak: https://ersancetin.av.tr/makaleler/sigorta-destekten-yoksun-kalma-tazminati/

> Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin eylemli ve düzenli yardımından yoksun kalanların kendi şahıslarında doğan zararı karşılar; bu hak mirasçılığa bağlı değildir. Tazminat bugün TBK hükümleri ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemiyle hesaplanmaktadır. Kimlerin destek sayılabileceği, hesabın unsurları ve desteğin kendi kusurunun trafik sigortacısının sorumluluğuna etkisinin kaza ve poliçe tarihine göre nasıl farklılaştığı, Yargıtay kararlarıyla birlikte inceleniyor.

## 1. Giriş

Ölümle sonuçlanan bir trafik kazası, ölenin yakınları için manevi acının yanında ciddi bir ekonomik kayıp da doğurabilir. Ölen kişi eşinin, çocuklarının veya anne babasının geçimine katkıda bulunuyorsa, bu katkının ortadan kalkması onların yaşam düzeyini doğrudan etkiler. Hukuk düzeni bu kaybı "destekten yoksun kalma tazminatı" ile karşılamaya çalışır.

Destekten yoksun kalma tazminatı, trafik sigortası uyuşmazlıklarında hem miktar hem de hukuki tartışma bakımından önemli bir yer tutar. Kimin destek sayılacağı, kimlerin hak sahibi olacağı, tazminatın hangi yöntemle hesaplanacağı ve ölen kişinin kendi kusurunun yakınlarının talebini etkileyip etkilemeyeceği, tartışma konusu olabilen sorulardır. Bu sorulara verilen cevaplar, mevzuattaki değişiklikler ve Anayasa Mahkemesi kararları nedeniyle kazanın ve poliçenin tarihine göre farklılık gösterebilmektedir.

## 2. Hukuki Dayanak

### 2.1. Türk Borçlar Kanunu

Destekten yoksun kalma zararı, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) ölüm halinde uğranılan zararları düzenleyen hükmünde yer alır.

> **TBK m. 53 (Ölüm)**
>
> Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

TBK 55 ise destekten yoksun kalma ve bedensel zararların hangi ilkelere göre hesaplanacağını belirler.

> **TBK m. 55 (Belirlenmesi)**
>
> Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

Bu hüküm, hesaplanan tazminatın salt yüksek veya düşük bulunduğu gerekçesiyle değiştirilemeyeceğini ve rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin tazminattan düşülemeyeceğini öngörmektedir. 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla TBK 55'e eklenen fıkralar ise faizin başlangıcını, desteğin kazancının bilindiği dönem için olay tarihi, bilinemediği dönem için karar tarihi olarak ayrıştırmakta ve ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedelin ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsubunu düzenlemektedir. Bu yeni fıkraların derdest dosyalara etkisi, Kanunun yürürlük ve geçiş hükümleriyle birlikte ayrıca değerlendirilecektir.

### 2.2. Karayolları Trafik Kanunu ve Anayasa Mahkemesi kararları

Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90. maddesi, trafik sigortası kapsamındaki tazminatlarda Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'nın haksız fiil hükümlerinin uygulanacağını öngörür. Maddenin, tazminatların genel şartlardaki usul ve esaslara tabi olacağını belirten ibaresi Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla; 2021 yılında 7327 sayılı Kanunla eklenen cümle ve fıkrası ise madde metnindeki kayda göre 29.12.2022 tarihli, E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararla iptal edilmiştir. Aşağıda alıntılanan 2025 tarihli kararda da görüldüğü üzere, bu iptal kararlarından sonra destekten yoksun kalma tazminatı genel şartlar ekindeki hesap tablolarına göre değil, TBK ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde hesaplanmaktadır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (ZMSS Genel Şartları) 12.06.2026 tarihli değişiklikle yeniden düzenlenen A.5 maddesi de TBK'nın haksız fiil hükümlerine atıf yapmaktadır. Genel Şartların C.11 maddesi uyarınca bu değişiklik, 01.07.2026'dan sonra akdedilen poliçelere uygulanır:

> **Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A.5**
>
> ç) Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı: Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere 6098 sayılı Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içeren teminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır.

## 3. Destek İlişkisi ve Hak Sahipleri

### 3.1. Destek kavramı

Destek, ölenin sağlığında ekonomik yardımda bulunduğu veya olayların olağan akışına göre ileride yardımda bulunacağı kişiler bakımından söz konusudur. Hukuk Genel Kurulu, tazminatın amacını ve destek kavramını şu şekilde açıklamıştır:

> **Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/86, K. 2021/516, T. 20.04.2021**
>
> Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. … Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Bu tanımdan şu sonuçlar çıkarılabilir:

- Destek ilişkisi, mirasçılık veya akrabalık ilişkisine bağlı değildir. Mirasçı olmayan, ancak ölenden düzenli yardım alan bir kişi de hak sahibi olabilir.
- Yardımın ölüm anında fiilen yapılıyor olması şart değildir. Olayların olağan akışına göre ileride yapılacak yardım da (örneğin küçük yaşta ölen bir çocuğun ileride anne babasına destek olması) değerlendirmeye alınabilir.
- Hak sahibinin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içinde bulunması aranır. Burada ölçü, hak sahibinin ve ailesinin sosyal ve ekonomik düzeyine göre normal karşılanan giderlerdir.

### 3.2. Hak sahipleri

Hak sahibi olarak ilk akla gelenler sağ kalan eş, çocuklar ve anne babadır. Eşin desteği, kural olarak desteğin ve eşin muhtemel yaşam sürelerinden kısa olanı boyunca; çocukların desteği ise belirli bir yaşa veya eğitimlerinin tamamlanmasına kadar dikkate alınır. Anne baba bakımından destek ilişkisi, ölenin gelecekte onlara yardım edeceği varsayımına dayanabilir. Kardeşler ve diğer yakınlar ise ancak eylemli ve düzenli bir yardımın varlığı ortaya konulduğunda hak sahibi olabilir.

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin mirasçılarına intikal eden bir hak değildir. Yargıtay kararlarında bu hak, desteğini yitiren kişinin şahsında doğrudan doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkı olarak nitelendirilmektedir (ör. 4. HD, E. 2022/1632, K. 2023/7170). Bu niteliği nedeniyle mirasın reddedilmiş olmasının destekten yoksun kalma tazminatı istenmesine engel oluşturmayacağı savunulabilir. Destek aynı zamanda kazadan sorumlu işleten veya sürücü ise, hak sahiplerinin mirasçı sıfatıyla onun borçlarından sorumlu olup olmadığı ayrıca önem taşıyabilir; nitekim 4. Hukuk Dairesi, Güvence Hesabının hak sahiplerine ödediği tazminatı mirasçı olan bu kişilere rücu edebileceğini kabul etmiştir (E. 2021/16455, K. 2023/1600). Bu konu [Güvence Hesabı](/makaleler/sigorta-guvence-hesabi/) yazısında ele alınmıştır.

## 4. Tazminatın Hesaplanması

### 4.1. Hesabın temel unsurları

Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin gelirinden hak sahiplerine düşen payın, destek süresi boyunca peşin sermaye değerine indirgenmesiyle hesaplanır. Hesapta kullanılan başlıca unsurlar şunlardır:

| Unsur | Açıklama |
|---|---|
| Desteğin geliri | Belgelenebilen gerçek gelir; belgelenemiyorsa asgari ücretin esas alınması gündeme gelebilir |
| Aktif ve pasif dönem | Desteğin çalışma çağı ile çalışma çağı sonrası dönem ayrı değerlendirilir |
| Bakiye ömür | Desteğin ve hak sahiplerinin muhtemel yaşam süreleri |
| Paylaştırma | Desteğin gelirinin kendisi ve hak sahipleri arasında bölüştürülmesi |
| Kusur | Sorumlunun kusuru oranında tazminat belirlenir |
| İndirimler | Rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemeleri, varsa müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi |

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, pasif dönemin başlangıcının 60 yaş olarak kabulünü isabetli bulmuştur (4. HD, E. 2021/23714, K. 2023/1186, T. 06.02.2023). Aynı kararda müterafik kusur indirimi yapılmasının da TBK 51 ve 52 uyarınca yerinde olduğu kabul edilmiştir.

> **Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23714, K. 2023/1186, T. 06.02.2023**
>
> Temyizen incelenen karar, … pasif dönem başlangıcının 60 yaş olarak kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmasında isabetsizlik olmamasına, TBK'nın 51 ve 52 nci maddeleri gereğince müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmasına … göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

### 4.2. Yaşam tablosu ve rant yöntemi

Bakiye ömür sürelerinin hangi tabloya göre belirleneceği ve tazminatın hangi formülle peşin değere indirgeneceği, son yıllarda değişiklik gösteren bir konudur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu konudaki yaklaşımını şöyle açıklamıştır:

> **Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/10818, K. 2025/16778, T. 15.12.2025**
>
> Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve tazminatın hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Bu karara göre:

- Bakiye ömür, 1931 tarihli PMF tablosu yerine ülkemize özgü verilere dayanan TRH 2010 tablosuna göre belirlenir.
- Genel şartlar ekindeki %1,8 teknik faiz ve "devre başı ödemeli belirli süreli rant" formülü uygulanmaz; kararda Yargıtayın yerleşik uygulamalarıyla kabul edildiği belirtilen "progresif rant" formülü kullanılır.

Bununla birlikte, hak sahibinin talebiyle bağlılık ve usuli kazanılmış hak gibi usul kuralları da sonucu etkileyebilir. Hak sahibi kendi talebini belirli bir tabloya dayandırmışsa veya karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuşsa, sonuç buna göre değişebilir.

## 5. Desteğin Kendi Kusurunun Etkisi

### 5.1. Sorunun önemi

Tartışmalı konulardan biri, kazada ölen kişinin kendisinin kusurlu olduğu durumlarda yakınlarının trafik sigortacısından tazminat isteyip isteyemeyeceğidir. Özellikle sürücünün tek taraflı bir kazada kendi tam kusuruyla öldüğü hallerde, yakınlarının aynı aracın trafik sigortacısına başvurması gündeme gelebilir. Bu soruya verilen cevap, kaza ve poliçe tarihine göre farklılaşmaktadır.

### 5.2. 2015 öncesi dönem

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, desteğin kendi kullandığı aracın trafik sigortacısına karşı açılan ve 2013 tarihli bir kazaya ilişkin dosyada, destekten yoksun kalma hakkının hak sahiplerinin şahsında doğduğunu, bu nedenle desteğin kusurunun onlara yansıtılamayacağını, konuya ilişkin yerleşik içtihada da atıf yaparak şöyle ifade etmiştir:

> **Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1632, K. 2023/7170, T. 29.05.2023**
>
> Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez. Şu hale göre; işleten (veya sürücü) murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup bu zarar, gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Daire, bu sonuca ulaşırken kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Kanun ve genel şartları esas almıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Bu içtihat, sigortalı işleten veya sürücü olan desteğin ölümünde hak sahiplerinin desteğin kendi aracının trafik sigortacısına başvurup başvuramayacağı, yani teminat ve sorumluluk sorunuyla ilgilidir. Desteğin müterafik kusurunun TBK m. 52 uyarınca tazminattan indirim sebebi olarak dikkate alınması ise ayrı bir konudur; nitekim 4. Hukuk Dairesi, yukarıda alıntılanan 2021/23714 E. sayılı kararında ve alkollü sürücünün aracına bilerek binen yolcu desteğe ilişkin 2021/5059 E., 2021/8257 K. sayılı kararında desteğin müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasını yerinde bulmuştur. Bu konu [Müterafik Kusur](/makaleler/sigorta-muterafik-kusur/) yazısında ele alınmıştır.

### 5.3. 2015 genel şartları ve Hukuk Genel Kurulu kararı

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini teminat dışında saymıştır. Hukuk Genel Kurulu, sürücünün tam kusuruyla öldüğü 16.03.2016 tarihli tek taraflı bir kazaya ilişkin 2021 tarihli kararında, trafik sigortacısının işletenden daha geniş bir sorumluluk altına girmeyeceğini belirtmiştir:

> **Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/86, K. 2021/516, T. 20.04.2021**
>
> Bir başka deyişle sigortacının motorlu bir aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sigortalının sorumlu olması gerekir. … Davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını işleten sigortalıya karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Bu nedenle zorunlu malî sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün değildir.
>
> Kaynak: Yargıtay Karar Arama, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 17.10.2026)

Kurul, Kanun bakımından kaza tarihinde yürürlükte olan, yani 6704 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki KTK m. 92'yi esas almıştır. Genel şartlar bakımından ise C.11 maddesi uyarınca poliçenin teminat başlangıç tarihinde (14.07.2015) yürürlükte olan 2015 tarihli Genel Şartların tanım ve teminat hükümlerini dayanak yapmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

### 5.4. Güncel kanuni düzenleme

Kanun koyucu, 7327 sayılı Kanunla 2021 yılında KTK 92'ye bu konuda açık bir hüküm eklemiştir.

> **KTK m. 92 (Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar)**
>
> Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. … j) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

Böylece 7327 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri kanunen trafik sigortası kapsamı dışında sayılmıştır. Hükmün asıl etkisi, desteğin kendi kullandığı aracın trafik sigortacısına yöneltilen taleplerde görülebilir. Örneğin desteğin kullandığı araçla karıştığı kazada yüzde kırk kusurlu bulunduğu bir olayda, hak sahiplerinin bu aracın trafik sigortacısına yönelttikleri talebin desteğin yüzde kırk kusuruna denk gelen kısmı (j) bendi uyarınca teminat dışında kalır. Karşı aracın trafik sigortacısına yöneltilen talepte ise sigortacının sorumluluğu zaten kendi sigortalısının sorumluluğuyla sınırlı olduğundan, desteğin kusuru bu talepte işletenin sorumluluğunun belirlenmesi aşamasında dikkate alınabilir.

Farklı tarihlerdeki kazalar için farklı sonuçlara ulaşılmış olması, kaza tarihi ile poliçenin düzenlendiği tarihin ayrı ayrı önem taşıdığını göstermektedir. Hukuk Genel Kurulunun 2021 tarihli kararında Kanun bakımından kaza tarihi, Genel Şartlar bakımından ise C.11 maddesi uyarınca poliçenin tarihi esas alınmıştır.

**Örnek olay**

Kırk yaşındaki bir işçi, şehirlerarası yolda kullandığı otomobille karşı şeride geçen bir kamyonla çarpışarak hayatını kaybeder. Kusur raporunda kamyon sürücüsü yüzde seksen, ölen sürücü ise hız sınırını aştığı için yüzde yirmi kusurlu bulunur. Ölenin eşi ve iki çocuğu kamyonun trafik sigortacısına başvurur.

Bu durumda değerlendirilecek hususlar şunlardır:

- Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararındaki yaklaşım esas alınırsa tazminat, ölenin belgelenen geliri, TRH 2010 tablosuna göre belirlenen bakiye ömürler ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanabilir.
- Kamyonun trafik sigortacısının sorumluluğu kamyon işleteninin sorumluluğuyla sınırlı olduğundan, desteğin yüzde yirmi kusurunun bu talepte dikkate alınması gündeme gelebilir. Hak sahipleri ölenin kullandığı otomobilin trafik sigortacısına da başvurursa, o talepte desteğin kusuruna denk gelen kısım KTK 92(j) uyarınca teminat dışında kalabilir.
- Hak sahiplerine SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücuya tabi olup olmadığı da ayrıca incelenebilir; TBK 55'e göre rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilemez.
- Sigortacının sorumluluğu kural olarak kaza tarihindeki kişi başı ölüm teminatı ile sınırlıdır; aşan kısım için kamyonun işletenine ve sürücüsüne başvurulabilir.

Bu değerlendirme, aktarılan kararlardaki yaklaşıma dayanan genel bir örnektir; somut uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyanın özelliklerine göre farklı bir sonuca ulaşabilir.

## 6. Başvuru ve Diğer Usul Konuları

Trafik sigortacısına karşı dava açılmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmadan önce KTK 97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru yapılması gerekir. Başvuruda ölüm belgesi, veraset ilamı veya nüfus kayıt örneği, kaza tespit tutanağı ve desteğin gelirini gösteren belgeler gibi genel şartlarda sayılan belgelerin sunulması, sigortacının ödeme süresinin başlaması bakımından önemlidir.

Destekten yoksun kalma tazminatının yanında cenaze ve defin giderleri de TBK 53 uyarınca talep edilebilir. Manevi tazminat ise KTK 92(f) uyarınca trafik sigortası kapsamı dışında olduğundan, işletene ve sürücüye karşı genel hükümlere göre ileri sürülebilir.

Ölen kişi araçta yolcu olarak bulunuyor ve karşılıksız taşınıyorsa, hatır taşıması nedeniyle indirim gündeme gelebilir. Emniyet kemeri takmamak gibi desteğin zararın artmasına katkıda bulunan davranışları da müterafik kusur indirimi bakımından değerlendirilebilir. Bu konular [Hatır Taşıması](/makaleler/sigorta-hatir-tasimasi/) ve [Müterafik Kusur](/makaleler/sigorta-muterafik-kusur/) yazılarında ayrıca ele alınmıştır.

## 7. Sonuç

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin eylemli ve düzenli yardımından yoksun kalanların kendi şahıslarında doğan zararı karşılar; bu hak mirasçılığa bağlı değildir. Tazminat, Anayasa Mahkemesinin KTK 90'daki genel şart atıflarını iptal eden kararlarından sonra genel şartlar ekindeki cetvellerle değil, TBK hükümleri ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde hesaplanmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında bakiye ömürlerin TRH 2010 tablosuna göre belirlenmesi, %1,8 teknik faizin uygulanmaması ve progresif rant yönteminin kullanılması benimsenmiştir.

Desteğin kendi kusurunun trafik sigortası teminatına etkisi ise dönemlere göre farklı değerlendirilmiştir. 4. Hukuk Dairesi 2013 tarihli bir kazada desteğin kusurunun hak sahiplerine yansıtılamayacağını kabul etmiş; Hukuk Genel Kurulu, 2015 Genel Şartlarının uygulandığı bir poliçe döneminde trafik sigortacısının işletenden geniş sorumlu olamayacağını belirtmiş; 2021 yılında KTK 92'ye eklenen (j) bendi ile de destek şahsının kusuruna denk gelen talepler kanunen teminat dışına alınmıştır. Desteğin müterafik kusurunun TBK m. 52 uyarınca indirim sebebi sayılması ise bu teminat sorunundan ayrıdır. Bu nedenle her somut olayda kaza tarihi, poliçe tarihi ve bu tarihlerde yürürlükte olan hükümlerin birlikte değerlendirilmesi yerinde olur.

Bu yazıdaki açıklamalar, yayın tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve aktarılan Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Yargıtay içtihadı zaman içinde değişebilir; aynı konuda farklı daire kararları veya karşı oylar bulunabilir. Somut bir uyuşmazlıkta mahkeme veya hakem heyeti, dosyadaki delillere ve olayın özelliklerine göre bu yazıda aktarılan yaklaşımdan farklı bir sonuca ulaşabilir.

---

Bu çalışma yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihatlarda meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle içerik zamanla geçerliliğini yitirebilir. İçeriğin somut olaylara uygulanması veya bu içeriğe dayanılarak alınan kararlar nedeniyle doğabilecek sonuçlardan sorumluluk kabul edilmez.
